PAYLAŞ

Mülteci günü dolayısıyla açıklama yapan HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, çalışma, barınma, eğitim ve sağlık gibi temel insan haklarından yararlanmayan mültecilere hukuki statünün tanınmasını istedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle partisinin genel merkezinde yaptığı basın toplantısında, mültecilerin yaşadıkları sorunlara dikkat çekti. Ertan, savaş, çatışma, insan hak ve özgürlükleri üzerindeki baskılar nedeniyle evlerini ve ülkelerini terk etmek zorunda kalan mültecilerin sorunlarının artarak devam ettiğini hatırlattı.

Suriye’de devam eden savaşın etkisiyle yeryüzü tarihinin en büyük toplumsal krizlerinden biriyle karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Ertan, “Her geçen yıl Türkiye nüfusuna yaklaşan mülteci sayısı durumun vahametini anlatmak için dahi tek başına yeterlidir. Şöyle ki, eğer sadece yerinden edilen kişilerden oluşan bir ülke olsaydı, bu ülke nüfus bakımından dünyanın en kalabalık ilk 20 ülkesi arasında kendine yer bulacaktı” dedi.

‘MÜLTECİLER SUÇLANIYOR’

Ertan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin karşı karşıya olduğu mülteci nüfusu ve karşılaştıkları sorunlar, AB ile imzalanan mülteci antlaşması gibi gelişmeler, Türkiye’nin yakın gelecekte batıya bir geçiş ülkesi olmaktan çıkıp iltica etme hedefli bir ülke olma yolunda ilerleyeceğini göstermektedir. Dolayısıyla bu alanın günlük politikalarla belirlenmesinden artık vazgeçilmelidir. Kalıcı bir hukuki statüden yoksun olmaları nedeniyle çalışma, barınma, eğitim ve sağlık gibi temel insan haklarından yararlanmada sıkıntılar yaşayan çok sayıda mülteci mevzuata aykırı davranmakla suçlanarak Geri Gönderme merkezlerinde tutulmaktadır.”

Ertan, Türkiye’nin “güvenlik” gerekçeleriyle Suriye sınırındaki kapıları kapatmasının yanı sıra özellikle Rojava sınırından geçişlerde başta yargısız infaz yoluyla yaşam hakkı olmak üzere meydana gelen hak ihlallerinin de kaygı verici olduğunu ifade etti.

‘ŞANTAJ MALZEMESİ YAPMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR’

Ertan, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Yargısız infazlar, işkenceler, tecavüzler ve taciz vakaları, Suriyeli kadınların fuhuşa itilmeleri, ırkçı ayrımcı politikalar ve saldırılar Türkiye’deki 4 milyon mültecinin gündelik yaşamlarında karşı karşıya kaldıkları olağan vakalar haline gelmişlerdir. Bu ihlallerin önüne geçmek, 4 milyon insana ‘mülteci hukukundan’ doğan haklarını teslim etmek ve eşit muamele görmelerini sağlamak bu hükümetin öncelikli sorumluluklarındandır. Mültecilerin insan hakları göz ardı edilerek şantaj malzemesi olarak kullanmak ve AB ile ilişkiler her gerildiğinde ‘doldururuz otobüslere göndeririz’ demek kimsenin hakkı ve haddi değildir.”

‘TUTUKLAMAKLA SORUN ÇÖZÜLMEZ’

AKP hükümetinin Türkiye’ye sığınan herkesin insan onuruna yaraşır koşullarda yaşamaları konusunda artık somut politikalar geliştirmesi gerektiğini de ifade eden Ertan, “Her zaman her fırsatta belirttiğimiz gibi esas sorunları görmeyen, görmek istemeyen tutumlar yerine sahici ve samimi adımlar atıldığını görmeye hepimizin ihtiyacı var. Bu alanda çalışan derneklerin, kurumların KHK’ler ile kapatılması, ihlalleri belgeleyen ve çözüm önerilerini içeren raporların yayınlanmasının engellenmesi kesinlikle Türkiye lehine değildir. İnsan hakları savunucularını ve mülteci hakları savunucularını tutuklamakla sorunu çözmüş olmuyorsunuz” diye belirtti.

Yorumunuzu yazınız