PAYLAŞ

Cinsel istismarı önleme çalışması yürütmek için, istismarın olmasını beklememek gerektiğini belirten Bir İz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Mumcuoğlu, mevcut hukuk sistemindeki cezasızlık politikasının istismarın önünü açtığını kaydetti.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu raporundaki verilere göre 2017 yılının ilk 5 ayında 182 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı. 2017 Ocak ayında 34 çocuk cinsel istismara maruz bırakılırken, Şubat’ta 14, Mart’ta 63, Nisan’da 33 ve Mayıs ayında ise 38 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı. Türkiye’de çocuklara yönelik cinsel istismarın önüne geçilecek adımlar atılmadığı gibi istismar uygulayan kişilere de cezalar verilmeyip adeta istismarın önü açılıyor. Bir İz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uzman Psikolojik Danışman Özlem Mumcuoğlu, eskiye oranla sosyal medya ve televizyonların etkisiyle cinsel istismar olaylarının duyurulduğunu ve biraz daha bilinçlenmenin açığa çıktığını ifade etti.

‘MEVCUT HUKUK İSTİSMARCILARI CESARETLENDİRİYOR’

Türkiye’de çocuğa yönelik istismarın cezasız kaldığına dikkat çeken Mumcuoğlu, şimdi ise daha çok sivil toplum kuruluşları ve inisiyatiflerin istismar olaylarının takipçileri olduklarını kaydetti. Hukuk sürecinin uzaması ile istismarcıların cesaretlendirildiğini kaydeden Mumcuoğlu, “TUİK verilerinde de zaten çocuk gelin çok fazla. İstismar zaten çoktu. Bence artmış gibi görünmesinin nedeni daha çok duyuluyor olmasıdır. Ama hukukun çok işlemediğini, o anlamda işlemesi için de sivil inisiyatiflerin daha çok çabalaması gerekir” dedi.

‘BİR ARAYA GELEREK MÜCADELE EDİLMELİ’

“İnsanın insana yaptığı kötülük travmayı daha da artıran bir şeydir” diyen Mumcuoğlu, doğal nedenlerle yaşanan travmaların olduğunu ve bu travmaların atlatılmasının daha kolay olduğunu belirtti. İstismara uğrayan çocukların yaşadıkları travmaların savaşta yaşanan travmadan daha zor olduğunu belirten Mumcuoğlu, “Çocuktur, unutur” gibi söylemlerin aksine unutmadıklarını ve yaşamları boyunca onları etkilediğini söyledi. Mumcuoğlu, ayrıca istismara maruz bırakılan çocuklarla konuşmanın anlamlı olduğunu ve bu yol ile de travmayı atlatabilmelerinin yolunu açtığını kaydetti.

Çoğu insanın bireysel olarak istismara karşı bir şeyler yapmaya çalıştığını dile getiren Mumcuoğlu, herkesin bir araya gelerek mücadele etmesi gerektiğinin altını çizdi. Cinsel istismara uğramış bir çocuğun hem öğretmeni hem de kendisinin ilk etapta ne yapacağını bilmediğini belirten Mumcuoğlu, “Bütün toplum olarak bir araya gelip bu konuda yeni bir sistem kurmamız gerekir. Bu olduğu zaman her şey daha düzelebilir. Bununla aileler de eğitilmiş olacak ve çocuklar da ne yapacaklarını bilir. Ama bu sistemin adını daha koyamıyoruz” diye konuştu.

‘OLMADAN ÖNLEMEK GEREKİR’

İstismarı önleyici çalışmaların önemine dikkat çeken Mumcuoğlu, asıl anlatmaya çalıştıkları şeyin de önleyicilik olduğunu söyledi. Birinci önleyici çalışmanın da eğitim ile olacağını dile getiren Mumcuoğlu, ailelerin bu konuda eğitilmesinin önemli olduğunu kaydetti. Çocuklara sağlıklı dokunmayı öğretmek gerektiğini ifade eden Mumcuoğlu, “Biri onları şapur şupur öptüğünde buna hayır demesi öğretilmelidir. Eğer biri onlara tacizde bulunuyorsa ve bunu söylediği halde söylediği duyulmuyorsa bir daha, bir daha söylemeye devam etmeli. Bunun yerine çocuk susup içine kapanıyor ve söyleyemiyor. Ailelerinin başına bir şey geleceğinden korkuyorlar. Biri onları susturuyor ‘sakın söyleme ailemiz dağılır’ deniliyor. Burada da ilk iş aileye düşüyor ve onun bilinçlenmesi gerekiyor” dedi. Cinsel İstismarı önleme çalışması yürütmek için bir şey olmasını beklememek gerektiğini kaydeden Mumcuoğlu, “Cinsel istismar olmadan önlemek çok değerlidir” diye belirtti. Sağlam kampanyalarla cinsel istismarı önlemek gerektiğini söyleyen Mumcuoğlu, “Aksi taktirde aileler umutlarını kaybettiklerinde çocuklar için de hiç iyi bir son olmayacaktır. Umudu ayakta tutmak mesele” diye kaydetti.

Sadiye Eser / Muhammet Doğru – dihaber

Yorumunuzu yazınız