PAYLAŞ

Adıyaman’da düzenlenen bir programa katılan HDP Urfa Milletvekili, Parti Sözcüsü Baydemir, “Bizim mücadelemiz bu coğrafyada bir daha Kerbelalar yaşanmasın diyedir. Bu ülkede adalet, eşitlik ve özgürlük bir yüzyıl daha ötelenmesin, ertelenmesin diyedir” dedi.

Adıyaman’da düzenlenen bir programa katılan HDP grup sözcüsü, Urfa milletvekili Osman Baydemir, CHP’nin adalet yürüyüşünden ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde cemevi yaptırdığı için laikliğe aykırı davranmaktan hakkında hazırlanan fezlekeyi ve Adalet yürüyüşünü değerlendirdi.

“BİRLİKTE ADALET VE ÖZGÜRLÜK DİYECEĞİZ”

“CHP bugün bir Adalet yürüyüşü gerçekleştiriyorsa, bu Eş Genel başkanımız Selahattin Demirtaş’ın bulaştırdığı cesaret sonucudur” diyerek sözlerine başlayan HDP Parti Sözcüsü Urfa milletvekili Osman Baydemir,  şöyle konuştu:

“Dün adalet için yürüyenler, bugün adalet için yürüyenler ve yarın birlikte yürüyecek olanlar. Adalet eşitlik, özgürlük olmazsa olmazımızdır. Adalet olmazsa maya olmaz maya olmazsa ekmek yapılmaz. Ne diyor, AKP genel başkanı “Ey yürüyenler yarın öbür gün sizi de çağırabilirler” Bizi 1 milyon kere çağırsanız da biz adalet demeye özgürlük, eşitlik demeye faşizme ve diktatörlüğe hayır demeye devam edeceğiz. Bundan da hiç kimsenin bir şüphesi ve kaygısı olmasın. Yarın gerekirse bizler de Diyarbakır’dan Ankara’ya gerekirse İstanbul’dan Edirne’ye yürüyeceğiz. Yürüyen canlarla karşılaşıp birlikte Adalet ve Özgürlük diyeceğiz ” dedi.

“HER İNANÇ VE HER KÜLTÜR KENDİ KÖKLERİ ÜZERİNDE YEŞERTİLMELİDİR”

Diyarbakır’da yaptırdığı cemevinden dolayı hakkında hazırlanan fezleke ile ilgili de açıklamalarda bulunan Baydemir, “Bu coğrafya inançlarıyla mezhepleriyle zengin bir coğrafyadır. Bu coğrafya dinleriyle, dilleriyle ve kültürleriyle zengin bir coğrafyadır. Bu coğrafyanın bu zenginliklerini soldurmaya çalışmak başlı başına bir zulüm ve adaletsizliktir” dedi.

Baydemir, şunları kaydetti:

“Biz tek çiçekli bir bahçe istemiyoruz. Rengârenk çiçeklerin olduğu bir bahçe istiyoruz. O gül bahçesi içinde Alevi inancını Kürtlerin dilini yok sayarsanız gülleri soldurmuş olursunuz. Tıpkı geçmişte Ermenileri, Süryanileri ve Ezidi Kürt kardeşlerimizi soldurdukları gibi şimdi de Alevileri ve Kürtleri soldurmaya çalışıyorlar. İşte bizim itiraz ettiğimiz, karşı çıktığımız nokta budur. Her inanç ve her kültür kendi kökleri üzerinde yeşertilmelidir. Bize düşen buna bir damla su dökmek olmalıdır. Eğer şimdi bizden bu gül bahçesini gözyaşlarımızla sulamayı dayatıyorlarsa emin olun o gül bahçesini soldurmamak için gözyaşlarımızla sulamaya hazırız. Zindanda hazırız bedel ödemeye. Bugün eş başkanlarımız, milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız içeride ise o gül bahçesi solmasın diyedir. Bir daha bu coğrafyada Kerbela’lar yaşanmasın diyedir. Bu ülkede adalet, eşitlik ve özgürlük bir yüzyıl daha ötelenmesin, ertelenmesin diyedir.”

 “CEM EVLERİNİ CANLARA TAHSİS ETMEKTEN GURUR DUYUYORUM”

Baydemir, “Cemevi inşa ettik Diyarbakır’da  ‘o tarafsız ve bağımsız olan yargı’ laikliği ihlal ettiğim gerekçesi ile hakkımda bir fezleke hazırlamış. Ne yapmışım? Laikliği ihlal etmişim bunların başına ne düştü de laiklik aklına geldi. Bütün canlara ve kardeşlerime iftiharla ifade etmek isterim ki siyasetimin paradigması ve bugünkü HDP’nin fikriyatının aslı olan bakış açım gereği cemevini inşa etmekten ve cemevini canlara tahsis etmekten büyük bir onur duyuyor ve iftihar ediyorum” ifadelerini kullandı.

Mustafa Yüksel/Pirha

Yorumunuzu yazınız