PAYLAŞ

Kadın Mücadelesi Yargılanamaz İnisiyatifi, Kışanak ve Tuncel’in 20 Haziran’da görülecek duruşmasına çağrı yaptı. Kışanak ve Tuncel’in kadın mücadelesi ile ilgili sözlerinin yargılama konusu yapıldığı vurgulanan açıklamada, ‘Yok edilmek istenen hayatlarımız’ denildi

Kadın Mücadelesi Yargılanamaz İnisiyatifi, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak ve Demokratik Bölgeler Partisi Eşbaşkanı Sebahat Tuncel’in 20 Haziran’da görülecek duruşmasına katılım çağrısı yaptı.

Yazılı bir metin yayınlayan İnisiyatif, Kışanak’ın 25 Kasım’da söylediği “Kadınların nasıl yaşayacağına erkekler karar veremez” sözleri ile Tuncel’in “Kadın katliamlarının, kadına yönelik şiddetin sistematik hale getirildiği bir dönemde, kadınların yaşamın tüm alanlarında sesini yükseltmesine, kadın dayanışmasını güçlendirmesine her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır” sözlerinin yargı konusu olduğu ve bu sözlerin iddianamede “suç” olarak gösterilmesinin kadın kazanımlarına bir saldırı olduğu belirtildi.

‘Sesimizi ortaklaştırıyoruz’

“Bu saldırıya karşı sesimizi ortaklaştırıyoruz. 20 Haziran’da Malatya’da görülecek duruşma için yola çıkıyoruz” denilen çağrının devamında şu sözlere yer verildi: “Bir belediyenin kadın eşbaşkanı, seçilmiş bir kadın vekil, bir partide siyaset yapma hakkını kullanan bir kadın, kadınların güçlenmesi için kurulmuş bir dernekte faaliyet gösteren bir kadın çalışan, çocuğunu, anadilinde eğitim veren okula gönderen bir kadın, erkeklerin her türlü şiddetine karşı mücadele eden bir kurumda kadınlarla dayanışan bir kadın, kadın-erkek eşitliğini çalışma yaşamına geçirmeye çalışan bir yerel yönetimin karar merciinde olan bir kadın olabilirsiniz.”

‘Yok edilmek istenen hayatlarımız’

Kadınlar açısından, kayyum atanmasının sıradan bir yönetici değişikliği anlamı taşımadığı belirtilen çağrıda, “Kayyum, kadınların birbirini gördüğü, dertleştiği, birlikte güçlendiği, özel alanı politikleştirdiği, şiddet, taciz ve tecavüzlere karşı birlikte mücadele etmenin mekanizmalarını oluşturduğu, alternatif ekonomik modelleri oluşturduğu bu yerel yönetimlere bağlı kurumları kapatarak kadınları evlere hapsetmeye çalışıyor. Gündelik hayata sinen kadın kazanımlarını gasp ediyor” ifadelerine yer verildi.

Çağrıda son olarak, “Hayatları hakkında söz sahibi olmanın mücadelesini veren tüm kadınları ne kayyumlar, ne KHK’ler, ne OHAL, ne cezaevleri ne de erkek yargılamalar ürkütebilir. Çünkü yok edilmek istenen sadece binalar değil hayatlarımız” denildi.

AMED/ŞÛJIN

Yorumunuzu yazınız