PAYLAŞ

9 Temmuz’da kongreye gidecek olan DBP’nin Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arslan, “DBP, siyasi akademik rolünü oynayarak, demokratik siyaset alanına öncülük edecektir. DBP daha güçlü bir bakış açısıyla topluma öncülük edecek siyasetçiler yetiştirecek. Kongremizi bu iddiayla yapacağız” dedi.

Kürt siyasi hareketinin siyaset yürüttüğü Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) 11 Temmuz 2014 tarihinde gerçekleştirdiği 3. Olağan Kongresi’nde yürütülen tartışmalar sonucunda değiştirilen tüzük ve program kapsamında Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ile yola devam edildi. DBP, Uluslararası İnsan Hakları belgelerinin tanımladığı bireysel ve kolektif haklar ışığında, Anadolu ve Mezopotamya halklarının sosyal, siyasal, iktisadi geleceğinin, demokratik moderniteye dayalı “Demokratik Özerklik Modeli” biçiminde yeniden örgütlenmesinde olduğu bilincinden hareketle; bireyler arasındaki etnik, dini, mezhepsel ve cinsiyete dayalı bütün imtiyazları reddederek siyasi çalışmalarına başladı.

2014 yılından bu yana yerel yönetimler ve siyaset akademisi kapsamında çalışmalarını sürdüren DBP, bölgede katıldığı yerel seçimlerde 106 belediye kazandı. Bölgede aktif bir şekilde siyaset yürüten DBP, başlayan çatışmalı ortam ile birlikte baskıların hedefi oldu. Son iki yıllık çatışmalı süreç içerisinde binlerce üye ve yöneticisinin tutuklandığı DBP, çalışılamaz hale getirildi. OHAL kapsamında çıkarılan KHK’ler ile 86 belediyesine kayyum atanan DBP’nin 90’a yakın belediye eşbaşkanı tutuklu. Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’in de aralarında bulunduğu, Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Parti Meclisi (PM) üyeleri, il ve ilçe yöneticileri ile birlikte yaklaşık 10 bin siyasetçi tutuklu.

DBP, tüm baskı ve tutuklamalara rağmen 9 Temmuz’da 4. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirecek. DBP’nin Eş Genel Başkan Yardımcı Mehmet Arslan, gidilen kongre sürecini ve yeni dönem stratejisini dihaber’e değerlendirdi.

Hükümetin Kürt siyasetine yönelik baskı politikalarından dolayı DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’in tutuklu olduğunu, Eş Genel Başkan Kamuran Yüksek’in hakkında verilen hapis cezalarından dolayı Avrupa’da siyasi faaliyetlerini sürdürmek zorunda kaldığını belirterek, baskı politikaları sonucunda parti MYK, PM ve yöneticilerinin yarısının cezaevinde olduğunu söyledi. DBP’nin 2014 yılından bu yana demokratik özerklik inşası ve örgütlemesi için görev ve sorumluluk üstlendiğinin altını çizen Arslan, DBP’nin demokratik siyaset alanında kadro yetiştirme çalışmaları yürüttüğünü kaydetti.

‘SORUMLULUKLARIMIZI YERİNE GETİREMEDİK’

DBP’nin, bölgede ve Türkiye’de yaşanan siyasi tıkanıklıklardan dolayı görev ve sorumluluklarını yerine getiremediklerini vurgulayan Arslan, “DBP kongresini gerçekleştirdikten sonra, DAİŞ’in Kobanê’ye saldırısı gerçekleşti. DAİŞ kılığına giren yapılar, Kürtlerin yürüttüğü barış ve demokrasi mücadelesini engellemeye çalıştılar. Kürt halkının varlık-yokluk sürecinde akademi okulu olma faaliyetlerini yürütme noktasında görev ve sorumluluklarımızı yerine getiremedik. Ağır saldırıların olduğu süreçte, toplumun beklentilerini karşılamak için sürece ağırlık vermek zorunda kaldık. Kobanê saldırıları ile başlayan ve devamında gelişen Sur, Cizre ve Nusaybin özyönetim direnişi sürecine baktığımızda, 2014’ten sonra Rojava’da DAİŞ, Türkiye’de AKP-MHP ortaklığı ile Güney Kürdistan’da KDP-AKP ilişkileri ile Kürt halkının yürüttüğü statü mücadelesine karşı tahammülsüzlük gelişmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

‘AKP KÜRT KAZANIMLARINI ORTADAN KALDIRIYOR’

DBP’nin kuruluşu ardından gerçekleştirilen dört seçim süreci ile Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt halkının statü talebinin öncülüğünü yaptığını dile getiren Arslan, “Rol ve misyonumuza denk gelen sorumluluklarımızı yerine getirmekte başarılı olamadık. Bu Türkiye’de gelişen siyasetin hantallığı ve tıkanıklığından kaynaklıdır. AKP, 7 Haziran sonrası başta DBP olmak üzere tüm Kürt kurumlarına ve Kürt halkının özgürlük mücadelesine yönelik baskı ve saldırılar gerçekleştirdi. 15 Temmuz ardından Kürt halkının demokratik kazanımları baskı kıskacına alındı. 86 belediyemize kayyum atandı. Eş Genel Başkanımız ve belediye eşbaşkanlarımız, üye ve yöneticilerimiz ile birlikte 10 bine varan Kürt siyasetçi tutuklandı. AKP, Kürt kurumlarına baskı ile demokratik siyasetini ortadan kaldırmaya zorluyor” dedi.

‘TÜRKİYE’DE SİYASET TIKANMIŞTIR’

DBP’nin baskı ve saldırılara karşı demokratik siyaset alanının Türkiye halklarına büyük kazanımlar sağlayacağının altını çizen Arslan, “Türkiye’de siyaset tıkanmıştır. Türkiye’deki siyasetçi profilinden kaynaklanmaktadır. Siyasetin önünü açabilecek fikirler gelişmedikçe, Türkiye halklarını riske sürükleyecektir. Siyaset mekanizması, çözüm formülü noktasıdır. DBP’nin Kürt sorununda önemli çözüm önerileri var. Operasyonlar ve çatışmalar ile insanların yaşamını hedef alan bir süreç yönetiliyor. AKP, çatışma ve ölüm üzerinden siyaset yürütmeye çalışıyor. Bizler ise demokratik siyaset alanının araç ve gereçleri ile toplumun yönetilmesini dile getiriyoruz. Kürt kurumlarına ağır baskılara karşı, siyasete öncülük edecek parti okullarımızdan geçmiş kadrolar ile yürütmek istiyoruz” diye konuştu.

DBP AKTİF SİYASETTE GÖRÜNMEYECEK

Arslan, yeni dönemde DBP’nin siyasette aktif olarak görünmeyeceğini aktararak, Türkiye siyasetinde tıkanıklığı aşacak perspektifleri oluşturacak ve demokratik siyasete öncülük edecek kadrolar ile görev ve sorumluluğuna sahip olacağını söyledi. Toplumun demokrasi mücadelesinde taleplerini karşılamak çerçevesinde çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Arslan, şu değerlendirmede bulundu: “Kürtlerin 40 yıldır ne istediğini, taleplerinin ve statü mücadelelerinin karşılık bulabilmesi için, akademik faaliyetler yürüteceğiz. Topluma öncülük misyonu ile yürüyeceğiz. Siyasetin tıkanıklığı siyasetçilerden kaynaklanıyor. Demokratik siyaset alanının, demokrasi ve barışı özümseyen ilkeler ile kadroların yetiştirilmesi için görevimizi yerine getireceğiz. Yerel yönetimler ve siyaset akademisi noktasında örgütleyerek çalışmaları sürdüreceğiz.”

‘DBP BÖLGEDE İKTİDAR PARTİSİDİR’

DBP’nin bölgede iktidar partisi olduğunu dile getiren Arslan, “Bölgede demokratik bir şekilde 106 belediye elde ettik. Her ne kadar 86 belediye AKP ve Erdoğan eliyle gasp edilmiş olsa da, Kürdistan’da alternatif yönetim anlayışımız var. Toplumsal değer yargıları, kadın erkek eşitliği noktasında yerel belediyecilik ile topluma hizmet edilmiştir. Yerel yönetimlerde bölgede alternatif konumdayız. Halkın bize verdiği görevi sürdürmede ısrarcı olacağız. Kayyumlara rağmen alternatif belediyeciliği yapacak olan DBP’dir. Yeni dönemde de demokratik belediyeciliğin açığa çıkması için çalışmalarımızı yürüteceğiz” dedi.

‘SİYASET GÖREVİMİZ BİTMEYECEKTİR’

DBP’nin kadrolarının tutuklanmasından kaynaklı akademik çalışmalar yürüteceklerini ve bunun “geri çekilme” olmadığının altını çizen Arslan, “DBP, tam da siyaset alanını daraltan zihniyete karşı, siyasi akademik rolünü oynayarak, demokratik siyaset alanına öncülük edecek görev ve sorumluluğunu yerine getirecek. DBP’nin sürece güçlenerek gireceğini, yaşanan yetersizlikleri aşarak, daha güçlü bir bakış açısı ile topluma öncülük edecek siyasetçiler yetiştirecek. Kongremizi bu iddiayla yapacağız. Kürtlerin yürüttüğü statü, demokrasi ve barış mücadelesi oldukça, siyaseten görevimiz bitmeyecektir” şeklinde noktaladı.

Yorumunuzu yazınız