Portekiz RTP kanalına mülakat veren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rakka konusunda ABD’ye verdikleri tüm tavizlere rağmen kabul görmediğini belirterek, “Biz kendisine diyoruz ki, ‘Gelin bunu beraber yapalım’ Baktık ki ısrarlılar, bize düşen de hayırlı olsun dedik, o kadar” dedi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Portekiz RTP televizyonuna verdiği mülakatta, Avrupa Birliği’nden OHAL’e, iç ve dış siyasetten Nazi benzetmelerine kadar birçok konuda kendisini haklı bulan açıklamalar yaptı.

‘KOBANİ’YE NİYE HAVAALANI YAPILIYOR’

ABD’nin PYD’ye silah desteği’ni geçen ayki ABD ziyaretimde Başkan Donald Trump ile konuştuğunu hatırlatan AKP Başkanı Erdoğan, “Şu anda ben Amerika’nın PYD’ye ve YPG’ye yaklaşım tarzını hiç şık bulmuyorum. Çok yanlış bir yaklaşım tarzı. Kaldı ki, Amerika’nın askerleri, subayları bu terör örgütüyle beraber hareket ediyorlar. Amerika bunlara çok ciddi miktarda ne yazık ki silah vermiştir. Bunların içinde ağır silahlar vardır, hafif silahlar vardır, miktarı çok çok fazla. Anlıyorum ki, bunlarla el ele, kol kola olduklarına göre demek ki terör örgütü olarak kabul etmiyorlar ve şu anda terörist örgütle işbirliği halinde Rakka’ya giriyorlar. Biz kendisine diyoruz ki, “Gelin bunu beraber yapalım. Bir terör örgütüyle bunu niye yapıyorsunuz? Amerika gibi güçlü bir devlete bir terör örgütüyle beraber hareket etmek yakışır mı? Bunu kendilerine söyledik ve bunu kabul etmemiz mümkün değil. Ama baktık ki ısrarlılar, bize düşen de hayırlı olsun dedik, o kadar. ABD Halep’in PYD/PKK kontrolündeki Kobani (Ayn el-Arab) ilçesinde inşa etti. Bu havaalanıyla oraya yarın uçaklarını da indiriyor olacak. Onunla da oraya yerleşecek. İnsana sormazlar mı, siz bunları niye yapıyorsunuz, niye buralara giriyorsunuz? Şimdi FETÖ’yü biz Amerika’dan istiyoruz, Amerika vermiyor. Niye vermiyor? Bakın terörist başına Amerika’da, 400 dönümlük bir arazi ona tahsis edilmiş veya satılmış. Bu gerçekler ortada” dedi.

‘GEREĞİNİ YAPARIZ’

Rakka operasyonuyla ilgili de konuşan Erdoğan, “Biz şunu söyledik. Eğer ülkemize en ufak bir taciz olacak olursa biz kimseyle bunu danışmayız, konuşmayız, gereğini de yaparız” dedi.

‘KATAR’A ABLUKA BİR KUMPAS’

Katar krizine de değinen AKP Genel Başkanı, şu yorumda bulundu: “Şu anda Katar’a yapılan uygulamanın doğru olmadığını görüyorum. Katar’a yapılan bir başka ülkeye olduğu zaman biz orada da hep o ülkelerin yanında hep yer aldık. Yani bir taraftan gıda ambargosuydu, bir taraftan başka türlü ambargolardı vesaire… Hiçbirini kabul etmedik. Burada aslında çok ciddi bir kumpas görüyorum ve bu şık değil. Biz istiyoruz ki bayrama kadar diyalog yoluyla çözülsün ve Suudi Arabistan burada büyüklüğünü ortaya koysun. Biz bölgede çatışma çıkmasını asla istemeyiz. Körfez’in bütününe yönelik bir barışın güvenilirliğini sağlamaya yönelik adımlar atıyoruz.”

‘BİZE ‘OTORİTER DİYEN SAYGISIZ’

Türkiye’ye yönelik eleştirileri reddeden Erdoğan, “Türkiye’yi otoriter bir rejim olarak değerlendirenler Türkiye’ye karşı saygısızlık yapıyor. Önce Türkiye’ye saygı duymasını öğrensinler. Darbe girişiminden dolayı üzüntülerini bize belli etmeyenlerin bu yaklaşımlarını kabullenmemiz mümkün değil. NATO’daki dostlar dahi bulunmadılar. Darbeci askerlerin birçoğu Yunanistan ve Almanya’da. Hatta şu anda NATO’da olup da maalesef oraya sığınanlar var. Şimdi bunu neyle izah edeceğiz? Türkiye medenidir, Türkiye uluslararası hukuka riayet eden bir ülkedir ve biz bu yakıştırmalara kesinlikle taviz vermeyiz” diye konuştu.

‘NAZİ BENZETMESİNİN ARKASINDAYIM’

Hollanda ve bazı AB ülkeleri ile yaşanan diplomatik krizde haklılığını yineleyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Bazı Avrupa ülkelerinin hükümetleriyle ilgili yaptığım Nazi benzetmesinin arkasındayım. Benim bakanımı arabanın içerisine mahkûm eden ve bir faşist dayatma değil de nedir? Avrupa Birliği’nin ülkeleri yeri geldiği zaman Türkiye’yi insan hakları açısından hesaba çekiyorlar, hazırladıkları raporlarda birçok hakaretler var. Önce şu anda terör örgütlerinin cirit attığı Avrupa ülkeleri hesaba çekilsin. Avrupa Birliği’nin terör örgütü listesindeki PKK Avrupa Parlamentosunda cirit atıyor. Bunlar samimiyetsiz anlayışlar.”

‘PERS YAYILMACILIĞI DOĞRU BULMUYORUM’

Katar krizinde İran ile yolları yeniden kesişen Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin bölgede İran’la ayrı düştüğü veya ortaklık yaptığı konular var. Çünkü bölgede siz İran’sız bir Irak meselesini çözemezsiniz. Bu görüşmelerde İran’ın da bulunması gerekiyor. Suriye’de rejim İran’la çalışıyor mu? Çalışıyor. İran’ın mezhebi noktadaki yayılmacılığında Suriye bir alan. Ama ben bu yayılmacılığı bir Pers yayılmacılığı olarak görüyorum ve doğru bulmuyorum. Şu anda biz Rusya İran -Türkiye 3’lü mekanizması çalışmalarını sürdürüyor. Biz de diyoruz ki, Amerika da burada yerini alsın. Suudi Arabistan da yerini alsın.”

‘OHAL İLE TEMİZLİK YAPIYORUZ’

15 Temmuz “darbe girişimi” sonrası çıkartılan OHAL’i de savunan Erdoğan, sözlerini Mısır eleştirisiyle sürdürdü: “Şimdi OHAL ile temizlik harekatını yapacağız. Bunun için icazet almayacağız, kendi hukuk sistemimiz var. Bize ‘yargı’ diyenler kusura bakmasın, onlar da bizim yargımıza saygı duysunlar. Biz kabile devleti değiliz. Biz Mısır’daki Sisi gibi işbaşına gelmiş bir ülke değiliz.” Erdoğan ayrıca, AB’nin kendilerine verdiği sözü tutmadığını da söyledi.