PAYLAŞ

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, dokunulmazlıkların kaldırılmasına verdikleri desteğe dair, “Biz bunların bu kadar ahlaksızlaşacaklarını düşünmedik” dedi ve ekledi: “Yargı bizce bitmiştir. Bu noktada yapılabilecek tek bir şey kalmıştır, o da direnme hakkıdır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması ardından başlatılan “Adalet Nöbeti”ni değerlendiren CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Türkiye’de bağımsız bir yargıdan bahsetmenin artık mümkün olmadığını kaydederek, “HDP’li vekiller ile Enis Berberoğlu’nun daha yargılama süreci bitmeden, yani istinaf mahkemeleri süreci ve Yargıtay süreci tamamlanmadan tutuklanması demokrasilerde kabul edilemez” dedi.

Vekillerin dokunulmazlıklarına ilişkin değerlendirmede bulunan Altay, “20 yıldır milletvekilleri de yargılanabilir diyoruz. Suça bulaştığı iddia edilen herkes Cumhurbaşkanı, Başbakan dahil herkes yargılansın dedik. Geçici maddeye ‘evet’ dememizin sebebi şuydu: Bunun referanduma götürülmesi Türkiye’de özellikle Kürtlerin ve Türklerin referandumuna dönüşmesine ve Türkiye’nin ikiye ayrılmasına yol açabilir. Sosyolojik olarak yol açabilir. Kafalarda Türkiye’yi ayrıştırırız. Biz bunu istemedik. Ama biz bunların bu kadar ahlaksızlaşacaklarını da düşünmedik. Berberoğlu’nda olduğu gibi, Demirtaş’ta olduğu gibi, Baluken ve Figen hanımda olduğu gibi, diğer vekillerde olduğu gibi. Bir milletvekilinin daha yargılama süreci bitmeden yani istinaf mahkemeleri süreci ve Yargıtay süreci tamamlanmadan tutuklanması demokrasilerde kabul edilemez. Bu oluyorsa yargı artık kendi hukuk normlarıyla iç ve evrensel hukuk normlarıyla değil de ‘diktatörü nasıl mutlu ederim’ diye karar veriyor demektir. Onun için dün isyan ettik. Bugün bu isyanımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘TEK BİR ŞEY KALDI O DA DİRENME HAKKI’

HDP’li milletvekillerinin tutuklandığı zamanda neden tepkilerini açık bir şekilde ortaya koymadıklarına dair soruya ise Altay, “Meclis çalışmaları yürüttük. TBMM’de tutanaklarına açın bakın. Biz Demirtaş’ın tutuklanmasına da şimdi Enis’in tutuklanmasına karşı çıktığımız kadar Genel Kurul’da karşı çıktık. Bu tutuklamalar doğru değil dedik. Bu kimseye bir şey sağlamaz. Elbette suça bulaştığı kesinleşen ve suçu ispatlanan herkes cezasını çeksin. Ama yürürlükte mevzuatlarımız var. Milletvekilleri de suç işlemişse dönem sonuna bırakılır cezaları ve dönem sonundan sonra cezaları çekilebilir. Türkiye’de bağımsız bir yargıdan bahsetmek mümkün değildir. Hak ihlallerinde yargıya gidiyoruz. Şimdi, yargı da kalmamışsa… İnsanlar yargı yerine Beştepe’deki kaçak saraya mı gidecek? Yargı bizce bitmiştir. Bu noktada yapılabilecek tek bir şey kalmıştır o da direnme hakkıdır” şeklinde yanıt verdi.

‘ADALET İÇİN KAVGA EDİYORUZ’

Türkiye’ye yeniden demokrasiyi getirmek zorunda kaldıklarını belirten Altay, “CHP olarak ne gerekiyorsa onu yapacağız. Bunu herkes bilsin. Derdimiz kimseyi üzmek, hesaplaşmak değil. Derdimiz orta yerdeki haksızlıkların son bulmasıdır, Türkiye’nin yerlerde sürünen itibarının yeniden hak ettiği yere gelmesidir. Bu bakımdan demokrasi herkese lazımdır. Tayyip Erdoğan’a bir gün lazım olacak. Belki de bir gün Berberoğlu’nun tutuklandığı dosyada Lahey’de yargılanacak. Biz o zaman da Tayyip Erdoğan’ın da adalet ve demokrasinin lazım olacağını biliyoruz. Bugün savunduğumuz demokrasi, adalet bir gün belki Tayyip Erdoğan’ın da işine yarayacak. Bunun için kavga ediyoruz. Bu yürüyüşle de bitmez. Ne zaman yargı bağımsız olur, ne zaman parlamento milletin özgür iradesiyle seçilmiş vekillerin özgürce çalıştığı alan olur, o zaman herkes işine bakar. Bu noktaya kadar bu mesele CHP’nin meselesi değildir, Türkiye’nin 80 milyonun meselesidir. Türkiye’yi bu yoldan kurtarmanın bir yolu da belki seçimdir” dedi.

‘UYAYAN DEV UYANDI’

Erdoğan’ın “milli irade” ve sandığa zerre kadar saygısının olmadığını belirten Altay, “Referandumdaki oylanan anayasa gayrimeşrudur. Ama yürürlükte. Biz arkadan buradan geri dönmeyeceğiz. Enis Berberoğlu kararı Türkiye’de belki bir hayrın işaretidir. Uyuyan dev uyandı. Türkiye’de artık hiç bir şey eskisi olmayacak” diye konuştu. Türkiye’de şu anda demokrasinin olmadığını vurgulayan Altay, “Yargı bir kişiye bağlanmışsa, devlet zorbalığı varsa ana muhalefet milletvekilleri çok uyduruk gerekçelerle bir itham ve kurgu iddianamesiyle bir milletvekili cezaevine konulabiliyorsa orada cezaevine konulan Enis Berberoğlu değil vicdandır, adalettir, özgürlüktür, namustur, şereftir, demokrasidir ve insan haklarıdır. Bütün bunlar cezaevindeyken gelsinler bizleri öldürsünler. Ya bizi öldürecekler ya da biz bu demokrasiyi geri getireceğiz. Bu kadar basit. Ne gerekiyorsa yapacağız” ifadelerini kullandı.

‘HEPİMİZ İÇİN FELAKET OLUR’

Türkiye’nin uluslararası devletler tarafından tecrit edilme tehlikesinin olduğuna dikkat çeken Altay, “Dünyanın Türkiye’yi tecrit etmesi 80 milyonun felaketidir. Ve dünya AK Parti böyle yaparsa Türkiye’yi tecrit eder. Ve bu hepimizin felaketi olur. Tayyip Erdoğan’ın da felaketi olur. Onun için uğraşıyoruz” dedi.

Mehmetşah Oruç / Elif Çetiner – dihaber

Yorumunuzu yazınız