PAYLAŞ

Rakka’da DAİŞ çetelerinin kurduğu esir pazarından bir Êzidî kadın satın aldığını söyleyen Abdullah Mihemed, esir alınan onlarca Êzidî kadının da Suudi Arabistan, Katar ve Dubai gibi yerlere götürüldüğünü söyledi

Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD), Rakka’nın özgürleştirilmesine dönük başlattığı operasyon ile birlikte kentte esir olarak tutulan yüzlerce kadın da, çetelerden kurtarıldı. DAİŞ’in Şengal, Musul ve işgal ettiği birçok kentte ‘ganimet’ olarak gördüğü kadınları Rakka’da esir tuttuğu ve köle pazarlarında sattığı biliniyordu.

Rakka’da, Êzidî kadınlarından birini esir pazarından satın alan Abdullah Mihemed (50), Êzidî kadınların akıbetine ilişkin çarpıcı bilgiler verdi.

Yalnızca çeteler satmıyor

Rakka’nın Sehebiye Mahallesi’nde ikamet eden Mihemed, Êzidî kadınların daha çok kentin doğu ve güneyinde oluşturulan pazarlarda satıldığını, özellikle kentin doğusunda bulunan Sînaa Mahallesi’nde bir yerin köle pazarı olarak kullanıldığını ifade etti. Kendisi de esir pazarından bir Êzidî kadın satın aldığını söyleyen Mihemed, “Pazarda sorumlu olan kişiler, üç defa ‘Allah û Ekber’ dedirttikten sonra verdiler. Genç Êzidî kadınları, emirler ve zengin kişiler için saklıyorlardı. Onları yüksek maliyette satıyorlardı. Çeteler dışında Rakka’daki birçok kişi de onları satın alıyordu” dedi.

Rakkalılar da ortak oldu

Êzidî kadınların üç defa “Allah û Ekber” dedikten sonra müslüman sayıldığını ve “İslam için savaşanlara helaldir” denilerek satıldığını anlatan Mihemed, satın aldıkları kadınları, “QSD’nin Rakka’ya ilerlediğini duyduklarında tekrar çetelere teslim ettiklerini” söyledi.

Birçok Êzidî kadının Suudi Arabistan, Katar, Dubai ve Dêra Zor’a da götürüldüğü bilgisini paylaşan Mihemed, Rakka’dan kaçan emirlerin satın aldıkları kadınları yanlarında götürdüğünü söyledi. Mihemed, şöyle konuştu: “DAİŞ’in işlediği suça, bazı Rakkalılar da ortak oldu. Şu an iç mahallelerde onlarca Êzidî kadın tutuluyor. Ben de belli bir süreden sonra götürüp tekrar DAİŞ’e teslim ettim. Onu tanıdığım bir arkadaşıma teslim ettim.”

Nazım Daştan-Erdoğan Altan/ dihaber

Yorumunuzu yazınız