PAYLAŞ

Defineciler tarafından harabeye çevrilen Sur’daki Surp Sarkis Kilisesi, yıkım tehdidi altında. Nor Zartonk’dan Murad Mıhçı, yıkım kararının tarihi kırım olduğu belirterek, buna karşı mücadele edeceklerini söyledi.

Bugüne kadar 33 medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır’ın Sur ilçesinde “Kentsel dönüşüm” adı altında Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde başlatılan yıkım, farklı medeniyetlere ait tarihi yapıları da yok ediyor. Tarihi miraslardan olan Katolik Ermenilere ait Surp Sarkis Kilisesi (Soykırım sonrası Çeltik Kilisesi adını aldı), yıkımla karşı karşıya. Ermeni Soykırımının ardından dönemin ağa ve beylerinin kiliseyi tahıl ambarı ve ahır olarak kullanmasının yanı sıra çeltik fabrikası olarak da kullanması sonucu bu isimle anılmaya başladı. Her şeye rağmen ayakta kalan kilisenin yapılış tarihi yazılı kaynak yetersizliği ve bir kitabesinin olmayışı nedeniyle tam olarak bilinmemekte. Bazı kaynaklar, plan ve mimari özelliklerini dikkate alarak 16. yüzyıla dayandığı tahmin yapılıyor.

TARİHİ KALINTILAR YOK EDİLMEKLE YÜZ YÜZE

Geçtiğimiz yıllarda yetkililerin duyarsızlığı yüzünden tahrip edilmesiyle gündeme gelen Çeltik Kilisesi, korumasız ve yıkık olmasından dolayı madde bağımlılığına itilen çocuklara terk edilmişti. Definecilerin de gazabına uğramasına rağmen ayakta kalan son kalıntılarının yapı diplerinde ve değerli görülen duvarlarında kazma işlemleri yapılarak tahribatlara yol açılmış. Kilisenin duvarlarında bulunan ve değerli olduğu kanısıyla üzerinde şekiller bulunan taşları da yerlerinden sökülmüş. Bugüne kadar varlığını sürdüren kilise şimdi yıkım kararı ile karşı karşıya.

‘YIKIM KARARI TARİHİ BİR KIRIM’

Kültür Bakanlığı’nın ve yerel yönetimlerin restore etmediği kilise, yıllarca tahrip edilmesine göz yumulması üzerine riskli alan ilan edilerek, yıkım kararı alındı. Kilisenin, Ermeniler ve Diyarbakırlılar tarafından tahribatlarının onarıldığını, ancak 28 Kasım 2015’te başlayan ve 103 gün süren çatışmalar sırasında yeniden tahrip edildiğini dile getiren HDP MYK ve Nor Zartonk-Ermeni Kültür üyesi Murad Mıhçı, “Kilisenin yeniden tahrip edilmesi ve yıkım kararı alınması tarihi bir kırımdır” hatırlatmasında bulundu.

Ermenilerin Diyarbakır’ın kurucu halklarından olduğunun altını çizen Mıhçı, “100 yıl önce yaşanan katliamdan sonra Ermeniler göçe ve kırıma tabi tutuldu. Dolayısıyla Ermeni toplumu adına Sur’da çok az yapı kaldı. 100 yıl önce Ermenilere yaşatılanlar, bugün diğer halklara yaşatılıyor” dedi.

Çeltik Kilisesi’nin yıkımı ile Ermenilere ait kalıntıların silinmek istendiğini vurgulayan Mıhçı, “Mesele sadece kilisenin yıkımı değil; Ermenilere ait tapulu mülklerin iadesi konuşulurken, daha geriye dönük hal almakta” diye konuştu. Kilisenin yıkımına karşı hukuki sürecin devam ettiğini aktaran Mıhçı, Ermenilere ait yapılar ve tarihi eserlerin yıkımına karşı mücadele edeceklerini dile getirdi.

Yorumunuzu yazınız