PAYLAŞ

Soma’da yaşamını yitiren 301 işçiden biri olan Uğur Çolak’ın annesi Gülsüm Çolak, ‘Zeytin ağaçlarında oğlumun bakışlarını görüyorum. Zeytin ağaçlarımı evladımın yerine koydum. Bir daha ölmesine izin vermem’ sözleriyle zeytinlik tasarısına tepki gösteriyor

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin can verdiği faciada yaşamını yitiren Uğur Çolak’ın annesi Gülsüm Çolak, zeytin ağaçlarına bağlanmış durumda. Geçtiğimiz günlerde ‘şimdilik’ komisyona çekilen ‘zeytinin idamı’ yasasına tepkisini dile getiren anne Çolak, oğlunu yitirdiği maden faciasının ardından Soma’da zeytinliklerin hedef alınmasıyla ikinci büyük bir acı yaşadığını söyledi.

‘Canım acıyor’

Soma’ya bağlı Kozlu Ören köyünde 5 dönümlük zeytinliği olan Çolak, oğlunu yitirmesinin ardından ağaçlarını oğlunun yerine koyduğunu söyledi. Daha önce kesilen zeytin ağaçları için canının halen yandığını belirten anne Çolak, şunları söyledi: “Ağaçlar kesildiği için canım acıyor. Ama biz o toprağa zarar verirsek, o toprak bizden intikamını kötü bir şekilde alır. Toprak anadır. Enerji üretimi olacaksa doğayı kirletmeden yapılsın. Ağaçlara dokunulmasın. Zeytin ağacının bir ‘Tanrı ağacı’ olduğunu söylerler. Ama burada bütün ağaçlara zarar veriyorlar. Oksijen aldığımız, nefes aldığımız ağaçlar katlediliyor. Ben bir anne olarak diyorum ki, daha ne kadar duyarsız kalacağız?”

Zeytin yaşamın simgesi

“Zeytini seversen, okşarsan o da sana verimini gösterir” diyen Çolak, zeytinin barışın ve yaşamın simgesi olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: “Zeytin ağaçlarının kesilmesi demek, başkalarının himayesinde çalışmak zorunda kalmamız demektir. Eşim, yıllarca madende çalıştı. Bir oğlumu madende kaybettim. Geride bir oğlum kaldı. Ben çalışmaya başladığımda, oğlum Uğur 2 yaşındaydı. Ben 27 yıldır sigortasız ve güvenlik koruması olmadan tarlalarda çalıştım. Çocuklarım hayatı öğrensin diye ben kendimle birlikte tarlalara götürdüm. Tütüne, pancara ne yapıldıysa zeytine de o yapılmak isteniyor. Tütünü ektirmediler, tarlalarımız İsrailli sermaye sahiplerine peşkeş çekildi. Çocuklarımız madenlerde öldü. Nefes alamaz olduk burada. Şimdi de yeni tesisler yapmak istiyorlar. Biz istemiyoruz. Ne tesis ne de çocuklarımıza kötü bir dünya bırakmak istemiyoruz.”

İşin arkasında madenciler var

Zeytinlikler ile ilgili tasarının Tarım Komisyonu’nda ele alınması gerektiğini belirten TBMM Sanayi Komisyonu üyesi CHP’li Tacettin Bayır, bu tasarının 7’nci kez önlerine getirildiğini belirterek, “Israrınız neden? Sizi kim bastırıyor? 6 kez geri giden bir tasarıyı, 7’nci kez getirmenin anlamı ne? Bu gemi batarsa hepimiz batarız” dedi. Zeytin Tasarısı’nın komisyona 6 kez geldiğini ve 6 kez de reddedildiğini ,şuan 7’nci kez önlerine getirildiğini hatırlatan Bayır, “Bu işin geçmesini isteyen, bizim görmediğimiz bir güç var arkada. Bu gücün sanayiciler olduğunu zannetmiyorum. Madenciler olduğunu düşünüyorum. Sanki birileri daha önceden bunu planlamış, belli bölgelerde yer altında madeni bulmuş ve o madeni yer üstüne çıkarması için de bu zeytincilik yasasının da geçmesi gerekiyor. Zeytinlikleri zeytinlik havzasından çıkarmaya çalışan bir kesim var” dedi.

Ruken Demir/dihaber

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız