PAYLAŞ

TJA öncülüğünde 600 kadın, 13-14 Haziran günlerinde Diyarbakır’da toplanarak, yeni dönem yol ve mücadele haritasını belirleyecek. TJA aktivisti Fatma Kaşan, “Cinsel saldırı, fuhuş çeteleri ve organizasyonlara karşı bir kampanya hazırlığı içerisindeyiz” dedi.

Tevgera Jinen Azad (TJA) öncülüğünde 13-14 Haziran günlerinde Diyarbakır’da toplanacak kadınlar, yeni dönem mücadele ve yol haritasını ara dönem toplantılarında belirleyecek. Hem yapılacak toplantıyı hem de bölgede son dönemde kadın ve çocuklara yönelik geliştirilen politikaları değerlendiren TJA aktivisti Fatma Kaşan, önemli vurgularda bulundu. Kaşan, özellikle son 2 yıldır şiddetlenen savaş ile birlikte bölgede kadın ve çocuklara yönelik artan cinsel istismar, saldırı, kadın kurumlarının kapatılması ve kadın siyasetçilerin hedef alınmasının gündemlerinde olduğunu söyledi.

‘KAPİTALİST MODERNİTE KRİZ YAŞIYOR’

Kadın sorunu ve politikalarını dönemsel hükümet politikaları şeklinde ele almanın yetersiz olduğuna işaret eden Kaşan, AKP’nin kadın politikası olmadığını kaydetti. Bunu kapitalist modernitenin yaşadığı kriz ile bağlantılandıran Kaşan, bu krizin Ortadoğu zemininde kendisini açığa çıkardığını artardı. Tarihsel süreç açısında kapitalist modernitenin birikimini sağlamak için öncelikle kadını metalaştırıp köleleştirdiğini söyleyen Kaşan, daha sonra ise halkları sömürgeleştirip, yurtsuzlaştırıp, topraksızlaştırdığını anımsattı.

‘KADINI KÖLELEŞTİRME SÜRECİ BAŞLATILDI’

Ortadoğu’da yaşananları “3’ncü Dünya Savaşı” olarak tanımlayan Kaşan, kapitalist sistemin kriz yaşadığını ancak bu krizi Ortadoğu ölçeğinde çözmek istediğini belirtti. Kaşan, bütün bu politikaların demokratik uygarlık sistemine saldırı olduğunu ifade ederek, kadını köleleştirme ve metalaştırma gibi süreci kendisiyle birlikte getirdiğini vurguladı. Mevcut krizin aksi halde kendisini çözüme kavuşturamayacağını dile getiren Kaşan, “Kapitalist modernite 2 temel kriz üzerinden kendisini var ediyor. Biri sosyal yaşam düzeyinde ataerkil sistem, diğeri ise politik olarak ulus devlet modeliyle yaşamaktır. Bu nedenle krizi aşmak için hem kadınlara yönelik hem de topluma yönelik yoğun bir saldırı gerçekleşmektedir” dedi.

‘EVRENSEL BİR KRİZ VE SALDIRI SÖZ KONUSU’

Kaşan, son 4 yılda Suriye gerçekliğinde ortaya çıkan Afrika’da kendisini şiddetli bir şekilde gösteren işgal girişimi ve bununla kadınları pazarlarda köle biçiminde satma, cariyeleştirme, cinsel saldırı ve fuhuşun artış sağlama gibi temel sorunların ortaya çıktığını vurgulayarak, bunun bir kadın sorunu halini aldığını kaydetti. Kaşan, şöyle dedi: “21. yüzyılda kadın sorununu çözmeye çalışırken, kadın kurtuluş ideolojisinin prensibiyle hareket edecek bir yüzyıldır derken, kapitalist modernite, ulus devlet güçleri kadın devrimini boğmaya kadını yeniden köleleştiren toplumu onun üzerinde teslim almaya dönük bir saldırı gerçekleştiriyor. AKP yaşanan krizi en tehlikeli en faşizan bir biçimde uygulayan hayata geçiren bir misyon üstlenmiş. Dünya çapında kadına yönelik evrensel bir kriz ve saldırı söz konusudur.”

‘KJA TEHLİKE OLARAK GÖRÜLDÜ’

Kadın kurtuluş ideolojisinin devletsiz bir çözümü esas aldığını dile getiren Kaşan, “Kadınların devlete ihtiyaç duymadan kendi kendisini yönetiyor olması kapitalizmin ve devletin ideolojik olarak çöküşü demektir. Bu nedenle KJA’nın ve kadın belediyeler bünyesindeki kadın merkezlerinin kapatılması, kadın siyasetçileri cezaevlerine atmaları kadınların demokratik uygarlığı inşa etme güçleri ile alakası bunun bir ideolojik ve politik büyük tehdit olarak gördü. Bu yüzden kadınlara yönelik büyük bir saldırı gerçekleştirilmektedir” ifadelerini kullandı.

‘YÜKSEKDAĞ VE AYDOĞAN CEZALANDIRILIYOR’

HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile Nursel Aydoğan’ın vekilliğinin düşürülmesine de değinen Kaşan, şu değerlendirmeyi yaptı: “2 kadın siyasetçinin durumunu özgün ele almak zorundayız. İki kadın da sosyalist kimlikleriyle tanınan Türk arkadaşlarımızdır. Kürt halkıyla yoldaşlık kurmuş aynı sistem içerisinde birlikte mücadele yürütmüştür. Egemen Türklük, milliyetçilik ideolojisi buna tahammül gösteremedi. Şu mesaj vermek istedi. Türk ve Kürt ilişkisi efendi-köle ilişkisi olacaktır. ‘Efendi ve köle ilişkisini değiştirmeye bozmaya çalışan ilişkileri Kürt ve Türk ilişkileri eşit ve özgür temel de inşa etmeye çalışan her kim ve yapı bizim hedefimizdir ve cezalandıracağız’ zihniyeti var. Orada cezalandırılmak istenen Figen şahsında eşbaşkanlık sistemidir. Eşbaşkanlık sistemi ile kadın özgürlüğünü inşa ediyoruz. Türkiye’de Kürt sorunu demokratik bir çözüm sürecine girecekse Kürt ve Türk ilişkilerinin de nasıl olacağına dair bir modeldir. Yüksekdağ’a yönelim saldırı onu siyaseten bu denli tasfiye etmenin nedeni budur. İkincisi de HDP’ye dönük sol sosyalist demokrasi mücadelesinde radikal mücadele sahibi olan güçleri tasfiye etmeye dönüktür.”

‘KADIN KURUMLARIN KAPATILMASI İSTİSMAR VE FUHUŞU ARTIRDI’

Kaşan, kadın kurumlarının kapatılması ve kadın siyasetçilerin tasfiye edilmesinin tesadüf olmadığını söyledi. Kadın katliamları cinsel istismar ve fuhuşun ciddi oranda artış gösterdiğini vurgulayan Kaşan, “Kurumların kapatılması ve tutuklanmaların temel nedeni Kürdistan’da kadınları, çocukları kimsesizleştirme, yalnızlaştırıp yeniden kendi sömürgesi haline getirmektir. Kendi sömürgesi haline getirmek için de toplumu ahlaki açıdan değersizleştirmekle mümkündür. Bütün tarihi araştırmalara baktığımızda tarihte verilen ilk savaş kadın bedenine yönelik verilmiştir. İlk savaşlar kadını mülkleştirme, el koyma, kaçırma ve götürüp cariyeleştirme temelinde gelişen savaşlardır. Toplumun ilk öz savunması da kadına yönelik bu saldırıyı engellemeye yönelik bir savunma mekanizmasıdır. Kadın bedenine yönelik saldırı iktidar güçlerinin en özel politikası olmuştur. Şuan da en yoğunlaştırılmış politikası olmaktadır. Bir toplumu bir bölgeyi sömürgeleştirmek istiyorsanız ele geçirip işgal etmek istiyorsanız o toplumun değerlerini temsil eden kadını köleleştirmeniz gerekiyor. Bu nedenle de kadına dönük saldırı her zaman özel bir politikayı ifade eder” vurgusu yaptı.

‘KÜRT KADINLARI BÜYÜK BİR DİRENİŞ İÇERİSİNDE’

Artan cinsel istismar ve fuhuş vakalarının nasıl yapıldığına dikkat çeken Kaşan, şöyle devam etti: “Fuhuş çeteleri Kürdistan’ın tüm kentlerinde çok bilinçli özel savaş uygulamaları olarak devreye girmiş. Özel bölge ve mahaller seçiliyor. Bunun üzerinden fuhuş organizasyonu yapılmakta. Toplum bunun üzerinden değersizleştirme kimsesizleştirme yalnızlaştırma ve ahlaki olarak ciddi bir boşluk içerisine mahkum edilmektedir. Böyle bir saldırı altındayız. Ancak Kürt kadınları buna rağmen büyük bir direniş içerisinde.”

STK’LERE ELEŞTİRİ

Yaşanan istismara karşı sivil toplum kuruluşlarının duyarsızlığı eleştirisinde bulunan Kaşan, “STK’ler kadın sorununu ulusal anlamda ele almıyor. Bu şekilde ele almadığı sürece de istediği sonucu alamaz. STK’lerin ne kadar önemli olduğu Batman’daki cinsel saldırıda gördük. Batman Barosu’nun oradaki pasifliği olayı deşifre etmemesi, daha çok olayı kapatmaya yönelik tavrı bize şunu gösterdi; Topluma sahiplik edecek STK’lerin zihniyet olarak topumda kadın özgürlüğünü ona dayalı demokratik değişim dönüşümle gerçekleştirecek bir formasyonda olmadığını gösterdi” dedi.

SALDIRILARA KARŞI KAMPANYA HAZIRLIĞI

Kaşan, bölgedeki özel savaş uygulamalara karşı yapacakları çalışmalar hakkında ise şu bilgileri verdi: “Cinsel saldırı ve fuhuş çete ve organizasyonlara karşı bu tür saldırılara karşı bir kampanya hazırlığı içerisindeyiz. Kampanya başlatacağız. Mahalle mahalle sokak sokak toplumsal kadınların sorunların farkına varması ve bu farkındalık üzerinde mahallede bu tür organizasyonlara karşı savunma pozisyonu alması için bir kampanya başlatacağız. Bu kampanyayı Türkiye’de temel gündem haline getireceğiz. Sadece bölgede değil Türkiye’de kadın cinayetleri tarihin en yüksek seyretmektedir. Bu durumlar vahim olduğu kadar politiktir. Biz de politik ele almak zorundayız. Olayın üzerini örtülmesine asla izin vermeyeceğiz. 13-14 Mayıs arası TJA ara dönem toplantısını yapacağız. Tüm bileşenlerimiz ile birlikte yaklaşık 600 kadın katılacak. 2 günlük bir tartışma süreci olacak. Ağırlıkta siyasal süreç, bu siyasal süreç de yeni dönem mücadele yol haritamızı açıklayacağız. Buna ihtiyaç duymamızın nedeni de bölgede tarihte görüşmemiş bir faşizm uygulamakta. Yeniden işgal ve sömürge uygulamaktadır.”

Yorumunuzu yazınız