PAYLAŞ

Tutuklu muhabirimiz Mehmet Güleş’e verilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasının gerekçesini açıklayan mahkeme, Güleş’in “Sözde haber geçerken kullandığı örgütsel jargon, dil, haberlerin sunumu, ele alınan haber konuları birlikte değerlendirildiğinde sanığın silahlı örgütünün basın yayın ayağına üye olduğu sonucuna varılmış” iddiasında bulundu.

Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi, haber takibi yaptığı sırada 7 Aralık 2016’da tutuklanan dihaber muhabiri Mehmet Güleş’e gazetecilik faaliyetleri nedeniyle “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde verdiği 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasının gerekçeli kararını açıkladı. Mahkemenin hazırladığı 17 sayfalık gerekçeli kararın 8 sayfası PKK ve KCK’nin kuruluşu, yapısı ve işleyişine yer verildi. Kararda, Güleş’e istinat edilen “örgüt üyeliği” suçunun hukuki değerlendirmesini yapan mahkeme, Güleş’in KHK ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri olduğu belirtilerek, DİHA’nın “Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) Mayıs 2015 tarihli toplantısında tarif olunan ‘Legal Görünümlü İllegal Yapı’ tanımına uygunluk göstermektedir” iddiasında bulundu.

MAHKEME GÜLEŞ’İ KJA ÇALIŞANI YAPTI

Güleş’in telefon görüşmelerinin usulüne göre verilen mahkeme kararıyla dinlendiğini savunan mahkeme, Güleş’e istinat edilen “örgüt üyeliği” suçunun delillerinin tamamına yakını yaptığı telefon görüşmeleri ve gazetecilik faaliyetlerinden oluşuyor. Mahkeme, Güleş’in, çatışmalarda yaşamını yitiren HPG’lilerin cenaze törenleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü olan 15 Şubat ve Diyarbakır Cezaevi’nde yaşamını yitiren PKK’nin kurucularından Mazlum Doğan’ın ailesiyle yapacağı röportaj ile ilgili haber kaynaklarıyla yaptığı telefon görüşmeleri “örgüt üyeliği” için delil gösterdi. Güleş’in haber kaynakları ile yaptığı telefon görüşmesinde KJA’dan bahsetmesini değerlendiren mahkeme, Güleş’in kadın derneği olan KJA’nın örgütsel yapısı içinde olduğu, KJA’nın toplantılarını katıldığı sonucuna varıldığını iddia etti. Mahkeme, Güleş’in, tutuklanan HDP ve DBP üyeleriyle ilgili haber kaynakları ile yaptığı telefon görüşmesini, tutuklanan bu kişilere destek olarak gösterdi. Yine, Güleş’in Silopi’de ilan edilen sokağa çıkma yasağına ilişkin MED Nuçe televizyonuna bağlanmasının haber verme özgürlüğü kapsamında olmadığını savunan mahkeme, Güleş’in “örgütsel anlamda sözde haber ve röportajlar yaptığı tespit edilmiştir” iddiasında bulundu. Mahkeme kararında, Güleş’in Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi olduğundan bahsetmemesi dikkat çekti.

HABER DİLİNE DAHİ KARIŞTILAR

Güleş hakkındaki suçlamalara ilişkin gazetecilik faaliyeti kapsamında haber verme ve alma özgürlüğü hakkını kullandığı yönünde savunma yaptığını hatırlatan mahkeme, Güleş’in, “Sözde haber geçerken kullandığı örgütsel jargon, dil, haberlerin sunumu, ele alınan haber konuları birlikte değerlendirildiğinde sanığın silahlı terör örgütünün basın yayın ayağına üye olduğu sonucuna varılmış, sabit görülen eylemine uyan yasa maddeleri ve TCK’nın 61.maddesi çerçevesinde cezası belirlenip bireyselleştirilmiştir” iddiasında bulundu.

Güleş’e “örgüt propagandası” suçlamasında verilen cezayı değerlendiren mahkeme, düşünce özgürlüğünün Anayasa ve AİHS ile korunduğunu, şiddet kullanmayı özendiren ifade ve davranışların kamu düzeni için somut tehlike oluşturduğunda, ifade özgürlüğünün koruma alanı dışında kaldığını iddia etti. Güleş’in sosyal medya hesabında yaptığı haber içerikli paylaşımları suç delili gösteren mahkeme, elinde telsiz olan bir çocuğun fotoğrafını sosyal medya hesabında paylaşan Güleş’in “silahlı örgüt üyelerini sempatik gösterdiği”ni iddia etti.

Güleş’in yaptığı paylaşımları özyönetim ilan edildiği, hendek ve barikatların kurulduğu dönemde yaptığını savunan mahkeme, Güleş’in PKK ve KCK’nin cebir ve şiddet içeren yöntemlerin meşru gösterecek, övecek ve bu yöntemleri teşvik edecek şekilde paylaşımlar olduğunu ileri sürdü. Güleş’in yaptığı paylaşımları herkese açık olan Facebook hesabında yaptığı için “basın yayın” yolu “örgüt propagandası” suçunu işlediğini savunan mahkeme, açıklanan bu nedenle Güleş’e istinat edilen “örgüt propagandası” suçunda artırıma gidildiği belirtildi.

Mahkeme, Güleş’e DİHA’da çalışması ve yaptığı haberler nedeniyle “örgüt üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis, sosyal medya hesabında yaptığı haber içerikli paylaşımlar nedeniyle “örgüt propagandası yapmak” suçundan da 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildiğini kaydetti. Mahkeme, Güleş’e toplamda 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi. Mahkeme, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı, kaçma şüphesinin var oluşu ve adli kontrol tedbirlerinin bu aşama yetersiz kalacağını ileri sürerek, Güleş’in tutukluluk halinin devamına karar verildiğini belirtti. Güleş ve avukatı, yerel mahkemenin kararını Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) temyiz etti.

Yorumunuzu yazınız