PAYLAŞ

Yaşamını savunmak için kendisine şiddet uygulayan erkeği öldüren Yasemin Çakal davasında sona yaklaşılıyor. Av. Şen, ‘Yaptığı şey hukuk dilinde meşru müdafaa, politik dilde hayatına sahip çıkma’ diyerek, tutuksuz yargılamayı talep edeceklerini söyledi

Sistematik olarak maruz kaldığı şiddet karşısında yaşamını savunarak eşi Özkan Kaymaklı’yı öldüren Yasamenin Çakal, 3 yıldır Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tuttuklu. Davanın 14’üncü duruşması ise, geçtiğimiz günlerde görüldü. Duruşmada Adli Tıp raporu ile Çakal’ın bedenindeki sistematik şiddetin izleri ve cinsel şiddete maruz bırakıldığı belgelenmiş, fakat belgelenen bu şiddet, iddia makamının verdiği mütalaada yer almamaştı. Feminist avukat Diren Cevahir Şen, dava ile ilgili gelişmelere ilişkin bilgiler verirken, önümüzdeki mahkemede de Çakal’ın özgür olmasını talep edeceklerini söyledi.

Davayı politikleştirdik

Mahkeme heyetinin Çakal’a apar topar ceza vermek istediğini söyleyen Şen, kadınların davaya dahil olması ile dava dosyanın seyrinin değiştiğini ifade etti: “Delillerin toplanması noktasında ısrar ettik ve davayı politikleştirdik. Yasemin’in durumu görünür oldu.”

Hem tanıkların hem de belgelerin Çakal’ın sistematik olarak şiddet gördüğünü söylediğini vurgulayan Şen, “Yasemin ölmemek için öldürmek zorunda kalan kadınlardan” dedi. Ceza mevzuatı gereği Çakal’ın meşru müdafaa hükümlerinden yararlanması gerektiği bilgisini veren Şen, “Çakal, özgürlüğüne ve çocuğuna kavuşmalı” dedi.

Gelecek duruşma 4 Temmuz’da

Bir sonraki duruşmanın 4 Temmuz’da görüleceğini ifade eden Şen, kararın da yakın olduğunu söyledi. Şen, sözlerine şöyle devam etti: “Yaptığı şey tam olarak hukuk dili ile söyleyeceksek bir meşru müdafaa, politik dille söyleyeceksek hayatına sahip çıkma fiilidir. Şimdiye kadar her celsede Yasemin’in tutuksuz yargılanması için beyanda bulunduk. Ama heyet, ısrarla Yasemin’in tutuklu yargılamasına karar verdi.” Şen, 4 Temmuz’da görülecek duruşmada, Çakal’ın meşru müdafaa hükümlerinden yararlanarak dışarı çıkmasını talep edeceklerini söyledi.

Sanık sandalyesinde erkek olsaydı…

“Aynı sanık sandalyesinde bir erkek otursaydı, mahkeme heyetinin tavrı değişirdi” diyen Şen, mahkemelerin kadınlar söz konusu olduğunda objektif yaklaşmadığını ve erkeklere ise, bütün indirimlerin uygulandığını belirtti. Çakal davasına 2’nci celsede dahil olduktan bir süre sonra mahkeme heyetinin değiştiğini kaydeden Şen, şöyle devam etti: “Değişen heyetin tavrı diğer heyete göre daha objektif, daha yargılamayı aydınlatmak isteyen bir yerdedir. Ama tabi bu yeterli değil. Yasemin’in tutuksuz yargılanması gerekiyordu. Adli kontrol hükümleri uygulanabilirdi. Bunu, birçok erkeğe yapıyorlar ama Yasemin ya da başka bir kadın söz konusu olduğunda mahkemeler böyle davranmıyor.”

‘Neden ölmedin?’ deniliyor

Mahkemelerin olay anına dahi bakmaları durumunda aslında her şeyin gözler önüne serileceğini kaydeden Şen, “Kaldı ki olay anına bile hukuki bir perspektiften baksalar, bugün Yasemin dışarıda olacaktı. Çünkü boğazına bağlanan kemerle boğulmaya çalışılan bir kadının ne yapmasını bekliyor heyetler. Şunu mu demek istiyor mahkemeler, ‘Ölmediğin için seni yargılıyoruz. Neden ölmedin?’ Bu tamamen hayatına sahip çıkmaktır. Bu, hukuk dilinde de mevzuat dilinde de meşru müdafaadır” şeklinde konuştu.

Sadiye Eser/İstanbul-dihaber

Yorumunuzu yazınız