Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 149’uncu haftasında behçet, kalp yetmezliği ve yüksek tansiyon hastası Hasan Alkış’a özgürlük istedi.

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 149’uncu haftasında behçet, kalp yetmezliği ve yüksek tansiyon hastası olan tutuklu Hasan Alkış’a özgürlük istedi. Yüksel caddesinde yapılan eylemde cezaevlerindeki hasta tutsaklarının isimlerinin yer aldığı “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” yazılı pankart açıldı.

Her hafta bir hasta tutsağın sağlık durumunun anlatıldığı eylemde, bu hafta Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ağır hasta Hasan Alkış’ın sorunlarına dikkat çekildi. İHD Ankara Şube yöneticisi Selahattin Gider, behçet hastası olan Alkış’ın bu hastalığı sol gözünde ve beyin damarlarında tahribat yaratmasından dolayı iki kez felç geçirdiğini kaydetti. Gider, şöyle devam etti: “Uzun süren tedavi sonucunda kol ve bacaklarındaki hissizlik kısmen iyileşme gösterse de kol ve bacaklardaki güçlüksüz ve uyuşmalar devam etmekte. Cezaevi koşullarından dolayı son bir yılda gözleri birçok kez enfeksiyon kaptı. Görme hissinin azalmasına da yol açan enfeksiyon ilaç müdahalesine rağmen geçmedi. Sağlık sorunları sonrası sevk edildiği Ankara Numune Hastanesi’nin sağlık kurulu tarafından kendisine yüzde 43 engelli raporu verildi. Rapordaki ayrıntılara göre Alkış’ta kalp yetmezliği, yüksek tansiyon hastalığı teşhisi de konuldu.”

Rapora rağmen Alkış, tahliye edilmediğini dile getiren açıklamada, Alkış’ın arkadaşlarının yardımıyla ihtiyaçlarını karşıladığı ifade edildi.

Gider, daha sonra anayasanın yaşam hakkını garanti altına aldığını ancak gelinen süreçte yaşam hakkının yok edilmesinde sakınca görülmediğine dikkat çekti.

Gider, sözlerini şöyle tamamladı: “Hapishaneler de, toplumun yüzünü sorunlarına çevirmesi gereken en yoğun hak ihlallerinin yaşandığı alanlardır. Ciddi hastalıklar geçici çözümlerle öteleniyor ve bu da hastalıkların ağırlaşmasına, mahpusun ölüme yaklaşmasına neden oluyor. Yetkililer hasta mahpusların sorununa acil çözüm üretmek zorundadır.”