PAYLAŞ

Zeytinliklerin imara açan tasarıya “Zeytin mi tesis mi” diyen Başbakan Yıldırım’a cevap 2014’te 8 bin ağacın kesildiği Yırca’dan geldi. Köylüler, “Tesis sizin, zeytin bizim” derken, Çiftçi Sen Genel Sekreteri Ali Bülent Erden, zeytinin ağacının bir kültür olduğuna dikkat çekti.

Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından Meclise sunulan ve Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı”na dair tartışmalar sürüyor. Zeytinliklerin ve meraların sanayi ve maden ocağı işletmelerine açılmasına tepki gösteren Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Yırca köylüleri, 2014 yılında kesilen 8 bin ağacı hatırlattı.

Yırca’da Kolin Grubu tarafından yapılmak istenen termik santral için hükümet tarafından yapılan “Acele kamulaştırma” ile birlikte şirket inşaat çalışmalarına başladı. Köylülerin tepkisi üzerine termik santral inşaatı mahkeme kararıyla durdurulurken, şirket bir gecede 6 bin 666 zeytin ağacını kesti. Köylülerin tepki gösterdiği sırada korsan bir şekilde devam eden ağaç kesimleri ile sayı 8 bini bulurken, Yırcalılar’ın mücadelesi sonucu termik santral inşaatı zeytinliklerin olmadığı bir alana taşınmak zorunda kaldı. Yırcalılar ise kesilen zeytin ağaçlarının yerine yenilerini ekerek, bölgeyi yeniden zeytinliğe çevirdi.

‘BU BİR YIRCA YASASIDIR’

Yeni tasarıyı “Yırca yasası” olarak tanımlayan Yırcalılar, Soma’da onlarca maden ocağı, termik santral ve kömür işletmesinin varlığına dikkat çekerek, geride kalan bir avuç zeytin ağacının da yok edilmek istendiğini söyledi.

‘ZEYTİNLERİMİZ ZORLA ALINMAK İSTENİYOR’

Köylülerden Hüseyin Süer, zeytinliklerin yok edilmesine karşı verdikleri mücadelenin akıllarda olduğunu dile getirerek, 2014 yılında uygulanan hukuksuzlukları unutmadıklarını söyledi. Zeytinliklerine sanayi tesisi yapılmasını istemediklerini belirten Süer, o dönem olduğu gibi yine mücadele edeceklerini ve yapılmak istenenin kıyım olduğunu ifade etti. Soma’da aykırı ses çıkaran herkesin işsiz bırakıldığını ve bu nedenle kimsenin konuşmak istemediğini vurgulayan Süer, köylüler olarak ellerinde kalan son geçim kaynaklarının da zorla alınmak istendiğini kaydetti. Zeytinlerin kendileri için geçim kaynağı olmasının yanında kutsal olduğunu anlatan Süer, kesilen zeytinlerini tekrar diktiklerini ve tekrar kesilmelerine izin vermeyeceklerini söyledi.

‘TESİS DEĞİL ZEYTİN’

Başbakan Binali Yıldırım’ın partisinin grup toplantısında söylediği “Zeytin mi önemli tesis mi” sözlerine de tepki gösteren Süer, “Onlar için tesis önemli olabilir ancak bizim için zeytinlerimiz önemli” cevabını verdi. Zeytinlerini tesislere değişmeyeceğini sözlerine ekleyen Süer, önemli olanın zeytin olduğunun anlaşılması gerektiğini vurguladı.

‘ZEYTİN DÜNYA İÇİN ÖNEMLİ’

Yapılmak istenenlere anlam vermekten güçlük çektiklerini ifade eden Bülent Kaymak da, zeytinin sadece kendileri için değil Türkiye ve dünya için önemli olduğunu hatırlattı. Tasarının geri çekilmesini isteyen Kaymak, “Zeytin mi önemli tesis mi” sorusuna da “Tabi ki Zeytin önemli” diyerek cevap verdi. Kaymak, tasarının mevcut haliyle onaylanması durumunda zeytin kıyımına sebep olacağını ifade etti. “Tabi ki Zeytin” diyen Hüseyin Toprak ise, zeytinler için mücadele etmeyi sürdüreceklerini söyledi.

‘DEĞİŞİKLİK YIRCA’DA YAŞANAN DENEYİMDEN KAYNAKLI’

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi Sen) Genel Sekreteri Ali Bülent Erden ise, yapılan değişikliğin Yırca’da yaşanan deneyimden kaynaklandığını belirterek, “Hükümet ve firmaların bir daha aynı sorunları yaşamamak için çıkarmak istediği bir yasa bu. Zeytin sadece bir bitkinin ötesinde üzerinde ciddi bir kültürün oluştuğu bir ağaç. Yanı başımızda bin 600 yıllık anıt ağaçlar var ve korunması gerekiyor” diye konuştu.

‘14 AYDA 22 MADEN RUHSATI VERİLDİ’

Başbakan Yıldırım’ın açıklamasını “Çok acı” olarak niteleyen Erden, yasanın onaylanmamasını umduklarını söyledi. 2012 yılında çıkartılan bir yönetmenliğe dikkat çeken Erden, şöyle konuştu: “Yönetmelik aynı bugünkü tasarıydı. 14 ay yürürlükte kaldı o yönetmelik. Daha sonra Danıştay Yüksek Daireler Kurulu bu yönetmeliği iptal etti. Ancak bu 14 aylık süre içinde Türkiye genelinde bu yönetmeliğe dayanılarak 16 bin 800 dekar alanda 22 maden işletmesine ruhsat verildi. 14 ayda 22 maden işletmesine ruhsat verenlerin bu yasa çıktıktan sonra neler yapabileceklerini siz düşünün. Bu nedenle bu yasa çıksa dahi zeytinliklerin korunması için her şeyi yapacağız.”

Ahmet Kanbal – dihaber

Yorumunuzu yazınız