Sûr’da başlayan yıkıma yayınladıkları açıklamayla tepki gösteren Halkların Demokratik Kongresi Ekoloji Meclisi ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi, kentlerin kültürel kodlarını dağıtmaya çalışmak, betonlaştırmak, insanlarını AVM’lere tıkarak dünyayı görmelerini engellemeye çalışmanın daha önce de birçok kez denendiğini hatırlatarak, ‘Direniş ruhu yüksek bir yerdir Sur’ dedi

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Ekoloji Meclisi ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Amed’in Sûr ilçesinde “kentsel dönüşüm” adı altında yapılmak istenen yıkıma ilişkin yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada, Paris Komünü’nden bu yana devlet ve sermayenin, kent yoksullarını yeniden kenti ele geçiremeyecekleri biçimde kentin dışına itmek, kentin rantını yedirecekleri inşaat sermayesine yeni alanlar açmak ve kenti yeniden yaparken kentin kültürel yapısını dağıtıp, belleğini yok etmek için kentleri yeniden şekillendirmeye çalıştıkları belirtildi.

‘Barınma hakkı ihlal ediliyor’

New York, Berlin, Paris, Barselona, Atina, İstanbul ve Amed’in dünyanın ünlü kent mücadelelerinin yaşandığı yerler olduğunun ifade edildiği açıklamada, Sûr ve Hevsel Bahçeleri’nin Unesco Dünya Mirası listesinde korumaya alındığına dikkat çekildi. “Kürt halkının yoksul kesimlerinin barındığı, direniş ruhu yüksek bir yerdir Sur” sözlerinin yer aldığı açıklamada, yıkımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından müjde olarak duyurulduğu belirtildi. Sûr halkının barınma hakkının ihlal edildiğine dikkat çekilen açıklamada, “Sur’da yaşayan halka sunulan 3 seçenekten hiçbiri, evlerini geri almayı içermemektedir” denildi.

‘Talan için sıradan bir araç’

Sadece savaş hallerinde yapılabilecek “acele kamulaştırma”nın, doğanın ve kentlerin talanında sıradan bir araç olarak kullanılmaya başlandığının vurgulandığı açıklamada, “Şimdi Lalebey ve Alipaşa Mahalleleri yıkılmaktadır. İtiraz davaları bitmeden, evine, mahallesine sahip çıkmak isteyen halkı polisi, tomasıyla zor kullanarak tutmaya çalışıp yıkımı gerçekleştirmektedirler” ifadeleri yer aldı.

‘Asi Şehirler küllerinden yeniden doğmuştur’

Kentlerin kültürel kodlarını dağıtmaya çalışmak, betonlaştırmak, insanlarını AVM’lere tıkarak dünyayı görmelerini engellemeye çalışmanın daha önce de birçok kez denendiğinin hatırlatıldığı açıklamada, David Harvey’in Asi Şehirler kitabına dikkat çekilerek, “Bu Asi Şehirler hep küllerinden yeniden doğmuştur. Bahsi geçen dünyanın direniş ruhlu kentleri, işçileri, yoksulları dizginlenememiştir. İstanbul’un Gezi’si, Fransa ayakta hareketinin Paris’i, New York’un yüzde 99 hareketi ve tabii 80’lerde, 90’larda yaşatılan tüm acılara rağmen Diyarbakır’ın Sur’u” denildi.

‘Hayır bitmedi biz kazanacağız’

Kürt halkının gördüğü zulmün, günlerce yerden kaldırılmasına izin verilmeyen cenazelerin, defnedilmek için dondurucuda bekletilen çocukların bedenlerinin asla unutulmayacağının kaydedildiği açıklamada, “Onlar çoktan ağıt oldu, çocukların gördükleri, yaşadıkları, tıpkı 90’ların yaşananlarını dönemin çocuklarının ağzından anlatan Bildiğin Gibi Değil gibi kitap olacak, belgesel olacak. Her yeri çirkin, taklit binalarınızla, AVM’lerinizle doldursanız da unutturamayacaksınız. Şimdi kazandığınızı zannediyorsunuz; HAYIR bitmedi, biz kazanacağız” diye belirtildi.