PAYLAŞ

Kürt gazeteciliğinin ilk günlük gazetesi olarak yayın hayatına başlayan Özgür Gündem gazetesinin Diyarbakır muhabiri Hafız Akdemir, gazetenin çıkmaya başlamasından 8 gün sonra arkasından vurularak katledildi. Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, Akdemir’i katleden zihniyetin bugün de devam ettiğini söyledi.

Kürt basınının yılmayan sesi, Kürt gazeteciliğinin ilk günlük gazetesi olarak 30 Mayıs 1992’de yayın hayatına başlayan Özgür Gündem gazetesi, yayına başladığı günden itibaren bombalar, kapatma kararları, kurşunlar ve tutuklamalarla susturulmak istendi. Gazetenin 30’u muhabir olmak üzere 76 çalışanı öldürülürken, gazetenin öldürülen muhabirlerinden biri de Diyarbakır muhabiri Hafız Akdemir. Akdemir, gazetenin çıkmaya başlamasından 8 gün sonra, 8 Haziran 1992 tarihinde evinden gazete bürosuna gitmek isterken daha sonra isminin verildiği Sur’un sokağında arkadan vurularak katledildi.

MESLEKTAŞI ALTUN’UN KATLEDİLMESİ DERİNDEN ETKİLEDİ

Lice ilçesine bağlı Sisi köyünde doğan Akdemir, hem köyünün özgünlüğünde hem de Diyarbakır’da varlığı ve hayatıyla kendisini bir mücadelenin içinde bulmasının ardından gazeteciliğe yöneldi. Yaşadığı bölgede yaşanan acılara sessiz kalamayan Akdemir, acıları duyurmanın ve bu acılarının sarılmasının yolunun gazetecilikten geçtiğinin farkına vararak gazeteciliğe başladı. Özgür Gündem’den önce Yeni Ülke gazetesinde de çalışan Akdemir, 24 Şubat 1992’de gazeteci Cengiz Altun’un öldürülmesinden çok etkilendi. Akdemir’in Altun için kaleme aldığı “Gülüşün özgürlüğümüzdür” konulu yazısının gazetede yayınlanmasıyla kamuoyunda da büyük bir etki yarattı.

Bölgede o dönem yaşanan tarihi sürece cevap olmaya çalışan Akdemir, o dönem bölgede terör estiren Hizbulkontra ve kimi karanlık güçler hakkında önemli haberlere imza attı. Yaptığı haberlerle aynı zamanda bu karanlık güçlerin hedefi haline gelen Akdemir, bölgedeki çok sayıda faili meçhul cinayet gibi arkadan vurularak öldürüldü.

‘AKDEMİR GERÇEKLER GÖRÜNMESİN DİYE KATLEDİLDİ’

Türkiye’de o dönem devlet tarafından yakılan köylerin ve uygulanan “yok etme” siyasetiyle beraber gelen hak ihlallerinin herkes tarafından bilinmesini engellemek isteyen iktidarın gazetecilere yönelik ciddi saldırılara giriştiğini belirten Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, Akdemir’in de bu saldırılar kapsamında katledildiğini belirtti. Akdemir’in o dönem güçlü kalemiyle sevilen ve aynı zamanda çok göz önünde bir gazeteci olduğunu vurgulayan Boltan, “Bu yüzden de katillerin hedefi oldu ve nitekim katlettiler” dedi.

‘AKDEMİR’İN YERİNİ BİNLER DOLDURDU’

Akdemir’i katlederek gazetecileri ve gazeteciliği korkutmayı düşündüklerini belirten Boltan, “Bölgede gazeteciliği yapılamaz hale getirmeyi amaçladılar. Ama tam tersi Hafız’ın katledilmesiyle gazetecilik biraz daha yerine oturdu. Kalemi ve fotoğraf makinesi yerde kalmadı. Bugün onun yerini binler dolduruyor” ifadelerini kullandı.

‘AYNI ZİHNİYET DEVAM EDİYOR’

Akdemir’in katledilmesinin üzerinden geçen 25 yıla rağmen gazetecilere yönelik aynı politikada ısrar edildiğini belirten Boltan, “Bir şeylerin değişmesine izin vermeyen zihniyet, imha ve inkar ile gazeteciliği hedef almaya devam ediyor. Bu zihniyet kırılmış fakat hala bu zihniyette diretiyorlar. Bugün bunu AKP ve Erdoğan hükümeti devam ettirmeye çalışıyor. Onlar da bu yöntemlerin etkisiz olduğunu biliyor, o yüzden bugün baskıları bu kadar arttırmış. Askeri ve çeşitli baskı araçlarını devreye sokmuşlar. Bunu bugün sadece Kürtlere karşı değil her kesime karşı yapmaya çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

“Bakın bugün Hafız’ın yürüttüğü mücadele ne durumda, onun karşısında duranlar ne durumlara düşmüş” diyen Boltan, şöyle devam etti: “Bu yüzden bizim görevimiz bugün bunları teşhir etmektir. Hafız’ın kalemini yerde bırakmadan Hafız’ın yürüttüğü o mücadeleyi ileriye götürmeye çalışmaktır. Hafız’ın ruhunun sıcaklığıyla bunları yerine getirmek bizim için görevdir. Bu insanlık için büyük bir adımdır.”

‘SADECE HABER TAKİP ETMEZDİ’

Katledilen meslektaşını anlatan 1992 yılında Özgür Gündem Gazetesi’nin Batman muhabiri olarak çalışan Hayrettin Çelik, Akdemir’in duruşuyla toplumda etrafındaki tüm insanları etkileyen ender insanlardan biri olduğunu söyledi. Akdemir’in herkese karşı saygılı olduğunu ve değerlerine sahip çıkan birisi olduğunu anlatan Çelik, “Hafız, sıradan bir gazeteci değildi. Gerçi çalıştığı gazetede sıradan bir gazete değildi. O sadece haber takip etmez, Kürt halkının dert ve acılarını da duyururdu” dedi.

‘HAKİKATİN TAKİPÇİLERİ HEDEF HALİNDEYDİ’

Çalıştıkları 1990’lı yıllarda gazeteciliğin aynı zamanda hakikatin takibi olduğunu belirten Çelik, “Bu yüzden de Hafız ve arkadaşları her daim rejim tarafından hedef alınırdı. Polisin tehdit ve baskılarına maruz kalmadıkları gün yoktu. O dönem aynı zamanda Hizbulkontra örgütlemeleri de yaşadığımız coğrafyada ön plana sürülmüştü. Bu karanlık güçler durmadan halka saldırıyordu. Siyasi parti ya da sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve yurttaşların bu güçler tarafından katledilmediği gün yoktu. Bir yanda JİTEM bir yanda da bu güçler iş başındaydı” sözleriyle o dönemi anlatmaya çalıştı.

‘HAZIRLADIĞI DOSYA TAMAMLANMAK ÜZEREYKEN KATLEDİLDİ’

Akdemir’in bu karanlık güçlerin üzerinde çok durduğunu ve yaptıklarını ifşa etmek için de yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirten Çelik, “Tam da baskıların ve faili meçhul cinayetlerin yoğun olduğu bu dönemde bu konuya ilişkin bir dosya hazırlamak istiyordu. Ve bu çalışmaları nedeniyle de hedef olmuştu. Katledilmeden 20 gün öncesinden başlayarak çok yoğun tehdit ediliyordu. Bu tehditlerde genelde beraber çalıştığımız büronun kapısının altından içeri atılırdı. Ancak Hafız hiçbir zaman bu tehditleri ciddiye almadı ve hiç geri adım atmadan çalışmalarına devam etti. Hazırladığı dosya haber tamamlanmak üzereydi. Saldırganların da bu durumdan haberdar olduğuna inanıyorum. Ve dosya daha yayımlanmadan 8 Haziran günü Hafız’ı katlettiler” dedi.

Yorumunuzu yazınız