PAYLAŞ

HDP Diyarbakır Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi İdris Baluken, tutuklu yargılandığı davada tahliye edilmedi. Mahkeme, bir sonraki duruşmada Baluken hakkında karar verilebileceğini açıklarken, avukat Mesut Beştaş, “Bunun adı kumpastır” dedi.

Kasım 2016’da tutuklanıp hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıla kadar hapis istemiyle açılan davada 30 Ocak’ta tahliye edilen, yapılan itiraz üzerine 21 Şubat’ta tekrar tutuklanan HDP Diyarbakır Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi İdris Baluken’in 3’üncü duruşması, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Baluken tutuklu olduğu Sincan 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nden SEGBİS üzerinden duruşmaya katılırken, avukatları da duruşmada hazır bulundu. HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, HDP milletvekillileri Feleknas Uca, İmam Taşçıer ve Ziya Pir’in yanı sıra yakınları da duruşmaya izleyici olarak katıldı. Bir önceki duruşmada Baluken’in tahliye edilmesi yönünde şerh kararı koyan mahkeme üyesi hakimin bu duruşmaya katılmaması dikkat çekti.

Dava dosyasına gelen evrakların okunmasıyla başlayan duruşmada, savcı tutukluluğa ilişkin mütalaasını verdi. Savcı, suçun vasfı ve mahiyeti, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağını ileri sürerek, Baluken’in tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

‘YAPTIĞIM KONUŞMALARIN TAMAMI HDP FAALİYETİDİR’

Baluken ise önceki duruşmalarda yaptığı savunmalarını tekrar ettiğini belirterek, “Bir önceki duruşmada verilen ara karar gereğince TBMM’den istenen belgelerin mahkeme geldiğini öğrendim. Sizden talebim ilk iki duruşmadaki taleplerimin elinizdeki tutanaklarla karşılaştırılmak suretiyle açığa çıkarılmasıdır. İddianameye konu olan konuşmaların tamamı kürsü dokunulmazlığı ve yasama sorumsuzluğu kapsamındadır. Bunlar anayasal güvence altına alınmıştır. Yine yaptığım konuşmaların tamamı HDP’nin tüzüğü, programı, seçim bildirgeleri, anayasa uzlaşma komisyonuna sunmuş olduğum çözüm önerisi taslağı kapsamındadır. Hepsi düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır. Buna demokratik özerklik de dahildir. Bu demokratik özerkliği sadece bütün Kürtler için değil bütün Türkiye için bir çözüm projesi olarak ortaya koymuşuz. Bunu defalarca Meclis kürsüsünde ifade ettim. Mahkemenin bu taleplerimin dikkate almasını ve hukuki değerlendirmeyi buna göre yapmasını talep ediyorum. Son olarak 3 aydır görmem gereken fiziki tedavi programını cezaevinde olduğum için göremedim. Bu da sağlığım açısından risk oluşturuyor. Bu nedenle tahliyemi talep ediyorum” dedi.

‘BUNUN ADI KUMPAS OLUR’

Buluken’in avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir de, milletvekilleri hakkında açılan davalarda siyasi partilerin kapatılmadan elemine edildiğine dikkat çekerek, “Bu partiler Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmıyor. Bir parti kapatılarak elemine edilmiyor. Ama o siyasi partinin Meclis’te grubu adına sözcülüğünü yapan müvekkilimiz bu haliyle hukuka aykırı bir şekilde tutuklu kalarak aslında o partinin defacto olarak elimine edilmiştir. Bu ülkede tek bir insanın yaşamını yitirmeden sorunun demokratik kanallarla çözülmesi gerektiği düşüncesinden dolayı müvekkilim aylardır tutukludur ” diyerek, müvekkilinin tahliyesini istedi.

Avukat Mesut Beştaş ise, şöyle dedi: “Bu ülkede söz kadar pahalı ama söz kadar değersiz bir şeyi başka bir ülkede görmek mümkün değil. Siyaset yürüttüğünüz sırada sarf ettiğiniz birkaç sözü hayatınızla ödüyorsunuz.”

DTK’nin 2007 yılında beri faaliyet yürüttüğü, birçok yöneticisinin devlet tarafından İmralı’ya, Meclis’e davet edildiğini ve görüşmeler yapıldığını anımsatan Beştaş, “Bugün ne oldu da yasadışı oldu? Siz insanları yasadışı bir faaliyete teşvik edip sonra aynı zamanda destekleyip belli bir noktada faaliyet yürütmelerini sağlayıp ardından tutukluma yaparsanız bunun adı kumpas olur” diye vurguladı.

MAHKEME KARAR İÇİN ACELE EDİYOR

Savunmaların ardından kısa bir ara veren mahkeme heyeti, ara kararını açıkladı. Mahkeme, Baluken’in tutuklulukta geçirdiği süre, tutuklama nedenin var olması ve adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma savcısının davanın esası hakkında mütalaasını hazırlaması için süre verilmesine karar vererek, duruşmayı Temmuz ayına erteledi.

Öte yandan kararı açıklayan mahkeme başkanı, savcının hazırlayacağı mütalaayı duruşma arasında avukatlara tebliği edileceğini, bir sonraki duruşmada karar verilebileceğini söylemesi dikkat çekti.

Yorumunuzu yazınız