Ekonomide toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığa mağruz kalan veya ucuz emek olarak görülen kadınlar, Wan’dan Qamişlo’ya, Dersim’den Adana’ya ‘erkeklere aldırış’ etmeden kendi ekonomilerini oluşturuyor

Kadınlar çalışma yaşamı, eğitim, sağlık ve siyaset gibi toplumsal yaşama katılımı sağlayan birçok alanda toplumsal cinsiyet veya ayrımcılık temelli engellerle karşılaşıyor. Toplumsal yaşamda varlık göstermenin temel alanlarından bir olan çalışma yaşamından, kadının dışlanması veya ucuz emek olarak görülmesine karşı kadınlar da kendi alternatiflerini oluşturuyor.

Wan’dan Qamişlo’ya, Dersim’den Adana’ya biraraya gelen kadınlar, ‘erkeklere aldırış’ etmeden kendi ekonomilerini kuruyor. Kadınlar, tüm kadınlara da kendi ayakları üzerinde durma çağrısı yapıyor.

Güvenimiz artıyor

Rojava’nın Cizîre Kantonu’na bağlı Qamişlo kentine komünal olarak örgütlenen kadınlar, 2011 yılından beri kurdukları Maya Atölyesi’nde temizlik ürünleri üretiyor. Kadınlar, kurdukları bu atölye sayesinde ‘evde dört duvar arasında kalmaktan kurtulduklarını’ söylüyor. ANHA’dan Şêrîn Zêrvan’a konuşan atölye çalışanı Nalîn Îsa, “Burada kadınlar her türlü zor şartlara rağmen yeniden inşanın bilinci ile çalışıyor. Özgürlüğümüzü özerklikte buluyoruz. Kendimize olan güvenimiz artıyor” diyor. Helîme Qasimê de, hiçbir kadının evde kalmayı kabul etmemesi gerektiğini söylüyor: “Umarım tüm kadınlar bizim gibi dört duvar arasından çıkarak çalışır.”

Farklı kimlikten 20 kadın Wan’ın İpekyolu ilçesinde bulunan Japon Pasajı’nda terzilik yapan 20 kadın ise, ortak emekle ürettikleri ürünleri satarak ekonomide ‘biz de varız’ diyor. Gazete Şûjin’dan Zeynep Turgut’un haberine göre; Afgan, Kürt ve Türk olarak farklı etnik kimliklerden kadınların oluşturduğu bu grup, erkek egemen zihniyetin kadın emeğini hiçleştirmesine karşı bir araya geliyor.

Erkeklere aldırış etmeden

Dersim’in Pêrtag (Pertek) ilçesinde de kadının ekonomiden dışlanmasına ve cinsiyetçi rollere hapsedilmesine karşı bir araya gelen 3 kadın, ekmek fırını açıyor. Erkeklerin sözlerine aldırış etmeden açılan bu küçük fırın tüm ilçenin ekmek ihtiyacını karşılıyor. Kadınların ekonomik özgürlüğünü kazanmasının önemli olduğunu söyleyen Nural Uzunay, kadınlara da kendi ayakları üzerinde durma çağrısı yapıyor.

Tandırları kolektif emekle yaktılar

Adana’da 5 kadın bir araya gelerek kendi imkanları ile kurdukları tandırlarda ekmek üretmeye başladı. Gazete Şûjin’dan Filiz Zeyrek’in haberine göre, toplamda 4 adet tandır kuran kadınlar, günde yaklaşık 500 ekmek satıyor.

Şirnex’den göç ederek Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi’ne yerleşen, burada ürettikleri tandır ekmeği ile geçimini sağlayan kadınlardan Asya Tekin, bir ayı aşkın süredir bu işi yaptıklarını ve bir gün mahallede kadınlarla oturuken ‘biz niye burada zamanımızı harcıyoruz?’ sorusu üzerinden yola çıkarak ekmek yapmaya karar verdiklerini söylüyor. Kendi ayakları üzerinde durmanın hem psikolojik hem de ekonomik olarak kendilerine iyi geldiğini vurgulayan Tekin, “Kadınlara kesinlikle tavsiye ediyoruz. Bulundukları her mekanda böyle işler yaparak, kendi ayaklarının üzerinde durabilirler” diyor.

Zehra ve Hatice Tekin adlı kadınlar da, bu yolla ekonomilerinin yanı sıra kültürlerini de yaşattıklarını ifade ediyor. Zehra Tekin, “Ben kadın iradesine güveniyorum” diyor ve tüm kadınları kendi ayakları üzerinde durmaya çağırıyor. Hatice Tekin de, “Biz Şırnak yöresine ait bir geleneği buraya getirdik. Keşke kendi topraklarımızda yapabilseydik” diyor.

HABER MERKEZİ