PAYLAŞ

Diyarbakır’dan Antep L Tipi Cezaevi’ne sevk edilen tutuklu Muhammet Bazencir, cezaevi yönetimi tarafından sistematik hak ihlali ve baskıya maruz kaldıklarını aktardı.

Antep L Tipi Cezaevi’nde tutulan Muhammet Bazencir adlı tutuklu gönderdiği mektubunda cezaevindeki hak ihlallerini aktardı. Bazencir, “Biz 9 ay önce Diyarbakır Cezaevi’nden Antep L Tipi Cezaevine sürgün edildik. Buraya getirildiğimizden beri çok çeşitli ve sistematik hak ihlallerine ve baskıyla karşı karşıyayız” dedi.

“Çıplak arama” adı altında tutuklulara işkence yapıldığını belirten Bazencir, bu uygulamaya karşı çıkılması durumunda da fiziki şiddet gördüklerini söyledi. Cezaevi yönetimi tarafından hasta tutuklulara kötü muamele yapıldığını ifade eden Bazencir, ortak alan faaliyetlere çıkışların engellendiği ve ziyarete gelen ailelerinin de tacize varan uygulamalara maruz kaldığını kaydetti. Bazencir, sorunlarına dair herhangi bir muhatap da bulamadıklarını vurguladı.

Bazencir, cezaevindeki ihlalleri şöyle aktardı:

“İrade ve onur kırıcı bir yaklaşım olarak bilinen ‘çıplak arama’ buraya ilk getirildiğimizde bize dayatıldı. Bu konuda cezaevi müdürlüğüne, Cumhuriyet Başsavcılığına ve Adalet Bakanlığına başvurmamıza rağmen bir çözüm geliştirilmedi. Çok az da olsa yanımıza getirilen yeni arkadaşlarımıza ‘çıplak arama’ dayatılmaktadır. Buna karşı koyup kabul etmediğimizde de fiziki müdahale, hücre ve disiplin cezalarıyla karşılaşmaktayız.

Bulunduğumuz cezaevinde sayısı 10’un üzerinde olan ciddi hasta ve yaşlı arkadaşımız vardır. Bu arkadaşımızın tedavisi şimdiye kadar doğru dürüst yapılmamıştır. Hastane sevkleri çok uzun bir süreye yayılarak yapılıyor. Hakeza ilaçların verilmesi de çoğu kez geciktiriliyor. Yine koridorda ayaküstü sadece ‘Neyin var?’ sorusu ile bir tedavi biçimi söz konusudur. İlaçlar daha çok modüllü olarak getirilmekte, defalarca bu ilaçlar hastalığı olumsuz etkiliyor dememize rağmen bu konuda bir düzeltme yapılmıyor.

Buraya getirildiğimizden beri hiçbir ortak faaliyet, ortak alan, etkinlik vs. çıkarılmamışız, çıkarılmamaktayız. Tabir yerindeyse bir tecritlik durum söz konusudur. Diğer kısımlarda kalan arkadaşlarımızla hiçbir ilişkimiz, iletişimimiz yoktur. Kapı ve havalandırma pencereleri bile siyah film şeridiyle kapatılarak arkadaşlarımızı görmemiz bu şekilde engellenmiştir. Bu konulardaki tüm başvurularımız OHAL gerekçesiyle reddedilmektedir, geçiştiren cevaplar verilmektedir. Lakin diğer adli tutuklu ve hükümlüler her türlü ortak faaliyet ve etkinlikten yararlanmaktadır.

Uzaktan ziyaretimize gelen ailelerimiz bazı personellerin tehdidiyle karşılaşmaktadır. Çok ince, hatta tacize varan aramalar maruz kalmaktadırlar. Küçük çocukların elbiseleri çıkarılmakta, adeta ziyareti bize ve ailelerimize pişman ettirmektedirler. Bu konuda ailelerimiz kurum yetkilileriyle görüşmek istiyor fakat kurum yetkililerinden kimse ailelerimizi muhatap almıyor. İçerde de ziyarete, revire gidişte, telefona çıkışta bazı personellere, bize tek sıra askeri nizam dayatılmak isteniyor. Karşı çıktığımızda ise hemen tehdit ve soruşturmayla karşılaşıyoruz.

Yukarıda yaşadıklarımızı kabaca izah etmeye çalıştığımız ve sorunlarımızın çözümü için defalarca kurum müdürlüğüne dilekçe yazarak taleplerimizi yaşanan sorunları ile beraber aktarmamıza rağmen hiçbir geri dönüş yapılmadı. Görüşme taleplerimiz karşılıksız bırakılarak adeta bilerek tecrit altına tutup sorun ve sıkıntılar içinde bırakarak irademizi kırmak istiyor diyebiliriz. Sorunlarımızı çözecek hiçbir muhatap ve kurum da bulamamaktayız”

Yorumunuzu yazınız