PAYLAŞ

Adana’da asılsız bir ihbar sonucu gözaltına alınıp tutuklanan ve Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan 4 HDP’li ilk duruşmada tahliye edildi.

Adana’da 12 Aralık’ta asılsız ihbar sonucu yapılan baskınlarla gözaltına alınarak tutuklanan, 4’ü tutuklu 18 kişi hakkında “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlamalarıyla Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması görüldü. Aralarında Adana Barosu Cezaevi İzleme Komisyonu Başkanı Av. Tugay Bek ile HDP Adana İl eşbaşkanları Gülseren Tural ve Hüseyin Beyaz’ın da yargılandığı dava da tutuksuz yargılanan 14 sanık ile tutuklu Halime Kuş hazır bulundu. Sanık avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmaya Karaman M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Sadrettin Argın, Mehmet Tutuş ve Basri Çelik SEGBİS’le duruşmaya katıldı.

Kimlik tespiti ile başlayan duruşma iddia makamının hazırladığı iddianamenin özetinin okunması ile devam etti. Savunma yapan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları reddederek, parti faaliyetlerinin “terörize” edildiğini ve barış talepli demokratik eylemlere katılma haklarının olduğunu ve evlerinde bulunan dergi, kitap, gazete gibi süreli yayınlar, sosyal medya paylaşımlarının, şarkı, fotoğraf gibi paylaşımlardan suç üretilmeye çalışıldığını söyleyerek, beraatlerini talep etti.

‘İHBARLA İLGİLİ BİR DELİL YOK’

HDP Adana İl Eşbaşkanı Gülseren Tural, savunmasında hakkındaki “örgüt” talimatları ile basın açıklaması yapıldığının iddia edildiğini belirterek, iddiaların doğru olmadığını bununla parti faaliyetlerinin kısıtlanmak istendiğini söyledi. HDP’nin Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olduğunu ve hükümetin yanlış politikalarını eleştirmek amacıyla genel merkezlerinin ve il örgütlerinin aldıkları karar doğrultusunda basın açıklamaları düzenlediklerini söyleyen Tural, beraatini talep etti.

HDP Adana İl Eş Başkanı Hüseyin Beyaz ise yapılan operasyonun HDP faaliyetlerine dönük bir operasyon olduğunu söyledi. “KCK” operasyonlarını hatırlatan Beyaz, “KCK” operasyonlarının anlayışının devam ettiğini ve HDP Genel Merkezi çağrıları doğrultusunda basın açıklamaları yaptıklarını belirterek “İhbardan dolayı yargılanıyoruz ama ihbarla ilgili bir delil yok. Aramalarda çıkan eşyalarımızı ve basın açıklamalarımızı delil gösteriyorlar. Suçlamaları kabul etmiyoruz. Sadece beraatimiz değil. Bu tür davaların son bulmasını istiyoruz” diye belirtti.

‘AYNI HUKUKDIŞILIK DEVAM EDİYOR’

Adana Barosu Cezaevi İzleme Komisyonu Başkanı Av. Tugay Bek, savunmasında TEM şubenin aranarak yapılan ihbarın asılsız olduğunu belirterek, “İhbarın gerçek dışı ve asılsız olduğu o kadar açıktır ki bu hususta kolluk ve Cumhuriyet Savcılığı ihbarda bahsedilen hususlara ilişkin olarak hiçbir araştırma yapma gereği duymamıştır. Şüphelilerin evlerinde arama yapılırken iddia edildiği gibi bomba aranmamış. Ya da böylesi bir saldırı ihtimaline karşı bir teyakkuz hali söz konusu olmamıştır” dedi. Bugün “FETÖ” adı altında yürütülen soruşturmalarda dönemin Cumhuriyet Savcılarının sahte ihbar mektupları ve telefonlarla nasıl operasyonlar başlattıklarının itirafçı beyanları şeklinde basın yayın organlarına yansıdığını hatırlatan Bek, aynı hukuk dışı yöntemlerin bugünkü yetkililer tarafından kullanılmakta olduğunu söyledi. 10 Ekim Ankara Katliamı davasına dair notlar, gazete ve dergilerin delil diye evinden alındığını dile getiren Bek, toplatma kararı olmayan Evrensel, Özgürlükçü Demokrasi gazetelerinin sayılarından delil üretmeye çalışıldığını söyledi. İddianamede Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin toplatma kararı verilen bir sayıdan bahsedildiğini ifade eden Bek, kendisinden alınan gazetenin toplatma kararı olan sayı olmadığını ve iddianamede suç varmış izlenimi yaratılmaya çalışıldığını söyledi.

Duruşmada savunma yapan sanık avukatları, iddia makamının kovuşturma aşamasında 8 kişiye verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair karara dikkat çekerek, sadece soyut ihbara dayanılarak toplanan delillerin ne kadar itibar edilebileceğini sordu.

‘SORUŞTURMALAR ŞABLON METİNLERLE OLUŞTURULUYOR’

Soruşturma aşamasında iddia makamının kopyala yapıştır yaparak “PKK üyeliği” iddiası ile açılan soruşturma için Sulh Ceza Mahkemesi’ne hitaben yazılan yazıda “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına faaliyette bulunmak” dediğini belirten avukatlar, bunun savcıların soruşturmayı şablon metinlerle yaptığının göstergesi olduğunu kaydetti. Her somut vakanın somut durumunu gösteren belgelerle sürecin işlemesi gerektiğini aktaran avukatlar, ceza yargılanmasında şablon metinler olmaması gerektiğini söyledi. Avukatlar, bu şekli ile tüm sanıkların beraat edilmesini talep etti.

İddia makamı tutuklu sanıkların kuvvetli suç şüphesi taşıdıkları ve delillerin toplanmamış olmasından kaynaklı tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
İddia makamının talebini ret eden mahkeme heyeti tutuklu 4 sanığın “adli kontrol” şartıyla serbest bırakılmasına, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için de duruşmayı 20 Eylül’ e erteledi.

Yorumunuzu yazınız