PAYLAŞ

Lice’nin zengin bitki örtüsü ve ekosistemi tırtıl istilası nedeniyle tehdit altında. İlçede yaygın olan meşe ağaçlarının yapraklarını yiyerek beslenen tırtılların istilası nedeniyle ağaçlar çıplak kaldı. Tırtıl istilasının yaşandığı köylerde oturan yurttaşlar, ormanların yok edilmesi için tırtılların bilinçli şekilde atıldığını iddia ediyor.

Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Yalımlı (Xosor) ve Bayırlı (Merge) köylerinin aralarında bulunduğu geniş alanın ekosistemine yayılan tırtıllar, ağaçları ciddi anlamda tehdit ediyor. Bölge her kelebeğin yaşam süresi boyunca 100 ile binlerce yumurta bırakması sebebiyle çabuk üreyen ve büyüyen tırtılların istilası altında. Yaşadığı alana hemen uyum sağlayan ve kendini kolay şekilde kamufle edebilen bu canlı türü halk arasında “dumansız yangın” olarak da adlandırıyor. Köylerdeki bitki örtüsünü oluşturan meşe ormanlarını saran sarı ve siyah renklerdeki tırtıllar, ürediği ve konakladığı meşe ağaçlarının yapraklarını yiyerek, bunlara büyük oranda zarar veriyor. Aynı zamanda yapraksız bıraktığı meşe ağaçlarının kurumasına da neden oluyor. Bu nedenle bu coğrafyanın genelinde yaygın olan meşe ormanları tırtıl istilası nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

SONBAHAR GÖRÜNÜMÜNDE BAHAR VAR

Ağaçların yapraklarının açıp ve geliştiği bahar aylarında olan meşe ormanları, tırtıllar nedeniyle sonbahar görünümünde. Bu mevsimde gür olması gereken meşe ağaçları, yaprak dökmüş ağaç izlenimi veriyor. Tırtıl istilası altında bulunan geniş alanda önlem alınmadığı takdirde, tırtıllar zengin bitki örtüsüne sahip bölgede biyolojik felakete neden olabilir. Aynı zamanda tırtıl istilası bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan hayvancılığı da tehdit ediyor. Özellikle keçilerin önemli besin kaynaklarından olan meşe ağacı yapraklarının yok olması bölge ekonomisine ciddi şekilde zarar veriyor.

KÖYLÜLER: TIRTIL BİLİNÇLİ OLARAK ORMANLARA ATILIYOR

Tırtıl istilası altında olan köylerde yaşayan yurttaşlar, yaşananlar karşısında şaşkın. Birçok köy sakini, tırtıllar konusunda benzer şeyleri söylüyor. Daha önce böyle bir olayla karşılaşmadıklarını vurgulayan köylüler, yaşananları biyolojik ve ekolojik felaket olarak adlandırıyor. Köylüler, zengin ve gür meşe ormanlarının yok edilmesi için tırtılların devlet tarafından bilinçli bir şekilde ormanlara bırakıldığını söylüyor. “Terörle mücadele” adı altında bölgede devreye konulan güvenlikçi politikalar sonucunda ormanların da hedefte olduğunu ifade eden köylüler, daha önce “PKK’liler barınıyor” gerekçesiyle yakılarak yok edilmeyen ormanların bu kez de tırtıllarla yok edilmeye çalışıldığını savundu. Köylüler, yüz binlerce tırtıl yumurtasının askeri uçaklar tarafından ormanlara bırakıldığını ileri sürdü. Meşelik alanlara büyük zarar veren tırtılların daha sonra kelebek olarak uçup başka yerlere göç ettiğine dikkat çeken köylüler, hızla üreyen tırtılların ilerleyen yıllarda başka alanlardaki meşe ağaçlarını yok edeceğinden endişeleniyor. Son 2 yıldır tırtılların bölgede görüldüğünü dile getiren köylüler, ormanlara büyük zarar veren tırtıllarla mücadele için destek bekliyor. Köylüler, tırtıl ve kelebekleri yiyen başka böceklerin alana bırakılarak önlem alınmasını istiyor.

‘DAHA ÖNCE BÖYLE BİR ŞEY İLE KARŞILAŞMADIK’

Tırtıl istilası altında olan Yalımlı (Xosor) köyünde yaşayan 45 yaşındaki Eshat Dağhan daha önce böyle bir şeyle karşılaşmadıklarını belirterek, “Bildiğimiz bir şey var. O da devletin bu ormanları yok etmek için bu tırtılları attığı. Tırtıllar zehirli bir ilaç gibi bulunduğu yerdeki ormanları, meyve ağaçlarını, bitkileri ve her şeyi yok ediyor. Ağaçların yapraklarını yiyip yapraksız bırakıyor. Bulunduğu yerde ne ağaç, ne meyve ne de ot kalıyor. Çıplak bir araziden başka hiçbir şey bırakmıyor. Çok acayip bir şey. Daha önce böyle bir şey ile karşılaşmamıştık. Son 3-4 yıldır bu tırtıllar ortaya çıktı. Bu yüzden ormanlarımız ve meyve ağaçlarımız büyük zarar gördü. Hepsi yok olma ile karşı karşıya. Belki insanlar da bundan zarar görüyordur. Şimdi onu bilemiyoruz. Devlet yetkililerinden bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz. Buna bir çare bulunması lazım. Tarım ve hayvancılık ile geçimimizi sürdürüyoruz. Böyle giderse burada tarım ve hayvancılık yapamayacak hale geleceğiz” şeklinde konuştu.

Son dönemde yaşanan çatışmalı ortam ve “sokağa çıkma yasakları” nedeniyle temel ekonomik faaliyetleri olana tarım ve hayvancılığı yapamaz hale geldiklerini vurgulayan Dağhan, “Tabantepe karakolundan her gün atılan tank, obüs ve havan mermileri ile ormanları bombalanıyor. Can güvenliğimiz kalmadı. Köyün 200 metre dışına hayvanlarımızı çıkarmaktan korkuyoruz” dedi.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız