PAYLAŞ

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin artarak devam ettiğine vurgu yapan Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Eş Sözcüsü Mehmet Temizyüz, çıplak arama gibi tacizlerden, Türkçe konuşmaya zorlamaya kadar birçok işkencenin sıradan hale getirilmek istendiğine vurgu yaptı ve “Esat Oktay’ın ardılları devrede” dedi.

OHAL ile birlikte cezaevlerinde tavan yapan işkence, hak gaspı ve sürgünler ile İmralı Cezaevi’nde PKK Lideri Abdullah Öcalan’la 5 Nisan 2015’ten bu yana devam eden görüş yasağı sürüyor. Bu duruma karşı çıkan tutuklular, Türkiye’nin çeşitli illerine sevk edilerek, bir kez daha cezalandırılıyor. Hak ve özgürlüklerin keyfi olarak kısıtlanmasına karşı çıkmak için birçok cezaevinde açıklık grevine giren tutuklular hakkında da disiplin soruşturmaları açılarak, birer birer cezalar verilmeye başlandı.

‘İMRALI SİSTEMİ TÜM CEZAEVLERİNE YAYILIYOR’

Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Eş Sözcüsü Mehmet Temizyüz, OHAL ile birlikte artan hak ihlallerini değerlendirerek, cezaevindeki baskı ve hukuksuzlukların İmralı’daki tecritle bağlantılı olduğuna işaret etti. Temizyüz, “OHAL ile birlikte F ve T tipi gibi bireyi izole eden, yaşamdan koparan bir anlayış geliştiriliyor. Tüm zindanlar İmralı sistemiyle aynılaştırılmak isteniyor” dedi.

Temizyüz, tutukluların en sık yaşadığı hukuksuzlukların başında avukatlarına ve ailelerine haber verilmeden yapılan ani sevklerin geldiğini aktardı. Temizyüz, maddi durumlarının kısıtlı olması nedeniyle görüşe gidemeyen aileler için sürecin daha zorlaştığını vurguladı.

‘AİLELERE PSİKOLOJİK İŞKENCE YAPILIYOR’

Temizyüz, cezaevlerindeki sevklere ilişkin şöyle konuştu: “Daha önce tutukluların aileleriyle ayda bir defa görüş hakkı varken şimdi 2 ayda bir yapılabiliyor. Telefon etme haklarında bir kısıtlamaya gidildi. Kitap almak, havalandırmaya çıkarma konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Bunun yanı sıra çocuklarını görmeye giden ailelere, zorla çıplak arama, tacize varan uygulamalar dayatılıyor. Yine tutuklu ailelerinin diğer tutuklularla fotoğraf çekmesine izin verilmemesi, Türkçe bilmeyen ailelerin ‘Neden Türkçe bilmiyorsunuz?’ diye azarlanması büyük bir psikolojik işkencedir.’’

‘ESAT OKTAY’IN ARDILLARI DEVREDE’

Türkiye’de 80’lerden bu yana yaşanan adaletsizliğin ve hak ihlallerinin hiç değişmediğini, artarak devam ettiğini vurgulayan Temizyüz, 80’lerde hapishanelere doluşturulanların çocuklarının şimdi tutuklandığını ifade etti. En son Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşanan bir olayı anlatan Temizyüz, tutukluların haklarının çok kısıtlı olduğunu, cezaevi yönetiminin tıpkı 80’ler döneminde Diyarbakır zindanlarında Esat Oktay Yıldıran tipi bir yönetimi benimsediğini söyledi. Temizyüz, cezaevi müdürünün, tutuklulara “Ben Esat Oktay’ım ve buraya sizin için geldim’’ dediğine dikkat çekti.

14 GÜNDÜR HÜCREDE

Öte yandan Muğla’da 3 Mayıs’ta gözaltına alınıp 18 Mayıs’ta tutuklanan Süleyman Ucakan’ın, Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 14 gündür tek kişilik hücrede tutulduğu öğrenildi. Cezaevi içindeki ikinci cezalandırmaya tepki gösteren Ucakan’ın kardeşi Rutbettin Ucakan, “Ağabeyimden haber alamıyoruz. Bildiğimiz tek şey, bir kişilik hücrede kaldığı. Bir insanın tek başına bir hücrede tutulması insanlık suçudur. Bunu kabul edemeyiz” dedi.

Yorumunuzu yazınız