PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği’ne bağlı Cemevi, Mayıs ayında idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan ve ölüm yıldönümünde Mahsuni Şerif’i anma etkinliği düzenledi.

Cemevi salonunda başkan Mehmet Bozkurt’un misafirleri selamlaması ile başlayan panelde Mayıs ayında idam edilen üç fidan ve ölüm yıldönümünde Mahsuni Şerif, cemevi kadın korosunun seslendirdiği türküler ve deyişlerlerle anıldı.

Birçok Alevi kurum temsilcisi ve yurttaşların katıldığı panelde Mahsuni Şerif, Deniz Gezmiş ve bir devrimci önderin resimlerinin olduğu slayt gösterimi büyük ilgi topladı. Panele konuşmacı olarak katılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği önceki dönem başkanlarından Kemal Bülbül, “ Mahsuni Baba deyişleri ve nefesleriyle tüm kültürlerin, Türkiye halklarının toplamıdır“ dedi.

MAHSUNİ BABA HAK VE HAKİKAT AŞIĞIDIR

Sözlerini hakikat yolunda yaşamını yitirenleri anarak başlayan ve Mahsuni Şerif’in Türkiye halklarına eşit bir nazarda bakmayı kendine ilke edindiğini belirten Kemal Bülbül, “Mahsuni Baba için ozan diyorlar. Ozan tanımı Alevi dilinde yoktur. Mahsuni Baba hakkın ve hakikatın aşığıdır. Söylediği türkülerde, deyiş ve neferslerde bunu çok açık görüyoruz. Davut Sulari’nin sesinden, Aşık Veysel’in gözleri görmemesine rağmen hakikati olan vakıflığından ve Pir Sultan’ın çağlar ötesinden hakikatçi olmasından etkilendiğini söylemiştir“ diye dile getirdi.

DENİZ GEZMİŞ’E YAZDIĞI TÜRKÜ MAHKEMELİKTİR

Mahsuni Şerif’i yetiştiren durumların içerisinde bulunduğu sosyal, kültürel, coğrafik ve ekonomik koşulların olduğunu söyleyen Bülbül, şunları ifade etti:

“Bir aşık ve sadığı, bir halk önderini, içerisinde bulunduğu koşullar yetiştirir. 1970’li yıllarda Deniz Gezmiş’ler için idam cezası verildiğinde o dönemin Başbakanı Nihat Erim için, ‘Erim Erim Eriyesin‘ şeklinde bir türkü seslendirmiş ve bunun için mahkemelere düşmüştür. Başbakan Nihat Erim bir aşığın politikacı veya başbakan hakkında türkü besteleyebileceğini, söyleyebileceğini ifade etmiş ancak o şekilde ceza almaktan kurtulmuştur.”

ELBİSTAN KONSERİNDE KATLİAM YAPILMAK İSTENDİ

Mahsuni Şerif’in birçok sefer kovuşturmalara, gözaltılara, hapislere, işkencelere maruz kaldığı belirten Bülbül,”Cumhuriyet tarihinde Alevi katliamlarından bir tanesi Mahsuni Baba’nın Elbistan konserinden gerçekleştirilmek istenmiştir. Mahsuni Baba 1967 yılında Elbistan’da bir konser verecektir. Bir ırkçı, güruh konsere saldırır ve Mahsuni Babayı bir köye kaçırırlar ve orada dinleyen seyirciler üzerinden bir Madımak provası yapılır.” diye vurguladı.

FAŞİZMİN DORUĞA ÇIKTI YERDE ORTAK MÜCADELE

Farklı halklar, inançlar, diller ve renklerin eşit görülmesi gerektiğine dikkat çeken Bülbül,”Herkes kendini nasıl ifade ediyorda Çingeneler, Ermeniler, Lazlar ve Kürtleri kardeş bileceğiz. Hepsi ile birlikte eşitliği, özgürlüğü, beraberliği ortak Türkiye için mücadele edeceğiz. Hem bugünlerde, hemde iktidarın kendini böylesine dayattığı, ırkçılık ve faşizmi böylesine doruğa çıkardığı bir dönemde daha fazla mücadele edeceğiz” dedi.
Panel İzmir Müzisyenler Derneği’nin müzisyenlerin seslendirdiği parçalar ile son buldu.

Ersin ÖZGÜL / İZMİR

  

Pirha