Vamos Bien taraftar grubundan Haluk Koşar, Gezi sonrası Passolig uygulamasının statlarda uygulandığını belirterek, böylelikle genel taraftar hareketinin bir şekilde kontrol altına alınmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Gezi direnişi sonrası Passolig uygulamasının statlarda uygulanmasına değinerek, bu uygulamayla birlikte Türkiye’deki genel taraftar hareketinin bir şekilde kontrol altına alınmanın hedeflendiğini dile getirdi.

Gezi eylemi üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen etkileri halen devam ediyor. Her kesimden, her renkten insanlar eylemde yerini buldu. Bunlardan en dikkat çekenler taraftar gruplarıydı. Eylemin en ön saflarında yer alan taraftar grupları, Gezi’de polisin müdahalelerine karşı yan yana direndi. Bu taraftar gruplarından birisi de Fenerbahçe’nin Vamos Bien taraftar grubu oldu.

Vamos Bien taraftar grubu üyesi olarak Gezi eyleminde yer alan Haluk Koşar, Gezi sürecindeki taraftar gruplarının durumunu ve günümüze yansımalarını değerlendirdi.

‘KENDİLİĞİNDEN ÖRGÜTLENMEYİ GETİRDİ’

Vamos Bien taraftar grubunun Gezi eyleminin başından sonuna kadar kitlesel bir şekilde yerlerini aldıklarını söyledi. Taraftar gruplarının yapısı gereği toplumum her kesiminden insanları içerisinde barındırdığını ifade eden Koşar, ağırlıklı olarak genç ve harekete yatkın gruplar olduğundan dolayı bu grupların kendiliğinden örgütlenmeyi getirdiğini söyledi.

‘3 TEMMUZ’UN YARATTIĞI ETKİYLE GEZİ’YE GELDİK’

Tribünler var olduğu sürece bu grupların dinamizminin var olacağını savunan Koşar, “Dinamizm, özellikle Türkiye’de egemen güçlerle karşı karşıya getiriyor. Bu gruplar bu tip dönemlerde daha kolay harekete geçiyorlar. Fenerbahçe 3 Temmuz gibi büyük bir süreçten geçmişti. 3 Temmuz’un yaratmış olduğu bir etki vardı Fenerbahçe tribünlerinde. Bu etki de işte o dönem için iktidar partisiyle beraber, şimdi FETÖ diye adlandırılan Gülen cemaatinin Fenerbahçe’ye düzenlemiş olduğu bir operasyondu. Bu operasyona karşı yapılan çok büyük bir karşı çıkış, direnç vardı. Sokakta, tribünde gerçekleştirilen bir yılı geçkin bir zaman içerisinde çok ciddi protestolar oldu. Özellikle benim de içerisinde bulunduğum grubun Gezi’ye gelişinde böylesi bir altyapı var.”

Koşar, taraftar gruplarının Gezi’ye gelmesinin nedeninin Gezi eylemi öncesi, 2-3 yıllık süre içerisinde yaşananların olduğunu belirterek, bunun sonunda pek çok taraftar grubunun kendi isyanını Gezi’ye akıttığını söyledi. Gezi’ye doğru taraftar gruplarında muhalif kimliğinin giderek belirginleştiğini belirten Koşar, “Bu grupların birçoğu bugün de hala mevcudiyetini koruyorlar” dedi.

PASSOLİG İLE TARAFTAR GRUPLARI SİNDİRİLDİ

Gezi eylemleri sonrası Passolig uygulamasının statlarda uygulanmasına değinen Koşar, bu uygulamayla birlikte Türkiye’deki genel taraftar hareketinin bir şekilde kontrol altına alınmanın hedeflendiğini dile getirerek, muhalif taraftar gruplarının bu uygulamaya karşı durduklarını vurguladı. Koşar, “Bu uygulamaya karşı durmak, bu kartı almamayı, maçlara girmemeyi getirdi. Yaklaşık 4 yıldır bu muhalif gruplar statlarda kendi takımlarının yanında, tribünlerde değiller. Şu anda statların içerisinde bulunan gruplar büyük çoğunlukla bu kartı almış ve artık iktidarla uzlaşma içerisinde olmuş gruplardır. Bu uzlaşma bugün zaten doğallığında tepkisizliği getiriyor. Bu uzlaşımla birlikte zaten Gezi sonrası statlarda yükselen protestoları görmek artık çok da mümkün olmayacak” değerlendirmesinde bulundu.

‘TAKSİM HERKES İÇİN ÖZGÜRLÜK ALANI OLDU’

Koşar, “Ben bu yaşıma kadar yaşadığım ülkede kendimi bu kadar özgür, bu kadar rahat ifade edebildiğim ve kendimi bu kadar güvende hissedebildiğim bir dönem olmamıştı. Çünkü size dışarıdan gelen herhangi bir tehdit söz konusu değildi ve kendi kendinizi yönettiğiniz bir alan, bir mekan ve bir zamandı. Bu tarif edilemez bir şey o dönem için. Taraftarların geçmişi bu mücadeleyle doludur. Bunun sonucunda da Taksim hepimiz için bir özgürlük alanı oldu” dedi.