PAYLAŞ

Ankara Valiliği, IŞİD’in geçtiğimiz Pazar günü Dikmen’de sivil toplum kuruluşlarını hedef alan saldırı hazırlığında olduğunun tespit edilmesinin ardından geçtiğimiz günlerde Alevi Kurumlarının başkanlarıyla görüştü. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş, gündem değiştirilmek istendiğinde Alevilere saldırı haberlerinin gündeme getirildiğini söyledi. Baş, Türkiye toplumu olarak  Kürtler, Aleviler, KHK’den mağdur edilmiş emekçiler olarak hepimizin el ele verip direnişi örgütlememiz gerekiyor” diye konuştu. 

Geçen Cumartesi günü iki tane IŞİD’linin öldürüldüğünü, üzerinden krokiler çıktığını, bu krokilerde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın krokilerinin ve fotoğraflarının tespit edilmesinin ardından Ankara Valiliği Özel Kalemi’nden, güvenlik gerekçesiyle  Alevi kurum temsilcileriyle toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya ABF, PSAKD, HBVAKV, Türkmen Alevileri Dernekleri, Divriği Kültür Derneği, Ehli Hak Cemevi ve AKD Genel Başkanı katıldı.

Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş, bu durum karşısında neler yapılması gerektiğini belirterek, Alevilere çağrıda bulundu.

Toplantının açılışında Valinin İŞİD operasyonunu anlattığını, ve burada kroki ve fotoğrafların ele geçirildiğini, bu kroki ve fotoğraflarda Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın, Ankara Dikmen’deki merkezinin krokileri ve fotoğrafları olduğunu vurguladığını söyleyen Tuncer Baş, “Vali, ‘Devlet olarak güvenliğimizi, tedbirimizi alıyoruz. Ama sizden de istediğimiz özellikle girişlerde çıkışlarda, tanımadığınız, kuşkulandığınız kişileri aramanız, sorgulamanız gerekiyor, dikkat edin’ dediğini söyledi.

“GÜVENLİĞİ DEVLETİN SAĞLAMASI GEREKİYOR”

Özel güvenlik talebinin olmadığını vurgulayan Tuncer Baş, “Güvenlik işi, istihbaratın ve kolluk kuvvetinin birlikte yürüteceği sofistike bir iş. Burada bizim yapacağımız bir şey yok. Güvenliği devletin sağlaması gerekiyor. Eğer İŞİD’li saldıracaksa, biz kurumlar olarak, kapıda basit güvenlik önlemleri alabiliriz ama bu fotoğrafı tamamlayan küçücük bir kare olur” dedi.

Tarihsel olarak Aleviler ile polisin karşı karşıya yer aldıklarını kaydeden Tuncer Baş, belli tarihsel tecrübelerimiz var, hatta üç yıl önce polis Uğur Kurt’u cemevi bahçesinde vurdu ve aldığı ceza 12 bin 100 lira. Bizim çok da birbirimize sıcak olmadığımız kesin. Cemevinin önünde polis otosu varsa bu vatandaş için bir tedirginlik. Çünkü polisin olduğu yerde olay olacak demektir” ifadelerini kullandı.

“ÖZEL GÜVENLİK TEDBİRİNE İHTİYACIMIZ YOK”

Medyada pilot uygulama meselesini de değerlendiren Baş, “Pilot uygulama da şöyle oldu. Bütün konuşmalardan sonra bir kurum başkanımız, ‘Sayın Valim siz yazıyı yazın belediyelere, belediyeler bu konuda yardımcı oluyor’ dedi. Bunu bütün Türkiye’de pilot uygulama yapın deyince, bizim itiraz etmemize kalmadan, Vali sözünü kesip ‘ya başkanım, şimdi karıştırmayın pilotu. Biz Ankara’da böyle sıcak bir gündem var, bu konuda ne yapabiliriz diye size danışıyoruz’ dedi. Yapacağımız işin sonuçta sizin toplumunuz tarafından, kurumlarınız tarafından dan da kabul edilir bir şey olmasını ön görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Tuncer Baş, “Belli ki Valilik ve Hükümet şu aşamada Aleviler üzerinden bir kavgayı istemiyor. Biz bunu anladık” dedi.

“ALEVİLERİN ÖZEL GÜVENLİĞE İHTİYACI YOK”  

Alevilerin Özel güvenlik tedbirine ihtiyacı olmadığını belirten Tuncer Baş, “İŞİD’in üzerinde krokilerin, fotoğrafların çıkması bizim için çok orijinal bir şey değildi. Beklenen, olması hoş olduğundan değil, kanıksadığımızdan değil ama sonuçta biz Aleviler bu ülkede önemli bir nüfusuz ve bu ülkeyi karıştırmak istediklerinde sürekli bunu Aleviler üzerinden yaparlar” dedi.

“GÜVENLİK SOFİSTİKE BİR İŞ İSTİHBARAT VE KOLLUK KUVVETLERİ BİRLİKTE ÇALIŞIR”

Devlet eğer kendi genel güvenliği içerisinde Alevileri koruyamayacaksa özel olarak bizim yapacağımız bir şeyin olmadığını vurgulayan Tuncer Baş, “Terör saldırısı eğer bizim kapımıza kadar gelmişse kapı önünde alınacak güvenlik tedbirleri sadece büyük fotoğrafın küçük karesi olur. Bu uç noktadır. O işte ne önerimiz oldu ne de telkinimiz oldu. Baştan kestirip attık. Dedik ki, güvenlik, sizin, bizim, şahısların sağlayacağı bir şey değil. Bu sofistike bir iş, istihbaratı, kolluk kuvveti birlikte çalışır, İŞİD’liyi nasıl eylem yapmadan yakalayabiliyorsa demek ki yakalayabiliyormuş, iş bizim kapıya kadar geldiyse, bizim kapıya siz panzerde koysanız, toma da koysanız yapacak olan yapacağını yapar” diye konuştu.

“Artık tecrübeler bize gösterdi ki ne zaman gündem değişirİlmek isteniyorsa Aleviler ya böyle bir saldırı haberiyle ya da bir saldırıyla rovante edilerek gündem değiştiriliyor” diyen HBVAKV Başkanı Tuncer Baş, “Şimdi bu kadar açlık grevlerinin olduğu, KHK’lerin biçip doğradığı bir dönemde, direnişlerin olduğu, eylemliklerin olduğu bir dönemde özellikle bu tür farazi haberler üzerinden gündemi değiştirmemek adına özellikle bunu da kamuoyuna açıklamadık” diye konuştu.

“GÜNDEMİN DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTEMİYORUZ”

Tuncer Baş şunları vurguladı:

“Gündemi değiştirmek istemedik, gerçekten şu anda çok önemli bir süreçteyiz, iki tane arkadaşımız görevlerinden uzaklaştırıldığı için bedenlerini ölüme yatırmış durumdalar ve bizim bütün toplum olarak buna sahip çıkmamız gerekiyor. Gündemi böyle balon haberlerle veya gündem değiştirmeye yönelik manipülatif olması olasılığı yüksek olan haberlerle değiştirmemek gayretindeyiz.”

“ALEVİLER OLARAK EL ELE VERİP DİRENİŞİ ÖRGÜTLEMELİYİZ”  

Alevilere çağrıda bulunan HBVAKV Başkanı Tuncer Baş, “Alevilerin, Devlet ilişkisi ve terör ilişkisi konusunda ve diğer konularda hepimizin belli toplumsal hafızası var, belli bir bilgi birikimi ve bilinci var, bunlara izin vermeyiz” diyerek şunları kaydetti:

“Bütün Aleviler, kurumlarımız dikkatli olmalılar, en azından kapıya kadar gelen saldırı riskine karşı uyanık olmalıdır. En temelde birlik çağrısı yapıyorum ve özellikle OHAL koşullarında, bu KHK’ler döneminde bu tür provokatif gündem haberlerine, balon haberlere karşı da dikkatli olmalarını istiyorum. Buna gelmemeliyiz, şu anda sadece Aleviler olarak değil, bütün Türkiye toplumu olarak  Kürtler, Aleviler, ötekileştirilmişler, KHK’den mağdur edilmiş emekçiler hepimizin el ele verip direnişi örgütlememiz gerekiyor. Çünkü hakikatten biz bu günlerde bu direnişi örgütlemez, bir takım provokatif şeylerle kendi derdimize düşersek, her şey elden gider. Bugünleri iyi değerlendirip, mücadeleyi, birliği ve direnişi yükseltmeliyiz” diye konuştu.

Semra Acar/Pirha

Yorumunuzu yazınız