PAYLAŞ

76 diğeri 73 yaşında olan iki şair, Abdullah Nefes ile Selah Özakın dün tutuklanan ve bugün 77 gündür açlık grevinde olan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın serbest bırakılması için süresiz açlık grevine başlıyor. Bu hukuksuzluğa duyarsız kalmasının düşünülemeyeceğini kaydeden şair Selah Özakın, ‘Her yer aynı direniş mahallidir’ dedi

İşlerine geri dönmek için başlatıkları direnişin 197’nci gününde açlık grevinin ise 77’nci gününde olan ve dün tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek eylemleri devam ederken, açlık grevine girenlerin sayısı da her geçen gün artıyor. 76 yaşındaki şair Abdullah Nefes ile 73 yaşındaki Selah Özakın da eğitimcilere destek amacıyla açlık grevine başlayacaklarını duyurdu.

Karınca haber portalına konuşan Şair Özakın, açlık grevine başlamayı “Var mısınız benimle greve? 76 yaşındayım. Ölümüne” diyen arkadaşı Abdullah Nefes’in çağrısı üzerine karar verdiğini belirtiyor. “İki yaşlı şiirciyiz” diye konuşan Selah Özakın, Abdullah Nefes’in çağrısını görünce “Hiç düşünmeden ‘Varım!’ dedim” ifadeleriyle kararını açıkladı.

‘Şiirler yeniden doğacak kıvamda’

Gülmen ve Özakça’ya sahip çıkmak için direnişe başlayacaklarını söyleyen Özakın, “O 76, ben 73 yaşımızdayız. İkimiz de şiir derdine düşmüşüz. Ve bu çocukların göz göre göre ölüme terk edilmeleri bizim derdimiz. Zaten derdi olmayan şiir yazamaz ki! Zaten en güzel şiir, hayatla ölüm arasındaki anda yazılmazsa ne zaman yazılır! Ve kavga değilse şiir, şiir değildir! Abdullah’la ben, dostumuz Adnan Yücel’in dediği gibi “Şiirler yeniden doğacak kıvamda” dizesine uygun davranacak, bütün okyanusların yolunu gözlediği şiiri, o çocuklara sahip çıkmak için başlatacağımız direnişimizle yazacağız” dedi.

Belki aklı başında biri çıkar…

Açlık grevindeki emekçilerin serbest bırakılmasını talep eden iki şair, sağlık problemlerine rağmen açlık grevine başlayacaklarını belirtiyor. Önümüzdeki Pazartesi eyleme başlayacaklarını duyuran Özakın, nedenini ise “Olur ya, aklı başında birileri çıkar da serbest bırakırlar belki” diye izah ediyor.

Yaşının getirdiği sağlık sorunlarına rağmen kararlı

Yaşından dolayı sağlık problemleriyle boğuştuğunu kaydeden Özakın, sindirim kanalında görülen ve iltihabi bir bağırsak hastalığı olan ülseratif kolit rahatsızlığı olduğunu ve bu hastalığın özellikle baskı ve stres altında nüksetiğini belirti. Özakın, rahatsızlıklarına ve yaşına rağmen Gülmen ve Özakça’nın serbest bırakılması için eyleme başlayacağının altını çizdi.

Her yer aynı direniş mahallidir

Bu hukuksuzluğa duyarsız kalmasının düşünülemeyeceğini kaydeden Özakın, “Birileri yazmış ‘Her yer suç mahalli’ diye. Her yerin bir suç mahalli olduğu yerde her yer aynı zamanda direniş mahallidir. Benimki bireysel bir tavır. Rahatsızlığım şiir, roman, öykü ile uğraşıyor olmaktan ileri geliyor. Kendimce bir şeyler yapmaya çalışıyorum” dedi.

Anıt açılırsa eylem orada olacak

Polis ablukasında olan Ankara’daki İnsan Hakları Heykeli’nin yeniden açılması durumunda Özakın, Abdullah Nefes’in, Semih Özakça’nın eşi ve annesinin de eyleme devam edecekleri yer olan bu alanda açlık grevinin startını vereceğini söylüyor. Özakın, aksi bir durumda ise Nefes’in oraya yakın bir yerde eyleme başlayacağını dile getirdi.

Özakın, 29 Mayıs Pazartesi Beşiktaş’taki Abbasağa Parkı’nda, saat 13:00’da başlayacak. Özakın, Abdullah Nefes’in eylemini başlatacağı yerin ise daha sonra duyurulacağını belirtiyor.

Gülmen ile başlayan direnişin geçmişi

Selçuk Üniversitesi’nde araştırma görevlisi iken açığa alınan Nuriye Gülmen, 9 Kasım günü saat 12:30’da Ankara Yüksel Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde yaptığı basın açıklaması ile oturma eylemine başladı. Gülmen ile başlayan, ardından Semih Özakça, Acun Karadağ, Veli Saçılık’ın katılımı ile gündemde yerini alan oturma eyleminden açlık grevine evrilen ‘İşimi geri istiyorum’ eylemi başlamış oldu.

Gülmen, ilk gününde gözaltına alındığı eylemini gözaltından çıktıktan sonra ikinci gününde de devam ettirdi ve yeniden gözaltına alındı. Oturma eyleminin ilk günlerinde her gün gözaltına alınan Gülmen, serbest bırakılmasının ardından ertesi sabah yeniden alana gelerek açıklamasını ve eylemini sürdürmeye devam etti.

17 Kasım tarihinde, bir diğer eylemci Acun Karadağ ve Nuriye Gülmen’in eylemlerini sürdürdüğü sırada, açığa alınan öğretmenler Semih Özakça ve Esra Özakça da ‘Biz kazanacağız!’ sloganı ile oturma eylemine başlayacaklarını ilan etti ve destek çağrısında bulundu. İlerleyen günlerde Gülmen ve Özakça, Yüksel Caddesi’nde beraber direnmeye başlarken, ‘Hayata Dönüş Operasyonu’nda kolunu kaybeden ve yıllar sonra da KHK ile ihraç edilen Veli Saçılık da kendilerine katıldı.

İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen ihraç edilen emekçiler ve destekçileri, sık sık polis saldırısı ile gözaltına alındı ve işkenceye maruz kaldı. Direnişlerinin 60’ncı gününde ihraç edildiğini Gülmen, direnişlerine devam edeceklerini belirtti. İhraç kararının ardından Yüksel Caddesi’ndeki eylemlerine devam eden Gülmen, Özakça, Saçılık, Karadağ, Esra Özakça polis saldırılarında işkence edilmelerine rağmen her sabah İnsan Hakları Anıtı Önüne gelerek oturma eylemlerine devam etmeye başladı.

Son olarak Gülmen ve Özakça, taleplerine yanıt verilmemesi durumunda açlık grevi eylemine başlayacaklarını duyurdular. Öyle ki eğitimciler 11 Mart’ta yine bir gözaltında bu eylemin startını verdiler. Gülmen ve Özakça’nın direnişlerinin dün 196, açlık grevi eylemlerinin ise 76’ncı günüydü.

İki eğitimci bugüne dek onlarca kez gözaltına alınsa da her defasında ‘adli kontrol’ ile serbest bırakılmıştı. Ancak iki eğitimci, açlık grevi eyleminin 76’ncı gününe girdiği ilk saatlerde yapılan polis baskınıyla gözaltına alındı ve saatler sonra ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklandı.

İSTANBUL

Yorumunuzu yazınız