Başkale’nin Bilgeç mahallesinde yaşayan yurttaşlar, sınırın İran tarafında kalan yakınları ile iletişimlerinin tamamen koptuğuna dikkat çekerek, “Sınıra kalekollar yaptılar yetmedi, hendek kazdılar. O da yetmedi mayın döşediler. Şimdi de duvar örecekler” dedi.

Türkiye-İran arasına çizilen sınır ile akrabalarından ayrılan Van’ın Başkale ilçesi Bilgeç (Kanireş) mahallesi sakinleri, Türkiye’nin, Suriye sınırından sonra Ermenistan ve İran sınırına da “Güvenlik” gerekçesiyle beton sınır (duvar) örme kararına tepki gösterdi.

BİR BİR TERK ETTİLER

1639 yılında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması ile çizilen suni sınıra rağmen yakınları ile görüşmeyi hiç kesmeyen yurttaşlar, yaklaşık 4 yıl önce sınıra kazılan hendekler ve inşa edilen kalekol ve karakollar nedeniyle akrabaları ile bir daha görüşemedi. Yıllardır sınır ticareti ile geçimlerini sağlayan yurttaşlar, hendek ve karakollar sonrası bir bir mahalleyi terk etmek zorunda kaldı. Terk edilen evlerin harabeye döndüğü mahallede, 200 haneden geriye kalan 60 hanenin sakinleri, böyle devam etmesi durumunda kendilerinin de çıkacağını belirtiyor.

MAHALLEDE GENÇ KALMADI

Sınır ticareti ile uğraştıkları dönemde durumlarının çok iyi olduğunu söyleyen yurttaşlardan Şaban Şahin (56), “Eskiden sınırın öbür tarafından mazot getiriyorduk, tarımla uğraşıyorduk. Kısacası her işi yapıyorduk. Şimdi ise kapatılan sınır nedeniyle köyün yarısı boşaldı ve herkes hayvanlarını satıp göç etti. Köyde bir genç dahi kalmadı” dedi.

‘DÜĞÜNÜMÜ YAPTIĞIM KÖYE GİDEMİYORUM’

Eskiden sınırın diğer tarafında bulunan akrabaları ile çok sık görüştüklerini söyleyen Şahin, artık akrabaları ile görüşemediklerini belirtti. Örülecek bir duvarın bu durumu daha da zorlaştıracağına işaret eden Şahin, “Sınıra duvar örülse biz de köyü terk edip gideceğiz” diye konuştu. Düğününü sınırın öbür tarafında yaptığını dile getiren Şahin, “Önceden İran tarafına günü birlik gidip geliyordum. Ama bugün evlendiğim topraklara ve bütün akrabalarımın olduğu köye gidemiyorum. Şimdi ne onlar gelebiliyor ne de biz gidebiliyoruz” ifadesinde bulundu.

KALEKOL, HENDEK VE MAYIN YETMEDİ ŞİMDİ DE DUVAR

İnşa edilen kalekol, kazılan hendek ve döşenen mayınların sadece sınır ticareti değil çiftçilik ve hayvancılık yapmalarını dahi imkansız hale getirdiğini paylaşan Hasan Şahin (37), “Sınıra kalekollar yaptılar yetmedi, hendek kazdılar. O da yetmedi mayın döşediler, o da yetmedi şimdi de duvar örecekler. Artık bırakın sınır ticareti yapmayı hayvancılık ve çiftçilik dahi yapamayacak duruma geldik. Akrabalarımız sınırın diğer tarafında kaldı. Yıllardır onların hasretini çekiyoruz. Artık akrabalarımızın ne sevinçlerine ne de yaslarına ortak olamıyoruz. 15 yaşından beri sürekli gidip geldiğim yerlere artık gidemiyorum. Eskisi gibi huzur istiyoruz” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

‘SINIR YASAKLARINDAN TÜM BÖLGE ETKİLENDİ’

Sadece kendi köylerinin değil bütün bölgenin yasaklamalardan etkilendiğini belirten Şeref Şahin (67), “Eskiden ticaret vardı, gidiş geliş vardı. 4 yıldır sınırda kalekollar yapıldı ve hendekler kazıldı. Bütün bu gidiş ve gelişler engellendi. Sınırdan mazot, sigara ve koyun getiriyorduk. 200 hanelik köyümüzde 140 hane metropollerde çalışıyor. Bu durum sadece bizim köyümüz için değil Yüksekova’dan Doğubayazıt’a kadar olan sınır bölgeleri için de geçerli” dedi.

PASAPORTLA GEÇİYORLAR

Sınırın hemen öbür tarafında Hacı Cefan köyünün bulunduğunu ve o köyde bulunan 70’ten fazla aile ile akraba olduklarını söyleyen Şahin, “Akrabalarımızla irtibatımızı kesmeye çalışıyorlar. Ancak pasaportla gidip gelin diyorlar. Bir pasaportun masrafı 1 milyardan fazladır. Gidiş geliş de en az 2 milyardır. Bu insanların hepsi fakir, nasıl pasaport çıkarsınlar? Zaten yabancı bir yere gitmiyoruz, karşı tarafta bulunan akrabalarımızın yanına gidiyoruz. Önce aramıza suni bir sınır çektiler şimdi de sınıra duvar örerek tüm irtibatlarımızı kesmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

KENDİSİ İRAN’DA ARAZİSİ İSE TÜRKİYE’DE KALDI

Sınırın öbür tarafında kalan akrabası Nurettin Şaheri’ye ait onlarca dönüm arazinin kendi mahallelerinde olduğunu söyleyen Şahin, yasak nedeniyle Şaheri’nin gelemediğini ve arazisinin hep boş kaldığını belirtti.

‘KALEKOLA YAKLAŞIRSANIZ VURURURUZ’

Duvarlara ve karakollara harcanan paraların bir kısmı ile Başkale’nin bütün sorunlarının çözülebileceğinin altını çizen Şahin şöyle devam etti: “Köyümüzün hemen üzerinde ve sınırın dibinde Gözpınar Kalekolu var. Kalekol yüzünden ne doğru düzgün hayvancılık yapabiliyoruz ne de çiftçilik. Geçen gün karakol komutanı köyün muhtarını aramış, ‘hayvanlarınız sınıra yaklaşmasın ve çobanlarınız av tüfeği taşımasın yoksa hepsini vururuz’ demiş. Oysa dağlarda başta kurt olmak üzere bir sürü yabani hayvan var. Çobanlar av tüfeği taşımadan hayvanları nasıl koruyabilir? Anlayacağız sınır ticareti yasaklandığından beri gün yüzü görmedik.”