ABD’nin QSD’ye silah yardımının, aynı zamanda ABD ve Rusya arasında varılan “Kürtlersiz herhangi bir şey yapılamaz” anlaşmasının sonucu olduğunu belirten Suriye Uzmanı Musa Özuğurlu, Türkiye’nin de bu durumu kabullenmek zorunda kalacağını söyledi.

Ankara’nın çözmediği, üstüne üstelik, “siyaseti susturarak, silahları devreye koyduğu” Kürt meselesi uluslararası alanda artık çok daha belirgin bir şekilde tartışılıyor. Rojava konusu da bu ölçekte ön plana çıkan konuların başında geliyor.

ABD, tam da Erdoğan’ın yapmayı amaçladığı ziyaret öncesinde Demokratik Suriye Güçleri’ne (QSD) yönelik silah yardımı yapmayı resmi olarak onaylandı. Türkiye’nin “ya biz ya YPG” ikilemine sürüklediği ABD’nin aldığı bu karar, aynı zamanda Suriye denkleminde söz sahibi olan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un ABD’de bulunduğu ve Trump ile görüşme yaptığı bir döneme denk geldi.

“Bu karar ne anlama geliyor, Erdoğan’ın olası ABD ziyareti ve Trump ile yapmayı düşündüğü görüşme bu kararı etkiler mi? İki küresel gücün bu kararın alınmasında ortaklığı söz konusu mu” gibi pek çok muhtelif soru var, ancak verilen yanıtlar farklı. Suriye konusunu en başından beri takip eden ve alana hakim gazeteci, uzmanlardan biri olan Musa Özuğurlu, kararın sadece silah yardımı kararı olarak değerlendirilemeyeceğini, Kürtlersiz “bir gelişimin olmayacağının” teyidi anlamına geldiğini söyledi.

RUSYA’DA KÜRTLERSİZ OLMAYACAĞI NOKTASINA GELDİ

dihaber’e konuşan Özuğurlu, Rusya’nın da bu karar sürecine dahil olmuş olabileceğinin altını çizerek şunları dile getirdi:

“Sanırım Rusya da bir şekilde artık oradaki Kürt gerçekliğini değerlendirmesi gerektiğini düşünmeye başladı. Bu ABD’nin daha önceden girişimiydi. Belki farklı bir takım ihtimaller düşünülüyordu. Türkiye, Suriye, ABD ve Rusya tarafından. Artık kabul edilen gerçeklik, Kürtlerin orada bir dinamik olduğu yönünde. Kürtlerin olmadığı herhangi bir gelişim ya da pazarlık artık bölge gerçeğine uymuyor. Rusya da bu noktaya geldi. Ruslar, Şam’ın da hassasiyetini göz önünde bulundurarak iki tarafın da zararına olmayacak şekilde sonuçlandırılmasını istiyor.

ŞAM BİLE KÜRTLERLE KARŞI KARŞIYA GELMEK İSTEMİYOR

Bu anlamda Rusya, kısmi bir ABD etkisini kabul etmiş görünüyor. Buna itiraz eden ve fiilen bununla mücadele eden tek ülke de Türkiye’ydi. Şam ile her zaman bu Kürt dinamiğinin uyuşmadığını biliyoruz; ama şartlar gereği Şam bile Kürtler ile karşı karşıya gelmedi. Dolayısıyla sadece Türkiye Kürtler ile karşı karşıya geldi. Rusya Türkiye’nin tezleri nedeniyle de çekinik duruyordu. Ama baktılar ki Türkiye ne derse desin orada bir gerçeklik var. Rusya ile ABD oturup muhtemelen mantıklı olan yolu ele alıp bir ortaklaşma içerisine girdiklerini görüyoruz. Bu karar aynı zamanda bunun göstergesi.

RUSYA VE ABD ANLAŞTI

Artık hiç bir ülke Kürt dinamiğini görmezden gelinmeyeceğini biliyor. Türkiye hariç herkes bunu görüyor. Rusya da, Suriye de asker bulunduran ve mali yük altına girmiş bir ülke olarak bunun farkında. Rusya da bölgede Kürtler ile birlikte bir dizayn olması gerektiğini düşünüyor. ABD Kürtleri müttefik olarak görüyor ve şimdiye kadar oluşturulan bir takım somut kazanımlardan geri adım atılmamasını önceliyor. Dolayısıyla Rusya ile ABD arasında iki tarafın da rahatsız olmayacağı iki tarafın da daha sonrasında bir birlerine jest yapabilecekleri bir durum ortaya çıkıyor.”

DAİŞ’İ KÜRTLER BİTİRECEK

Son alınan kararın “stratejik” bir karar olduğunu ve “DAİŞ’in bitirilmesinin başlangıcı” olabileceğinin altını çizen Özuğurlu, “Karşılıklı jestleşme derken bundan bahsediyordum. Rusya’nın müttefiki olan Şam, DAİŞ ile savaşıyor. ABD de bir şekilde IŞİD’e karşı savaşıyor . Ama aslında IŞID’e karşı savaşanlar Kürtlerdir. Çünkü DAİŞ’in Kürtlere karşı yaptığı katliamlar var. Asıl muhatap Şam ve Kürtler. Ama IŞİD konusunda asıl muhatap Kürtler, çünkü kendi bölgelerini özgürleştirme savaşı veriyorlar” dedi.

RAKKA OPERASYONUNA SURİYE ORDUSU DA KATILABİLİR

Rusya ve ABD’nin DAİŞ karşıtlığı üzerinden bir anlaşmaya gittiklerinin altını çizen Özuğurlu, “İki tarafın da kazanacağı bir formüle gidilebilir. Buradaki ilk hedef IŞİD. Hem Şam’ın, hem Kürtlerin, hem de ABD ve Rusya’nın işine yarayacak bu bir operasyon olacak Rakka operasyonu. Bu operasyon sadece YPG ile mi yapılıyor. Suriye ordusu da mı katılır?” şeklinde konuştu. Özuğurlu, Suriye ordusunun da Rakka operasyonuna katılma ihtimalinin bulunduğunu belirterek, “Suriye Dışişleri Bakanı Velid Mualim’in ‘Kürtler IŞİD’e karşı mücadele ediyor’ söylemi çok önemlidir. Burada devlet kendi içindeki bir dinamiğin IŞİD’e karşı mücadele ettiğini düşünüyor. Rusya’nın ikna etmesiyle Suriye ve ABD arasında zımni işbirliği olacak gibi görünüyor” şeklinde konuştu.

KÜRTLERİN DE DAHİL OLDUĞU BİR ANLAŞMA YAPILABİLİR

Erdoğan’ın ABD’ye yapmayı düşündüğü ziyaretin ABD’nin kararını değiştirmeyeceğini belirten ve bunu da, “Eğer öyle olsaydı Erdoğan’ın ziyaretini beklerlerdi” sözleriyle dile getiren Özuğurlu, “ABD kendi kararını verdi. ABD zevahiri kurtarmak için bazı açıklamalar yapabilir. Ama bunların hiç birinin sahada karşılığı olmaz. Bu adımların geriye gitmesi mümkün olmaz. Şam ve Rusya ile yapılacak bir anlaşma olursa, YPG’nin ilerlemelerinden sonra belki 3 ülke arasında bir anlaşma olur. Kürtlerin de içinde olduğu bir anlaşmaya gidilebilir. O zaman ABD somut olarak bu yardımlarda sınırlandırmaya gittiğini açıklayabilir; ama bunun Türkiye ile alakası olmayacak. Şimdiye kadar yürüttüğü politikalar nedeniyle Türkiye, geri dönülmez bir noktada. ABD Rusya ve Suriye’yi Kürtler konusunda karşısına almış durumda. Geri adım atılacak bir durum söz konusu olamaz” diye konuştu.

TÜRKİYE KABULLENMEK ZORUNDA KALACAK

Türkiye’nin Rojava politikasını değiştirmek zorunda kalabileceğini de belirten Özuğurlu, “Türkiye’nin başka çaresi yok. Durumu değiştirmeyeceğini biliyor Erdoğan, söylem değişikliğine gidebilir. Fiili olarak önüne geçemediği durumu kabullenmiş olacak” dedi.

Yorumunuzu yazınız