SON DAKİKA

TTB ve Diyarbakır Tabip Odası’ndan ihraç tepkisi

Bu haber 08 Mayıs 2017 - 15:34 'de eklendi ve 53 views kez görüntülendi.

OHAL döneminde Diyarbakır’da 130 hekim ve 307 sağlık emekçisi ihraç edildi. Diyarbakrı Tabip Odası’nın eski ve yeni başkanlarının da aralarında bulunduğu onlarca doktorun açığa alınmasına ya da ihraç edilmelerine tepki gösteren Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel. “Hekimler Türkiye’de iyi hekimlik değerlerini savundukları, akademik özgürlük, emek, barış ve demokrasi mücadelesi verdikleri için hedef seçilmişlerdir”dedi. Diyarbakır Tabipler Odası Genel Sekreteri Doktor Mehmet Şerif ise “AKP iktidarına bu yanlıştan vazgeçmeye ve toplumu hakkaniyetle yönetme sorumluluğunu taşımaya davet ediyoruz” diye konuştu.

 

Diyarbakır’da düzenlenen toplantıya Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şubesi Başkanı Raci Bilici, Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilcisi Avukat Barış Yavuz, TMMOB Diyarbakır Koordinasyonu’ndan Mehmet Orak, BES Diyarbakır Şubesi Başkanı Bedirhan Çetinkaya ile birçok STK temsilcisi katıldı. TTB adına açıklama yapan Prof. Dr. Tükel, 15 Temmuz askeri darbe girişiminin sonrasında, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi olarak askeri ve sivil darbelere karşı olduğumuzu ilk günden açık bir dille ifade ettiklerini belirterek. darbe girişimi sonrası OHAL ile birlikte, temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı, ülkenin KHK’ler ile yönetildiği bir döneme girildiğini vurguladı. Tükel “Darbecilere karşı mücadele olarak başlatıldığı bildirilen süreç, giderek KHK’lar aracılığıyla muhalif kişilerin kamusal alandan tasfiyesine dönüşmüştür. OHAL döneminde, Sağlık Bakanlığı’ndan 5.625 kişi, üniversitelerden 5.295 kişi olmak üzere toplam 106.117 kişi kamudan ihraç edildi. İhraç edilen hekimlerin sayısı ise; Sağlık Bakanlığı’ndan 1.576, Tıp Fakültelerinden 1.199 olmak üzere toplam 2.775’dir. 2016 yılı Eylül ayından bu yana, TTB’nin yöneticiliğini yapmış, TTB kurullarındaki çalışmalarıyla hekimlik değerlerine, demokrasi, hak ve özgürlükler mücadelesine yoğun emek ve katkı sunmuş, akademik alanda önemli çalışmalara imza atmış, sağlık hakkı mücadelesini birlikte yürüttüğümüz çok sayıda tabip odası üyesi arkadaşımız da kamu ve üniversitelerdeki görevlerinden ihraç edilmişlerdir. Hekimler Türkiye’de iyi hekimlik değerlerini savundukları, akademik özgürlük, emek, barış ve demokrasi mücadelesi verdikleri için hedef seçilmişlerdir” dedi.

İhraçlarla sağlık hizmeti aksıyor

TTB ve tabip odaları yönetici ve üyelerinin kamu görevinden ihraç edilmesinin, üniversitelerdeki kadrolarından koparılmalarının, sağlık hizmetlerine ve yükseköğretim sistemine zarar verdiğini vurgulayan Tükel, “ Çok sayıda hekimin ihraç edilmesi halkın sağlık hizmetlerine erişimini aksatarak halkın sağlık hakkının engellenmesine neden olmuştur. Yine bu ihraçlar, nitelikli sağlık hizmeti verilmesini, hastalarının ve öğrencilerin ülkemizin değeri olan bilim insanlarından faydalanmasını, iyi ve donanımlı hekim yetişmesini engellemektedir. Kamu görevinden hukuki deliller olmadan kimse çıkartılamaz. Bir ceza, ancak soruşturma sonucunda suçluluğu kanıtlanan kişilere verilebilir. Kamudan ihraç edilenlerin büyük çoğunluğunun darbe ile bağlantısını ortaya koyacak hukuki kanıtlar ve bir soruşturma yapıldığının belgeleri bulunmamaktadır. Buna karşın, bu kişiler delil olmadan suçlu ilan edilmişlerdir. Oysa ki, etkili soruşturmalarla suçları kanıtlanmadığı sürece herkesin masum olduğu ilkesi temel alınmalıdır. Hangi siyasal düşünceden ya da görüşten olursa olsun kamuda yürütülen darbe soruşturmaları hukuk kuralları içinde titizlikle yapılmalı; darbe girişimi ile bağlantısı saptanmayan, haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen tüm kamu görevlileri görevlerine iade edilmelidir” diye konuştu.

Darbeye ve OHAL’e karşı demokrasi

Diyarbakır Tabip Odası Genel Sekreteri Doktur Mehmet Şerif ise demokrasinin, toplumun sağlıklı olma halinin en temel belirleyicilerinden olduğuna işaret etti. Demokrasi açısından gelişkin siyasal rejimlerin hüküm sürdüğü ülkelerde, bireylerin ve toplumun sağlık düzeylerinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Şerif “Diyarbakır Tabip Odasının demokrasi talebi bu gerçeği şiar edinmekten gelmekte ve ülkede ağır ve çatışmalı dönemlerde bizleri siyasal İktidarların hedefi haline getirmektedir. Diyarbakır Tabip Odası, 15 Temmuz darbe girişiminde olduğu gibi, tüm askeri ve sivil darbelere, sıkıyönetim, OHAL gibi olağandışı antidemokratik yönetim biçimlerine karşı demokrasiden yana olmayı bir hekimlik değeri olarak görmüş ve bu değerleri ilkesel olarak her koşulda savunmuş, sağlığın olmazsa olmazı olarak görmüştür. Darbe Girişiminden bir hafta sonra ilan edilen OHAL ile birlikte KHK’lar yayımlanmaya başlanmış, haksız ve hukuksuz bir biçimde muhaliflere ve emek ve meslek örgütü aktivistlerine yönelik cadı avına başlanmıştır” diye konuştu.

130 hekim 307 sağlıkçı ihraç edildi

Diyarbakır’da bugüne kadar 307 sağlıkçı ile 130 da hekimin ihraç edildiğini vurgulayan Şerif, “AKP hükümeti yetkililerine soruyoruz,Diyarbakır Tabip Odası Başkanı olmayı ihraç edilmeyi gerektiren bir ölçüt olarak mı görüyorsunuz? Bizler Diyarbakır Tabip Odası üyeleri, aktivistleri olarak AKP iktidarına bu yanlıştan vazgeçmeye ve toplumu hakkaniyetle yönetme sorumluluğunu taşımaya davet ediyoruz. Sonsöz olarak da bedeli ne olursa olsun Demokrasi, Emek ve Barış Mücadelesini daha da güçlendireceğimizin sözünü yineliyoruz. OHAL ve haksız, hukuksuz ihraçlar son bulsun. Barış, demokrasi ve iş güvencemiz daim olsun” dedi.