Deniz’in, Yusuf’un ve Hüseyin’in -Katledilmesi- İdamı / 6 Mayıs 1972

“Savaşımız, çağımızın yüz karası emperyalizme ve onun işbirlikçilerine karşıdır!” Yusuf Aslan, Ant Dergisi-1970.

1960’lı yılların ikinci yarısında Avrupa’da gelişen ve tüm dünyaya yayılan devrimci sol rüzgârlar doğal olarak ülkemizde de gençlik hareketi içerisinde yer bulur ve etkisini gösterir. Yükselen sol muhalefete ve devrimci gençlik hareketine karşı emperyalizmin işbirlikçileri, askeri kanat eliyle 12 Mart 1971 de bir darbe (muhtıra) gerçekleştirdi. Darbeciler, 26 Mart 1971 ve 11 Aralık 1971 olmak üzere iki kez üst üstte CHP’den ayrılan Nihat Erim başkanlığında ‘milli birlik’ (darbe) hükümeti kurdular. Darbeciler tüm güçleriyle işkencelerle, idamlarla, yargısız infazlarla, yiğit devrimcilerin kanlarına girdiler. 68 Gençlik hareketinin öncüleri, Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan ve Kadir Manga 31 Mayıs 1971’de Nurhak’ta, Mahir Çayan ve arkadaşları 30 Mart 1972 de Kızıldere’de, Ser Verip Sır Vermeme Geleneğinin Öncüsü İbrahim Kaypakkaya da Diyarbakır işkence hanelerinde katledildiler.

12 Mart Muhtıranın (Darbesinin) ilk günlerinde Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan ikisi birlikte Nurhak’a dağdaki gerilla grubuna katılmaya giderken, Sivas İli Şarkışla İlçesi sınırları içinde motosikletleri bozulur. Bir ihbar sonucu güvenlik kuvvetleri Denizlerin oldu yere gelir. Taraflar arasında çatışma çıkar, çatışma esnasında Gezmiş ile Aslan birbirlerini kaybederler. Gezmiş 16 Mart 1971 Salı günü Sivas’ın Şarkışla İlçesinin Gemerek Nahiyesinde etrafı sarılarak, Aslan ise Şarkışla’da yaralı olarak yakalanır. Denizlerin yargılanmaları 16 Temmuz 1971 günü Altındağ Veteriner Okulu Binası’nda Tuğgeneral Ali Elverdi Başkanlığında Baki Tuğ Savcılığında Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 No’lu Sıkıyönetim Mahkemesi’nde başlar. 16 Temmuz 1971’de başlayan Mahkeme 9 Ekim 1971’de biter. Mahkeme kararı: Mahkememiz Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını; bir kısmını tağyir, tebdil veya ilgaya cebren teşebbüs suçunu işlediğinizi sabit gördü. Türk Ceza Kanunun 146/1 Maddesi gereğince ölüm cezası ile tecziyenize karar verdi.

45 yıl önce Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte asılarak idam edilmeden önce Alman Der Spiegel dergisinde çıkan son yazısında, Deniz Gezmiş şöyle diyordu: “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm. Yaşasın Marksizm-Leninizm’in Yüce İdeolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Kardeşliği! Yaşasın İşçiler, Köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!” Deniz GEZMİŞ, Yusuf ASLAN ve Hüseyin İNAN 6 Mayıs 1972 tarihinde sabaha karşı, Ulucanlar Cezaevi’nde asılarak idam edildiler. İdam edildiklerinde Gezmiş ve Aslan 25, İnan ise 23 yaşındaydılar. Deniz’in, Yusuf’un ve Hüseyin’in, 1969’da katledilen (öldürülen) Yoldaşları Taylan Özgür’ün yanına gömülme istekleri yerine getirilmeyip, Ankara’da Karşıyaka Mezarlığı’na gömülürler. Mezar parsel numaraları l3, 16 ve 17’dir.

Deniz Gezmiş kimdir? Deniz Gezmiş, Ankara’nın Ayaş ilçesinde 27 Şubat 1947’de doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olarak ilk ve ortaöğrenimini Sivas’ta, Liseyi İstanbul’da Haydarpaşa Lisesinde okudu. Henüz lise öğrencisiyken Sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri iςinde buldu.1965’li yıllarda Türkiye İşçi Partisi (TİP) Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. İlerleyen yıllarda bu partiden ayrıldı. 7 Kasım 1966’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. 1 Eylül 1969’da, 10 Haziran’da “üniversiteyi işgal” ettiği gerekçesiyle Hukuk Fakültesi’nden ihraç edildi. Kısa bir süre Filistin’de kaldı. Daha sonra Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu.

Hüseyin İnan kimdir? Hüseyin İnan, 1949’da Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Bozhöyük köyünde doğdu. İlk ve Orta Okulu Sarız’da, Liseyi Kayseri’de okudu. 1966 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin İdari Bilimler Bölümü’ne girdi. İnan, bu okulda öğrenim gördüğü sıralarda Sosyalist Fikir Külübü ve Dev-Genç içinde yer aldı. O sıralarda TİP’e de üye oldu ve çeşitli etkinliklerde yer aldı. 1968 yılında okuldan uzaklaştırıldı. Hüseyin İnan’da Filistin’de El-Fetih’in kamplarında yer aldı, bu örgüt ile beraber İsrail’e karşı mücadele verdi. 1970 yılında Türkiye dönen İnan, Deniz Gezmiş ve Sinan Cemgil’le birlikte THKO’nu kurdu. Bu örgütün gerçekleştirdiği bütün eylemlerde aktif rol aldı. 24 Mart 1971 tarihinde, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yakalandı.

Yusuf Aslan kimdir? Yusuf, 1947’de Yozgat’ta doğdu. Ortaöğrenimini dindar ve anti-komünist eğilimlerle, gelenekçi önyargıların güçlü olduğu bir çevrede tamamladı. 1966’da ODTÜ’ye girdi. Bir yıla kalmadan ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü’nün üyesi oldu, Dev-Genç içinde çalışmaya başladı. 1969’da arkadaşlarıyla birlikte Filistin’e gitti, 1970 yılında geri döndü. 1970 yılında kurulan THKO’nun kurucusu ve önderlerinden olan Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş’le birlikte Nurhak’a dağdaki gerilla grubuna katılmaya giderken, Şarkışla’da yaralı olarak yakalandı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 No’lu Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılandı. 9 Kasım 1971’de Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’la birlikte idam cezasına mahkûm edildi.  6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş ve Hüseyin İnan’la birlikte idam edildi.

O dönemde Mecliste Adalet Partisi (AP), Birlik Partisi (BP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Güven Partisi (GP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Millet Partisi (MP) Türkiye İşçi Partisi (TİP), Yeni Türkiye Partisi (YTP) bulunmaktadır. Denizlerin idamı için Mecliste yapılan oylamada; Çekimserler: 2, Oya katılmayanlar: 118, Açık üyelikler: 9 yani üç fidanın oylamasında ‘hayır’ diyenlerin sayısı sadece 48 vekilden oluşmaktadır. Bu dönemde Mecliste CHP’nin 144 vekili bulunmaktadır. Bu 144 vekilden sadece 47’si red oyu verirken geriye kalan 97 vekil, ya evet demiş ya da oylamaya katılmayarak idam kararının çıkmasına destek olmuştur. Hayır, oyu verenlerin 47’si CHP’den olurken, 1 vekil de TİP’li Mehmet Ali Aybar’dır. Diğer TİP’li vekil ise oylamaya katılmayanlar arasındadır. Birlik Partisinden de üç fidanın idamına hayır diyen olmamıştır. Hacı Bektaş evlatlarından Yusuf Ulusoy evet oyu verirken, Mustafa Timisi dâhil diğer 6 vekil oylamaya katılmayarak idam kararı çıkmasına destek vermişlerdir. Çünkü oylamaya katılmamak, idamı onaylamak demektir.

Bu üç devrimci yiğit, idam edildikten sonrada Özgürlük-Eşitlik ve Adalet mücadelesinin çok önemli sembolü oldular. Türkiye İşçi Sınıfı, Emekçi Halkımız, Kürt Halkı, Devrimciler, Sosyalistler, Komünistler, bu üç Yurtsever Devrimciyi unutmadı, unutmayacak! Onlar emperyalizme, kapitalizme, faşizme, gericiliğe karşı verilen savaşımımızda yaşıyorlar! Evet, Sürdürdüğümüz mücadele, sınıf mücadelesi olduğu kadar, Özgürlük-Eşitlik ve Adalet mücadelesidir de. Lenin bir çalışmasında yoldaşlarına şu soruyu yöneltir: “Yoldaşlar yenmeye cesaretiniz var mı?” Evet, yoldaşlar, cesaretimiz var. Tekçi ve inkârcı anlayışı mutlaka ama mutlaka yeneceğiz. Laik, demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi ve çoğulcu Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Eninde sonunda DEMOKRASİ ve BARIŞ kazanacak! AŞK İLE.

Mehmet KABADAYI.

İletişim: Mehmet_k.34@hotmail.com                   

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

bayan escort bursa escort kizlar bursa escort escort gaziantep escort kayseri istanbul escort istanbul escort etiler escort escort izmir bursa escort elazığ escort malatya escort porno izle izmir escort istanbul escort denizli escort izmir escort bayan antalya escort bayan izmir escort escort izmir travesti porno istanbul escort bayan

maltepe escort alanya escort kartal escort manavgat escort