“Sokağa çıkma yasakları” sırasında sağlığa erişim hakkı ve insan hakları ihlallerine karşı Silvan’da “Yaşamı savunmak için 1 saat hizmet üretmiyoruz” eylemine katıldığı için hakkında dava açılarak İstanbul’a sürgün edilen sağlık emekçisi Sevgül Tekin, bütün davaları kazanmasına rağmen KHK ile ihraç edildi.

Darbe girişimi ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) aralarında akademisyen, öğretmen, asker, polis, sağlık emekçilerinin de bulunduğu 100 bini aşkın kamu çalışanı meslekten ihraç edildi. KHK’lerle kamudan ihraç edilen toplam kamu çalışanı sayısı 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat darbe dönemlerinde işten atılan toplam kamu çalışanı sayısını geçmiş durumda. Bakanlar Kurulu’nun 30 Nisan’da Resmi Gazete’de yayınlandığı 689 sayılı KHK ile ihraç edilen 3 bin 974 kamu emekçisi arasında yer alan sağlık emekçisi Sevgül Tekin, işçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın arifesinde yayınlanan KHK ile 10 yıldır sürdürdüğü mesleğinden ihraç edildi. Tekin, kendisi hakkında açılan davayı ve idari soruşturmalar sonucunda verilen disiplin cezasına karşı açtığı davayı kazanmasına rağmen ihraç edildi.

İKİ DAVAYI KAZANDI AMA İHRAÇ EDİLMEKTEN KURTULAMADI

Aynı zamanda KESK’e bağlı sağlık kolunda faaliyet yürüten Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) üyesi olan Tekin, yasağın ilan edildiği Silvan ilçesinde çalıştı. Tekin, üyesi olduğu sendikanın “sokağa çıkma yasağı”nın ilan edildiği kentlerde yaşanan sağlığa erişim hakkı, ölümler ve insan hakları ihlallerine dikkat çekmek için 2015 yılının Aralık ayında Türkiye genelinde “Yaşamı savunmak için 1 saat hizmet üretmiyoruz” eylemi kapsamında hazırlanan basın metnini okuduğu için baskılara maruz kaldı. Silvan Devlet Hastanesi önünde yapılan açıklamada basın metnini okuduğu için gözaltına alındı, hakkında dava açılarak disiplin soruşturması başlatıldı. Savcı, “yaşamı savunmak için” yapılan basın açıklamasına katılan Tekin hakkında hazırladığı iddianamede, “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

Savcı, iddianamede sağlık emekçilerinin eylemi için “Sağlık çalışanlarının can güvenliği adı altında örgüt propagandası yaptığı”nı savundu. Tekin, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında beraat etti. Bu karar Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) tarafından onandı. Mahkeme kararına rağmen, Tekin hakkında disiplin soruşturması başlatan Silvan Kaymakamlığı, soruşturma sonucunda hazırlanan olumlu rapora rağmen Tekin’in ihraç edilmesi talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk etti. Soruşturma sonucunda Tekin’e 3 ay kademe durdurma cezası veren kurul, Tekin’i Diyarbakır’dan İstanbul’a sürgün etti. Tekin, idarenin verdiği kararı idare mahkemesine taşıdı. Mahkeme, yürütmenin durdurulması kararı verdi. Tekin, Diyarbakır’a dönüş hazırlıkları yaptığı sırada KHK ile ihraç edildiğini öğrendi.

‘BU ÜLKEDE İNSANLAR ÖLMESİN DEDİĞİM İÇİN…’

Kararı değerlendiren Tekin, mevcut yasalarda güvence altına alınan sendikal faaliyet ve ifade özgürlüğü kapsamında okuduğu basın açıklaması gerekçe gösterilerek hakkında disiplin soruşturması ve dava açıldığına işaret etti. Aralarında bebek ve yaşlı insanların bulunduğu çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiği yasaklar sırasında görevini yapan birçok sağlık emekçisinin de yaşamını yitirdiğini ifade eden Tekin, “Bu ülkede insanlar ölmesin, sağlık haklarından mahrum edilmesin dediğim için hakkımda disiplin soruşturması açıldı. Sonra da kendimi doğup büyüdüğüm kentten 1500 kilometre uzaklıkta olan İstanbul’da buldum. Burada yaşadığım adaptasyon süreci ve çalıştığım yerdeki kuşkulu bakışlar… Ancak yaşadığım bütün bu olumsuzluklar ve zorluklara rağmen vicdanım rahat. Başım dik. Çünkü ben pişmanlık duyacağım bir şey yapmadım. Sadece vicdanımın sesini dinledim” ifadesini kullandı.

‘HAKKIMI ARAYACAĞIM’

Hakkında açılan davada beraat etmesine rağmen disiplin soruşturması sonucunda 3 ay kademe durdurma cezası da aldığını anlatan Tekin, “Bana verilen cezayı duyduğumda güldüm geçtim. Sürgün kararının durdurulması için açtığım yürütmeyi durdurma davasını Nisan ayında kazandım. Doğup büyüdüğüm kente dönmenin verdiği heyecan ve mutluluğu içinde dönüş hazırlıkları yaptığım sırada KHK ile ihraç edildiğimi öğrendim. Üstelik ihraç listesinde ismim eski iş yerimde (Silvan’da) gözüküyordu. Bu da listenin daha ben sürgün edilmeden hazırlandığının göstergesiydi. Hukuksuzca alınan kararla ihraç edilen çalışma arkadaşlarıma karşı hissettiğim eksiklik, eziklik ihraç edildikten sonra bir anda uçup gitti. İhraç edilen arkadaşlarımla birlikte hakkımı arayacağım. Emeği, mesleğimi ve insan yaşamını savunmaya devam edeceğim” diye kaydetti.