“Sokağa çıkma yasakları” sırasında yaptığı konuşmalar nedeniyle tutuklanan DBP Diyarbakır eski İl Eşbaşkanı Ali Şimşek hakkında 13 ay sonra 20 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Savcı, Şimşek’in 2 yıldır haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan talimat aldığını savundu.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 17 Nisan 2016’da tutuklanan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır eski İl Eşbaşkanı Ali Şimşek hakkında tutuklandıktan yaklaşık 13 ay sonra iddianame hazırlandı. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen 40 sayfalık iddianamede, “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla suçlanan Şimşek’in, 8 buçuk yıldan 20 yıla kadar hapsi istendi.

İddianamede Şimşek, Eylül 2015 ve Nisan 2016 tarihleri arasında Diyarbakır’da düzenlenen 22 yürüyüş, basın açıklaması, açılış ile yerel ve ulusal basın ve yayın kuruluşlarına verdiği röportajlarda yaptığı konuşmalar nedeniyle suçlanıyor. PKK ve KCK’nin Türkiye, İran, Suriye ve Irak toprakları üzerinde “birleşik bağımsız bir Kürdistan devleti” kurma amacıyla “Özyönetim/Özerklik” ilan ettiğini ileri süren savcı, Şimşek’in katıldığı eylem ve etkinliklerde “özyönetim” ile ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle hakkında soruşturma başlatılarak, gözaltına alındığı hatırlattı.

DBP’NİN DUVAR SAATİ ‘SUÇ’!

Soruşturma kapsamında polisin DBP İl binasında yaptığı aramada el koyduğu, duvar saati, kitap, pankart, dergi ve bilgisayarları suç delili olarak gösteren savcı, DBP Diyarbakır İl Örgütü’nün, DAİŞ’in saldırısı altındaki Kobane’de yaşanan yıkımı gösteren fotoğrafın üzerinde bulunduğu “Özgürlüğün bedeli” yazılı duvar saatlerini “örgüte gelir sağlamak amacıyla hazırladığı” savundu.

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın poster ve resimlerini de suç unsuru olarak gösteren savcı, 23 Haziran 2008’de Antep’teki trafik kazasında yaşamını yitiren Kürt siyasetçiler Cihan Deniz ve Hüsnü Ablay’ın fotoğraflarının bulunduğu pankarta yer alan “Şehidê Kurdistanê namire (Kürdistan şehitleri ölümsüzdür)” sözleriyle “örgüt propagandası” yapıldığını savundu.

SAVCI, GOOGLE ARAMASINDA BULDUĞU HABERİ SUÇ DELİLİ YAPTI

Şimşek’in yasaklar sırasında sosyal medya hebasında yaptığı paylaşımlarla ilgili ismi açıklanmayan bir kişinin BİMER’e yaptığı şikâyete de yer veren savcı, Şimşek’in yaptığı hangi paylaşımın suç unsuru taşıdığına değinmedi. Şimşek’in yaptığı konuşmalar ve çalışmalara ilişkin internet üzerinden “açık kaynak” çalışması yapıldığını hatırlatan Savcı, araştırma sonucunda Şimşek’in DAİŞ saldırısı altındaki Kobanê için yaptığı ve 25 Haziran 2015’te haberler.com sitesinde yer alan “DBP’den sınıra gitme çağrısı” yaptığının tespit edildiğini belirtti. Savcı, Şimşek’in Diyarbakır’da katıldığı 10 Ekim Ankara Katliamı protestosu ve Anadil Günü’ne katılması ve burada konuşmasını da suçlama konusu yaptı.

SAVCIYA GÖRE KONUŞMALAR KİŞİNİN KONUMU VE HİTAP ETTİĞİ KİTLEYE GÖRE DEĞİŞİYOR

Savcı, Şimşek’in yaptığı konuşmalarla “sokağa çıkma yasakları” ilan edilen şehirlerdeki operasyonlar için “katliam” ve “abluka” dediğini, PKK üyelerinin yaptığı eylemleri “direniş”, “mücadele” olarak nitelendirdiğini, yaşamını yitirenler için “şehit” diyerek hendek ve barikatlara açıkça destek verdiğini halka “yasadışı eylem” ve “direnme” çağrısında bulunduğunu savundu. Şimşek’in PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın görüş ve düşüncelerini toplum içinde benimsenmesine ve kökleşmesini teşvik edecek konuşmalar da yaptığını öne süren savcı, Şimşek’in konumu ve hitap ettiği kitlenin algılanma biçimi dikkate alındığında konuşmalarının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini ileri sürdü.

Şimşek’in katıldığı eylem ve etkinliklerin salt siyasi faaliyet kapsamında görülemeyeceğini savunan savcı, Şimşek’in il başkanı olduğu DBP aracılığıyla PKK ve KCK’nin amaç ve faaliyetleri doğrultusunda hareket ettiği, “siyasi faaliyet kisvesi altında” örgütün eylem çağrıları ile örgüt yöneticilerinin talimatlarını ve çıkarları doğrultusunda “örgüt üyesi” olarak faaliyet gösterdiğini ileri sürdü. Şimşek’in katıldığı bütün eylemlerde siyasi kimlik ve gücünü PKK ve KCK ile İmralı Adası’ndaki PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan aldığını, talimatlarla halkı kışkırttığını, ülkenin bölünmez bütünlüğü aleyhine açıklamalar yaparak özyönetim ilanını meşru göstermeye çalışarak KCK örgütlenmesine ve Öcalan bağlılığını gösterdiğini iddia etti.

SUÇLAMALARI REDDEDEN ŞİMŞEK: AMACIMIZ ÖLÜMLERİ ÖNLEMEKTİ

Yargıtay’ca onaylanan partisinin tüzüğünde bulunan “demokratik özerklik” ile ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle suçlanan Şimşek, savcılıktaki ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Şimşek, ifadesinde özetle “Ben legal siyasi bir partinin il eş başkanıyım. Bizim amacımız Sur bölgesine giderek burada gerçekleşen olayları görmek ve sokağa çıkma yasaklarını protesto etmekti. Yanlış gidişata karşı toplumsal bir refleks ve tepki göstermektir. Amacımız insan ölümünün önlenmesini sağlamaktır. Amacımız Sur’daki mevcut duruma dikkat çekmek içindi” savunmasını yaptı.

Şimşek’in yargılanmasına Haziran ayında Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

Yorumunuzu yazınız