Reina katliamının ardından İstanbul Okmeydanı’ndaki kahvehaneleri dolaşarak IŞİD’e ve gericiliğe karşı laiklik için mücadeleye çağıran Ayşegül Başar ve Hamit Dışkaya 3 Ocak günü “halkı kin ve düşmanlığa sevk etme” iddiasıyla tutuklanmıştı. Yaklaşık dört aydır tutuklu bulunan Okmeydanı Halkevi üyelerinin davasının ilk duruşması 25 Nisan salı günü saat 9’da Çağlayan Adliyesi’nde gerçekleşecek. Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, laikliği savunan herkesi “Laiklik yargılanamaz” demek için Çağlayan’a çağırıda bulundu.

Oya Ersoy’un açıklaması şöyle;

“2017 yılına girdiğimiz ilk saatlerde İstanbul Reina’da gerçekleştirilen katliamda 39 insanımız hayatını kaybetti, 65 insanımız yaralandı. Bütün dünyanın ve ülkemizin barış, kardeşlik, huzur dilekleriyle girdiği 2017 yılı ne yazık ki ilk saatlerinde kana bulandı.

Bilindiği gibi yılbaşından günler önce başlayan provokasyonlarda yılbaşı kutlayanlar hedef gösterildi. İktidar yandaşı basın yayın organlarının bazıları kutlamalara karşı kampanya yürüttü. Diyanet İşleri Başkanlığı yaptığı açıklamalarla bu kampanyanın yürütücülerinden birisi oldu. Çeşitli mizansenlerde Noel Baba’nın kafasına silah dayandı. Örnekleri artırılabilecek bu tür hedef göstermelerle yürütülen eylemler engellenmek yerine iktidar tarafından desteklendi. Ve ne yazık ki böyle bir ortamda girdiğimiz 2017 yılı kanlı bir katliamla başladı.

Halkevleri olarak yaşanan saldırıya dair tutumumuzu saldırı gerçekleştiği ilk andan itibaren ortaya koyduk. Başta İstanbul olmak üzere ülkemizin birçok yerinde Halkevciler kahvelerde, otobüs duraklarında, pazarlarda konuşmalar yaptılar, yaşanan saldırıyı kınadılar ve bu tür saldırılara karşı mücadelede laikliğin önemini anlattılar. Bu konuşmalardan bir tanesi de Okmeydanı’nda bir kahvede yapıldı. İŞİD’e karşı mücadele ve laiklik çağrısı yapan arkadaşımız şöyle diyordu: “Bundan sonra mahallelerimizde IŞİD’çilere, cihatçı çetecilere geçit vermeyeceğiz. Gericiliğin karşısında yükseltilmesi gereken bir bayrak vardır. Bu da laiklik bayrağıdır. Laiklik, özgürlük, kardeşlik, insanca yaşam mücadelesi demektir. Bizler herkesi bu mücadelenin birer neferi olmaya çağırıyoruz. Gericilerden, faşistlerden, başkanlık sevdalılarından hesap sormaya çağırıyoruz.” Konuşma önce cihatçı çeteleri destekleyen çeşitli hesaplar tarafından hedef gösterildi. Ardından İçişleri Bakanlığı’nın resmi hesabı arkadaşlarımızı skandal bir tweetle hedef gösterdi. Kamuoyunun yoğun tepkisinin ardından tweet kaldırıldı ama üyelerimiz Hamit Dışkaya ve Ayşegül Başar İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla gece evleri basılarak gözaltına alındı. Üyelerimiz laiklik çağrısı yaptıkları konuşma sebebiyle İstanbul 14. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etmek” suçlamasıyla tutuklandı.

Arkadaşlarımız 3 Ocak’tan buyana laiklik için mücadele çağrısı yaptıkları için tutuklular. Avukatlarımızın şimdiye kadar tutukluluğa itiraz eden bütün başvuruları sudan sebeplerle geri çevrildi. Ve tutuklanmalarına gerekçe olan “halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” suçlamasıyla üyelerimiz haklarında iddianame hazırlandı. 3 Ocak’tan buyana tutuklu arkadaşlarımızın duruşması 25 Nisan 2017 saat 10.00’da Çağlayan’da bulunan İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Bizler Laikliğin; toplumsal barışın, kardeşliğin ve birlikte yaşamanın, demokratik bir ülkenin ön koşulu olduğunu biliyoruz.

Laikliği savunmak, her yurttaşın görevidir.

Bu ülkenin geleceği için; düşünen, sorgulayan, araştıran; biat eden değil hakkını bilen, hakkını arayan nesiller yetiştirmek için Laiklik mücadelesi yaşamsaldır!

Ülkemizi cihatçı çetelere teslim etmemek için Laiklik mücadelesi yaşamsaldır!

Kadınların eşitliği ve özgürlüğü için Laiklik mücadelesi yaşamsaldır!

Dinci gericiliği ortadan kaldırmak, toplumsal yaşamın dinsel kurallara göre örgütlenmesinin, baskı altına alınmasının önüne geçmek için halkı koruyan, halkın çıkarına ve yararına olan bir laiklik anlayışının bu ülke topraklarında yeşertilmesi şarttır!

İçine sokulduğumuz karanlıktan çıkmamızın yolu Laiklik ve Demokrasidir!

Bu yüzden arkadaşlarımız tutuklandığı ilk günden itibaren “laiklik yargılanamaz” diyoruz. Yaşamın her alanında ve anında; evde, işte, okulda, mahallede, sokakta Laiklik için mücadele edeceğiz. Laikliği savunacağız!

25 Nisan günü laiklikten yana olan, laiklik yargılanamaz, tutuklanamaz diyen herkesi 9.30’da Çağlayan Adliyesi’ne bekliyoruz.”