PAYLAŞ

Yüzlerce Kürt siyasetçinin tutuklandığı bir süreçte yapılacak olan referandumu değerlendiren DBP Eşbaşkanı Yüksek, Kürt halkı için 16 Nisan’ın bir hesap günü olduğunu belirterek, sandık gününün iple çekildiğini belirtti

Son bir yılda Kürt seçilmişlere yönelik operasyonlarla yüzlerce siyasetçi tutuklanırken, OHAL’le birlikte belediyeler de gasp edilerek şimdiye kadar 82 belediyeye kayyum atandı. Kayyum ve tutuklama operasyonlarıyla birlikte yüzlerce yönetici, üyesi ve Eşbaşkanı Sebahat Tuncel’in tutuklu bulunduğu DBP, referandum çalışmalarına devam ediyor. DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, referandum sürecini, KDP’nin Şengal’e saldırısını ve Avrupa temaslarını değerlendirdi.

‘Gücümüzü halktan alıyoruz’

Referandum sürecine belediye eşbaşkanının ve çok sayıda üye ve yöneticilerinin tutuklanması gölgesinde hazırlandıklarını belirten Yüksek, “Ancak bu halk hareketinin önüne geçmeye yetmiyor. Gücümüzü halktan alıyoruz. Özellikle Kürt kentlerinde ciddi oranda ‘Hayır’ oyu çıkacaktır. Türkiye metropollerinde de halklar ‘Hayır’ diyecektir” diye konuştu.

7_kamuran

Amaç halkı sindirmek

Kürdistan’da devam eden operasyonların amacının Kürt halkını sindirmek olduğunu belirten Yüksek, “Operasyonlar, halkımızı sindirmeye dönüktür. Dikkat edilirse, partimize en fazla oy çıkan yerler, kırsal bölgeler ve köylerdir. AKP’nin esas olarak neyi hedeflediği ortadadır. Fakat 1 Kasım’da olduğu gibi tutmayacaktır” dedi.

16 Nisan’ın bütün halklar için önemli olduğunu belirten Yüksek, “Halkımız sandık gününü iple çekiyor. İnsanlar Xerabê Bava’nın, Lice’de yapılanların, bundan önce Kürt kentlerinde gerçekleştirilen bütün yıkımların, yönelim ve saldırıların hesabını sandıkta sormak için 16 Nisan’ı bekliyor” dedi.

Tekçiliğin önüne geçilebilir

“Hayır’ çıkarsa iki önemli nokta açığa çıkar” diyen Yüksek sözlerine şöyle devam etti: “Birincisi AKP’nin dayattığı tekçi rejim engellenmiş olacaktır. Tekçi sistem engellendiği zaman Türkiye’nin önü açılacak ve Kürtler, Türkler, Araplar, her ne kadar inanç ve halklar yaşıyorsa, hep birlikte demokratik bir anayasa yapmanın önü açılacaktır. İkinci husus ise, Kürt sorununun çözümü tekrar Türkiye’nin gündemine girecektir. Çözüm, diyalog ve müzakere yolu ile gelecektir.”

‘Saldırıların KDP’ye yararı yok’

KDP’nin Şengal’e dönük saldırılarını değerlendiren Yüksek, “KDP’nin Ankara’da yaptığı görüşmeden sonra, Minbic’te ve Şengal’de eşzamanlı saldırıların olması oldukça dikkat çekicidir. Bunun ne KDP’ye ne de Kürtlere yararı vardır” diyerek, “Böylesi tarihi bir dönem ve yüzyılda, Kürt siyasi yapıların tamamı birlik içerisinde hareket etmelidir” diye konuştu.

Aziz Oruç – Özgür Paksoy / Amed – dihaber

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız