PAYLAŞ

Agirî’nin (Ağrı) Bazîd (Doğubayazıt) Belediyesi’ne atanan kayyum, diğer tüm Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) belediyelerine atanan kayyumlar gibi ilk hedef olarak kadın kurumlarını kapattı. Kayyum, belediyenin 2010 yılında açtığı Ayşenur Zarakolu Kadın Hastanesi, 2013 yılında açtığı Sema Yüce Kadın Dayanışma Merkezi ile çamaşır evi ve çocuk kreşini hizmete kapattı. Yaklaşık 20 yıllık deneyim sonucu elde edilen kadın kazanımlarının kayyum tarafından kapatılmasına tepki gösteren HDP Agirî İl Eşbaşkanı Avukat Olcay Öztürk, kadını görünür kılan, toplumun her alanında örgütlenmesini sağlayan kurumlarından rahatsızlık duyan ‘erkek devletin’, her türlü yönelim biçiminden geri durmadığını söyledi.

20 yıllık deneyimler hedeflendi

Kayyumların ilk önce kadın kazanımlarına yöneldiğine dikkat çeken Öztürk, “Kadın kazanımlarına yönelik bu antidemokratik uygulamalar kayyumun kadına bakış açısını ele veriyor” dedi. Bazîd Belediyesi’nin yaklaşık 20 yıllık kadın deneyimli bir belediyecilik anlayışına sahip olduğunu hatırlatan Öztürk, “Son döneme kadar Doğubayazıt’taki başkanlar kadın başkanlardı. Bu noktada politikalar kadını önceleyen, onları yaşamın içerisine katmayı hedefleyen, kadın hakları bilincini yükseltmeyi hedefleyen uygulamalar ve politikalar üretiliyordu. Ancak kayyumun atanmasının ardından bu 20 yıllık kadın kazanımlarına yönelim başladı” ifadesinde bulundu.

Hukuk dışı uygulamalar

İktidarın kadın eşbaşkanlarını görevden almak için hukuk dışı uygulamalara başvurduğunu dile getiren Öztürk, “Diyadin Belediye Eşbaşkanı Hazal Aras’ın hukuk dışı, vicdana sığmayacak ve hukuka aykırı delillerle gözaltına alınıp tutuklanması hem kadın hem Kürt kimliğini hedef alan bir tutumdur. Yine Ağrı Belediye Eşbaşkanı Mukaddes Kubilay’ın komplovari iddialarla tutuklanması mevcut iktidarın ve onların atadıkları kayyumların siyasal zihniyet gerçekliğidir” diye konuştu.

‘Hayır’ diyeceğiz

Sistemin kadın kimliğinden korktuğunu belirten Öztürk, “Kadınların birlikte olmasından, birlikte mücadele etmesinden, ürettiğine sahip çıkmasından, toplumda ‘Biz de varız’ demesinden ve kadının toplumu dönüştürmesinden korkuluyor” diye konuştu. Kadınların, erkek devletine, erkek şiddetine ve tüm antidemokratik uygulamalara güçlü bir şekilde “Hayır” diyeceğini vurgulayan Öztürk, “Kadın mücadelesinin ‘Hayır’ duruşunu birleştireceğiz. Türkiye’deki antidemokratik uygulamalara OHAL’e, KHK’lere, kadın üzerindeki şiddete karşı kadınlar olarak ‘Hayır’ı örgütleyeceğiz” diye konuştu.

AGIRÎ/dihaber

Yorumunuzu yazınız