PAYLAŞ

Uluslararası Êzidî Kadın Konferansı Almanya’da yapıldı. Soykırım ve katliamların kadınlara olan etkisinin tartışıldığı konferansta ‘katliam, göç ve tecavüzün birbirine çok yakın kavramlar olduğu’ vurgulandı. Konferansa Şengalli kadınlar da telekonferans ile bağlandı

Uluslararası Êzidî Kadın Konferansı, Almanya’nın Bielefeld kentinde 11-12 Mart tarihleri arasında yapıldı. Konferansın ilk gününde “Soykırım ve kadın kırımının paralelliği”, “Êzidîlere karşı soykırım ve Şengal’in önemi”, “Şengal’de soykırımın parçası olarak kadın kırımı” başlıklı oturumlar düzenlendi. Konferansın açılış konuşmasını Uluslararası İnsan Hakları Komitesi üyesi Patricia Sellers yaptı.

Sadece kadına yönelik jenosidin olmayacağını söyleyen Sellers, “Jenosid bilinçli olarak bir dinin, ulusun yok edilmesidir. Çocuk buna dahildir, kadınlar, insanlar dahildir” diye konuştu.

Dr. Anush Hovhanişyan ise Ermeni, Müslüman ve Süryani ilişkilerine dikkat çekerek ‘bir Ermeni’nin bir Müslüman ile evlenmesi durumunda çocukların Müslüman sayılmasının bir katliam’ olduğunu söyledi.

Enfal’de birçok kadın satıldı

Gazeteci Meral Çiçek de, Kürtlere yönelik yapılan katliamlara dikkat çekti. Enfal Katliamı’nı hatırlatan Çiçek, “Enfal Katliamı’nı kadın bakışıyla değerlendirmek gerekiyor. Çok erkek öldürüldü, ama kadınlar ise halen ruhsal olarak bu katliamdan kurtulmuş değil. Birçok kadın tecavüze uğradı ve birçok kadın Arap kentlerinde Arap yaşlılarına satıldı. Sadece Irak’ta değil, Mısır’da da satıldı. Bu kadınlara ne olduğu hala bilinmiyor. Katliam ve tecavüz birbirine çok yakındır. Bu bir ideoloji olmuştur” dedi.

Katliamlar göç yolunu açıyor

Roza Burc ise harita üzerinden Şengal’in jeopolitik önemine dair bir sunum yaptı. Tewgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Ayşe Gökkan ise ‘Göçler ve Êzidî toplumunda yarattığı etkiler’ başlığı ile bir sunum yaptı. DAİŞ’in elinde esir tutulan kadınlar arasında Êzidîlerin yanı sıra Ermeni, Asuri, Süryani kadınların da olduğunu hatırlatan Gökkan, “İnsanların göç ettirilmesi katliam olarak görülmüyor. Katliamlar göçlerin yolunu açıyor. Göçlerle özgürlükleri iflas ettiriyorlar. Fiziki katliamlarla yine bu toplum çökertiliyor” diye konuştu. Rojava kadın savunma gücü YPJ’nin de mesajının okunduğu konferansa Şengal ve Efrîn’den ise kadınlar telekonferans yöntemi ile bağlanarak sunum gerçekleştirdi.

Konferansın ikinci gününde ise “Fermanın psikolojik ve travmatik etkileri ile aşma yolları”, “Soykırımcı güçlerin yargılanması ve yüzleşme”, “Êzidî toplumuna dayatılan soykırım nasıl boşa çıkarılır” başlıklı konular tartışıldı.

BIELEFELD

Yorumunuzu yazınız