PAYLAŞ

Türkiye’de faili meçhuller ve gözaltında kayıplar, aydınlatılmayı bekleyen “insanlık suçu” olarak tozlu raflarda duruyor. Binlerle ifade edilen faili meçhul cinayetlerle ilgili bir araştırma önergesine verilen yanıt, devletin sadece bu konuda sessiz kalmadığını, bunu inkar da ettiğini gözler önüne serdi. HDP Çewlîg (Bingöl) Milletvekili Hişyar Özsoy’un faili meçhul cinayetlerin araştırılması ve sorumluların yargılanması ile ilgili verdiği soru önergesine, Adalet Bakanlığı “elimizde bilgi yok” diyerek tek bir cümleyle yanıt verdi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın imzasının bulunduğu yanıtta bakanlığın görevlerine atıf yapılarak, “Adli istatistikler sanık ve suç esas alınarak derlenmekte olup, soru önergesine konu edilen hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızda talep edilen ayrıntıda istatistiki bilgi bulunmamaktadır” denildi.

Suçu gizleme çabası

Bakanlık tarafından “bilgi bulunmamaktadır” yanıtı verilse de faili meçhul ve gözaltında kayıplar konusunda Türkiye’nin sicili oldukça kabarık. Ağırlıkta 1990’larla gündeme gelen bu durum çeşitli sivil toplum örgütlerinin de yıllarca gündeminde oldu. Sadece İHD’nin yaptığı resmi başvurulara göre; 1991’de 4, 1992’de 8, 1993’te 36, 1994’te 229, 1995’te 121, 1996’da 68, 1997’de 45, 1998’de 9 gözaltında kayıp vakası yaşandı. Bakanlığın “bilgi yok” dediği failli meçhullerin en yoğun yaşandığı dönemde insan hakları savunuculuğu yapan HDP Sözcüsü Osman Baydemir, yanıtı “Yanıt vermemiş olmaları suçu gizleme çabası olarak ve suçluyu koruma çabası olarak değerlendirmek gerekir” şeklinde değerlendirdi.

ANKARA

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız