antalya escort bayan
bayan escortbursa escortescort gaziantepistanbul escortescort izmirizmir escortistanbul escortdenizli escortescort bayankayseri escorttravesti izmirescort bayanbursa escort bayan

Alevi Gazetesi

istanbul escorthalkalı escort

21.Yüzyılda Kızılbaş Kürt Aleviler

21.Yüzyılda Kızılbaş Kürt Aleviler
CEMO DOĞANCEMO DOĞANTÜM YAZILARI
10.604 views Okundu
21 Aralık 2016 - 8:00

Aleviler modern çağın eşiğindeler.
Bir toplumsal grup olarak son göçlerle birlikte Dünyanın tüm coğrafyalarında neredeyse varlar ve varlıklarını sürdürüyorlar. Osmanlıdan önce Deliorman ve Dobruca bölgesine Hacı Bektaş Veli’nin talebelerinden Sarı Saltık Dede ile Türkmen Alevileri yerleşiyor. Şimdi bir Sarı Saltuk Dergahı da Bosna Hersek’te.  Balkanlar Bedrettini bir isyana ev sahipliği yapana kadar geçen yüzyıllar ve sonrasında çeşitli sebeplerle sürgün edilen bir çok Alevi bugün Bulgaristan, Yunanistan, Romanya’da önemli bir nüfusa sahipler. Osmanlının devşirme tabir ettiği Hristiyan çocukların Yeniçeri Ocağına asker olarak yetiştirilmeleri görevini Bektaşi Tekkeleri yaptığından, bu süreç boyunca Makedonya, Kosova ve Arnavutlukta da önemli bir Bektaşi nüfus oluşmuş ve günümüzde varlığını sürdürmektedirler. Azerbaycan, Afganistan, Luristan, İran, Irak, Suriye, Lübnan ve İsrail’de yerleşik ve kendini ‘Alevi topluluğu’ olarak tanımlayan önemli bir nüfus var.

Türkiye’de Yaşayan Aleviler

İzmir, Balıkesir, Eskişehir,Kütahya, Ordu, Ankara, Yozgat, Amasya,Tokat, Çorum, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars, Muş, Bingöl, Dersim, Elazığ, Malatya, Maraş, Adıyaman, Antep, Hatay, Mersin, Adana bölgelerinde etnik, kültürel ve inançsal renklilikleriyle yaşamlarını sürdürüyorlar. Bu coğrafyalar içerisinde Türkiye’de kendilerini “Alevi-Kürtler” olarak tanımlayan gruplar yoğunlukla Sivas, Erzincan, Dersim hattı, Maraş, Malatya, Elazığ ile güneyde Adana, Adıyaman, Antep sınırları boyunca yaşamaktadırlar. Bu bölgelerde Osmanlıdan önce Selçuklularla da aralarında bir çeşit hukuk işleten Alevi Ocakları yarı göçer Kürt Aşiretleri birbirine bağlı bir inanç Konfederasyonu olarak kabul ediliyorlar. Balkanlarda türbesi ve Dergahı olan Seyit Sarı Saltuk Dede’nin Dersim’de de bir makamı bulunmakta dahası burada önemli bir ocağı temsil etmektedir. Hozat Pertek arasında Üryan Hızır, Ağuçan, Derviş Cemal gibi bir hayli eski, önemli ve etkin Alevi Ocak Merkezleri bulunmaktadır.

Kürt Alevi Coğrafyası

Aleviler tarih boyunca dağlık bölgelere ve merkezi otoritenin baskısının ulaşamadığı yerlere yaşamışlardır. Kürt Alevilerin yoğunluklu yaşadığı bu coğrafya da bir dağlar silsilesidir. Binboğalar, Koç dağları, Engizekler, Nurhaklar hattı Fırat Nehrine kadar yukarıdan Dersim dağlarıyla bir kale durumundadır. Çeşitli Alevi önderlikli İsyanlara ve başkaldırılara sahne olmuş, bu nedenli saldırı ve kıyımlara maruz kalmış, planlı, resmi devlet politikalarıyla ıslahına ve entegrasyonuna uğraşılmış bir bölge…
Alevilerin Tarihsel sosyolojik ilerlemeleri ve günümüze kadar aktara getirdikleri kültürel yaşamları henüz çok yönlü araştırmalara muhtaç boşluklarla doludur. Özgün bir inanç ve yaşam kültürü olan Aleviliğin batıni-felsefik boyutu ve bunun günlük yaşamdaki
uygulamaları, ritüelleri inceleme konusudur.

Kürt Alevilerinde Muhabbet Kültürü

Kürt Alevilerinin son yüzyıla günlük yaşamları ve inanç kültürleriyle aktardıkları en belirgin özellikleri saz ve söz kültürüdür. Alevi İnancının da bir parçası olan ‘MUHABBET’ kültürüyle, ‘DEYİŞLER’ (Demeler) , semahlar ile müzikal bir estetik ve tarihsel bir edebiyat aktarılır. Tarih boyunca toplumun yaşadığı sosyolojik dönüşümü, inancın ayrıntılarını, insana , evrene ve tanrıya yaklaşımını, yüzyıllar boyunca bu kültürle korunup aktarılmış şiirlerde aramak, müziğin atmosferinde filozofların dünyasına misafir olmak gibi bir şey.

Alevi Müziği ve Deyişler

Son yüzyılın başında Alevi Müziğinde, Cem ve muhabbetlerde aktarılan bir çok Deyişte mahlası geçen bazı alevi ozanları;
Aşıkî,Arif,Budala, Cafer, Cefai, Derviş Ali, Dertli, Dedemoğlu, Emrah, Fedai,Feryadî, Fuzuli, Gedaî, Gevheri, Gulami, Harabi, Hasreti, Şah Hatayî, Hüseyin,  İsmail, Kemter,Kul Fakir, Kul Himmet, Kul Himmet Üstadım, Nesimî, Niyazî, Noksanî, Pir Sultan Abdal, Sadık, Sefil Ali, Sefil Selimi, Sefil Edna, Sıtkı, Sırrı, Şem’î, Şi’rî, Teslim Abdal, Veli, Viranî, Visalî…

Alevilerin yaşadığı tüm coğrafyalarda günümüze kadar aktarılmış ortak bir edebiyat hafızası var. Bu ortak hafızada söz sahibi şairler kronolojik bir Alevilik tarihi de sunuyor. Deyişleri toplumsal belleğe alınan ustalar yıllar geçtikçe yeni ustalarla taşınıp aktarılıyor. Yıllar içerisinde yetişen yeni ozanların dünyasından yeni şiirler ve dolayısıyla yeni felsefik yaklaşımlar da elenerek yine toplumsal ortak bir hafızayla yeni nesillere aktarılıyor.

‘Neler çekmiş halkım
türküler şahit’ / İlhan BERK

Dervişler Seyitler Erenler Kültürü
Osmanlının Beylikler sonrası yıllarında hem aşiret hem inanç temelli ocak örgütlülüğü ile Kürt Aleviler yarı göçer bu dağlarda ve yaylalarda kendi içerisinde geleneklerine bağlı merkezden uzak ve kapalı bir topluluk olarak yaşamlarını sürdürdüler. Alevi Kürt aşiretleri 1800 lü yılların ortasında Dersim merkezli bu geniş coğrafyada önemli bir toplumsal varlığa sahiptirler. Osmanlının son yüzyılına evrileceği yıllarında Alevi toplumunda Seyitler, Dedeler, Mirler, Pirler, Dervişler ve Aşıklar ile yürüyen bir işlevsel mekanizma mevcut. İnac ve kültürel yaşamın iç içe girdiği bu toplumsal mekanizmada çok yönlü bir ortakçı yaşam örgüsü ve hümanist bir hukukla işlenmiş kurallar bütününden bahsetmek mümkün.
Topluluğun birlikte yaşadığı tüm alanlarda köyler ve yaylalarda, obalarda en az yılda bir kez bir arada icra ettikleri Dem ve Cemlerde okunan deyiş ve demeler çok yönlü ve gereken özenle incelenmelidir. Ne yazık ki hem tarihçiler hem de halk bilimcileri açısından özellikle Kızılbaş Kürt Aleviliği incelemeleri henüz yeterli değildir.

2000e 10 kala Duran bir Saat; Meluli
Son yüzyıl Alevi Edebiyatında önemli bir variyata sahip Meluli Baba (Hüseyin Karaca Erbil) Maraş’ın Afşin Kötüre köyündendir. 1989 Kasım ayında hakka yürüyen Karaca Dede (Meluli Baba) yaşamı ve şiirleriyle Alevi Edebiyatına ve dolayısıyla Alevi inancının şekillenmesine de yakın tarihimizde büyük katkı sunmuş durumda. Öyle ki 1950 li yıllardan sonra kendi toplumsal coğrafyasını aşan, bir çok Alevi topluluğunun cem ve ibadetlerinde sözleri Latife, Meluli mahlaslarıyla icra edilmeye başlanmıştır. Melulinin şiiri, söleri, dünya algılayışı ve arayışı, Alevi literatüründe kelamı; sadece akıcı ve çağdaş değil, derin felsefik imgelemeler içeren yenilikçi, aydın ve ‘HAKİKATÇİ’ bir harç içeriyor. 1800’lerin ortalarında Dersim Baba Mansur Ocağından talipleriyle birlikte Sivas’ın Kangal Mescid köyüne yerleşen Şıx Araboli Ve Şıx Süleyman gibi Alevi liderleri; Alevi Hakikatçileri olarak tarif edilen ‘HAKİKATÇİLER’ akımının da kurucuları olarak görülüyorlar. Osmanlının sürgünleriyle Kayseri Sarız köylerine gelen Hakikatçi Alevi şıxlarının dünya görüşleri ve felsefik yaklaşımları tüm bölgede ikinci jenerasyon Hakikatçileriyle toplumda, zamanla önemli bir karşılık bulur.
Meluli 1900 lü yılların başında genç yaşlarda başladığı haq arayışını Fransız bir gazeteciye anlatırken şunları söylüyor:
‘Ben aradım çok aradım. En son bunu bildim. Herşey insandadır. Ve bu Bektaşilikten ayrılacak bir taraf bulamadım. Bir çok tarikata başvurdum. Fakat gerçek tarikat olarak bektaşi tarikatını buldum. Buna inandım. İnancım bu. İşte o vakit elçisiyiz şiirin;
Bağlıyız Hacı Bektaş’a
Tapmayız toprağa taşa
Ademden gayrıya haşa
Tapanlardan değiliz biz
Budur Melulinin  hali

Gerçek dosta dedik beli
Hacı Hoca Dede eli 
Öpenlerden değiliz biz.
 dedik çıktık. Yaşantım bu…

Hakikat arayışında ademi bulduk demekle yetinen Meluli Baba etrafında şekillenen yaşamla da Alevi toplumunu etkilemiş. Mamki Kose, Aziz Baba, Bimar,Haydar Bayrak, Pazarcıklı Ali Sayılır, Mücrimi, Ali Haki, Halil Öztoprak, İbreti ve Erdem Baba (İbrahim Erdem) gibi çağın önemli filozofları ve kültür aktarıcılarının ‘HAKİKAT’ arayışları, birlikte bir yaşamı şekillendirmiş.
1950 ve 60 lı yıllarda Kürt Aleviler kent kültürüyle tanışırlar. Sarız Gürün Şarkışla Kangal Çamşığı Zara İmranlı Hekimhan Arguvan  Pütürge Akçadağ Elbistan Afşin Nurhak Doğanşehir Gölbaşı Bulam Pazarcık İslahiye Kırıkhan gibi alevi toplumunun yoğun yaşadığı yerlerde Hakikatçi Alevilerin Dem ve muhabbetleri bir çok yönüyle etkili olmuş ve bir çok usta işi deyişin günümüze aktarılmasında hayati bir rol oynamış görünüyor. Hakikatçi Alevilik Akımı 1960 ve 70 li yıllarda Ali Sayılır, İbrahim erdem, Musa Hazar, İsmail Turunç, Mikail Aksoy ve Antepli Kasacı Hüseyin gibi önemli şahsiyetlerin birlikte derinleştirdikleri felsefik bir aydınlanma yaşıyor diyebiliriz. Evvel bölgede daha sonra 1974 le birlikte de istanbulda bir araya gelen bu usta arayışçı şairlerin Erzincanlı Ali Adil Atalay ve çevresiyle birlikte daha geniş coğrafyalara da etkilerinin olduğunu söylemek mümkün. Bu yıllarda Bölgenin önemli bir Ocağı Sinemilli Ocağının Dedelerinden özellikle Mehmet Mustafa Dedenin de İstanbuldaki bu muhabbetlerde büyük katkılar sunduğu bilinmektedir.

Saz, söz ve şiir; Alevi Felsefesinin temelini oluşturan fikirler bütününü ve hak kelamı olarak tabir ediliyor.
Cumhuriyetle tümden etkisiz hale getirilmiş Alevi Toplumunun yaşamsal temel taşlarından biri olan Ocak Kültürü ve arayışçı hakikat anlayışı belli noktalarda çelişkiler ve tartışmalar yaşasa da aslında son çeyrekte önemli bir toplumsal taban ve yaşamda ortak bir paydada pratik bulmuştur. İbreti, Hudai, Çoban Mehmet, Aladeli, Mahzuni, İsmail İpek, Perişan Güzel, Perişan Ali, Apê İwik, Fedai gibi son demin önemli şair ve ozanları deyim yerindeyse Dervişler ve Filozoflar birbirlerini bulmuş, kaynaşmışlar. Başköylü Hasan Efendiyle Firik Dedeyle Dersimde ifade bulan yeni şiir, Semsurda Ali Baba ve Sufi Hakikatçilerle paralel bir dünya görüşü ve din anlayışını ortaya koyuyor.
Modern şiir Orhan Veli, Neyzen Tevfik, Nazım Hikmet gibi şairlerle evrilirken Alevi Toplumu da yeni çağa Cumhuriyetle evrilir. Tevfik Fikret çoktan yaşlıdır. Harabi tüm yeni şiire rağmen yol almaya devam eder. Hep içredir özr-ü aynıl hak;
‘İrfan olan bilir sırrı müphemi
İzhar etmek için ism-i azami
Çamurdan yoğurduk yaptık ademi
Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik’ / Edip Harabi 


Alevi Dedeleri, Hakikatçiler ve Keramet Ocakları
Kürt Alevi Toplumunun bir bütün olarak yaşamında Dedeler önemli bir yer tutarlar ve toplumda etkin ve saygın bir yerleri vardır. Tüm Alevi Toplumunda son 30 yıla kadar etkin bir inançsal icranın olduğunu söylemek mümkün. Son yüzyılda Kürt Alevi toplumunda hizmet vermiş bazı dedeler:
İsmail Taştutan Dede , Mehmet Mustafa Dede, Mehmet Yüksel Dede, Abuzer Dede, Mamo Geyik Dede, Küçük Tacım Dede, Büyük Tacım Dede, Veyis Dede, İbraim Aldede, Mustafa Maniş Dede, Ali Murtaza Topal Dede, Gozal Dede, Mamko Dede, Sadık Hüseyin Dede, Hasan Sinemillioğlu, İbo Dede.

Hakikatçi gelenek ile dedelerin aynı demlerde muhabbetleri, önemli bir ortak yaklaşım yaratsa da bu yeni anlayış aslen Elif Ana gibi şahsiyetlerle mistik bir anlam buluyor ve belki de bu sayede tabana yayılıyor denilebilinir. Zira Elif Ana ve yaşamıyla oluşturduğu Ocak, etrafında Sinemilli dedeleri de dahil bir çok filozofu, ermiş, evliya tabir edilen yolcuyu ağırlıyor ve Hakikatçilerin son kuşağı insanlarından Günahkar İsmail gibi bir çok yol insanını da mekansal olarak etrafında topluyordu.  Bu tarz merkezler ve ocaklar tarih boyunca karşımıza birer çekim merkezi olarak cıkıyor; Kangal Mescid köyünde, Sarız Dallıkavak’ta, Afşin Kötüre’de Adıyaman Bozhöyükte, Bulam Zerbanda, Hemen hemen tüm Kürt Alevi coğrafyasında ziyaret kültürüyle de şekillenen bir mistik mekan bulmak mümkün.  İşte İstanbulda Edebiyata önemli Divanlar katmış  Ali Nihat Tarlan’nın
‘harabat ehliyiz mestaneyiz biz
alemin nadanı biganeyiz biz
vahdet şarabından içmek istersen
bizden iç şarabı meyhaneyiz biz
ali dost veli dost da deli dost’ dediği kelamı besteleyen ve Alevi Demlerine katan Sinemilli dedesi Mehmet Mustafa Dede, belki de bu yüzden elinde sazı Pazarcığın Pulyan köyünde Elif Ana’nın Deminde hakka yürüyecekti. Aynı posta kimler oturmamıştı ki…

…………

Adıyaman Sufileri

Son yüzyılda Sünnileşmiş bir çok köyle birlikte Adıyaman Semsur bölgesi Kızılbaş Aleviliği günlük yaşamdaki işlevselliğini, önemini ve  toplumsal özgünlüğünü koruyarak varlığını sürdürüyor. Üryan Hızır, Hacı Kureyş, Ağuiçen, Baba Mansur gibi etkin ocakların yürütmesini sürdürüle gelmiş olmakla birlikte Hakikatçi akıma paralel Adıyaman Sufileri olarak tabir edilen önemli bir filozofik akım da hala sürdürülmektedir.

İnançta şekilciliği dıştalayan, doğmalar ve hurafelere yer bırakmayan, insanı merkeze alan ve vahdeti vucud kavramıyla bir bütünlüğe varan bu felsefik anlayış, öyle görünüyor ki kültürel ve inançsal tüm renkleriyle zaman içerisinde evriliyor ve yaşamaya devam ediyor.

Adıyaman Bulam Zerban Örneği

Alevi topluluklarında Kadın ermişler evliya ve erenler önemli ve özgün bir inceleme gerektirmektedir. Dersimdeki Ana Fatma, Düzgün Baba, ziyaretleri gibi Zerban da tarihsel aktarıyla günümüze ulaşmış bir kadın evliya kültü. Bulam ilçesi aynı zamanda Üryan Hızır Ocağının da önemli merkezlerinden biri. Burada da Alevi inancı günlük yaşamın tümüne hakim durumda. Bir kış günü ziyaret ettiğimiz Zerban’da yaşlı Alevi Kadınlar getirdikleri lokmaları mezarın üzerine paylaşıp sazlar eşliğinde semahlar dönüyorlar ve bazı durumlarda kurmancı ağıtlar yakıyorlardı.

Dersim Aleviliği İçin Zeynel Dede’nin Söyledikleri.

Zeynel Dede Dersim Ovacı’ta yaşıyor. Kürt Alevi toplumunda saygın bir yeri var. Bu yeni çağla değişenleri bir cenaze örneğe indirerek şunları söylüyor:
‘Biz İnsana ve Doğaya inanıyoruz. Atalarımız da bunu bize böyle anlattı. Adem dışında bir yerde arama. Bizler birbirimizden uzaklaştık ve yeni zamanda her şey soğudu. İnsan insandan uzaklaştı. Eskiden bir insanımızın devri olunca cenazesini soğuk depolara değil ateşin yanına ocağın önüne koyardık. Sazlar çalar beyitler söylerdik. Bu bizim toplumsal görevimizdi aynı zamanda. Çünkü inancımıza göre insan ölmez. Şimdi şekil değişti ve öz de kalmadı. Unuttuk insanı.’

Dersim Bargini köyü örneği Ve Ağuiçen Ocağı

Alevi Ocakları içerisinde en fazla talibi olan ve geniş bir coğrafyada nufusu bulunan Ağuiçen Ocağı Dergahı Dersim Hozat Bargini köyündedir. Buradaki Türbede bulunan taşın üzerinde 1190 rakamını okuyoruz. Yüzyıllar boyu Alevi İnanç Konfederasyonunun önemli bir merkezi olmuş bu dergah 1937 ve 1938 Dersim Katliamında Alevi İnanç önderlerinden Seyit Turabi Baran ve Seyit Hasan Canan’la birlikte 26 insan yakılarak katledilir. Kemiklerine yeni ulaşılan insanlardan geriye kalan Zafe Ana ve Ocagın dedesi Abidin Bakır Dede Ağuçan ocağının bekçi köyü olduklarını ve tüm yaşananlara rağmen dem ve cemlerini yapmaya devam ettiklerini söylüyor.  Bargini de Dem ve Cemlerimiz hiç kesintiye uğramadı her koşulda inanç ritüellerini yaşattıklarını ekliyor.

Tüm Aleviler gibi Kürt Aleviler de modern çağın eşiğindeler.
Aşk ile…


Kürt Alevi Kadınları / Maraş Elbistan Kantarma Köyü – 20 Eylül 2013 – Pir Mehmet Yüksel’in Cenazesinde Cemevinden bir kare

Bu yazı Semah Dergisi – Ocak-Şubat 2017 sayısında yayınlanmıştır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Gomanweb21 Aralık 2016 / 16:59Cevapla

http://www.gomanweb.org sitesinin KÜLTÜR-YAŞAM sayfasında yayınlamayı düşünüyorum. Sayın yazarın ve site editörünün bilgisine sunulur. / M. HOCA

şahin22 Aralık 2016 / 23:15Cevapla

doğu karadeniz bölgesinde gümüşhane ve giresundada bayagı alevi nüfusu var gümüşhanede sarı saltık ocağına bağlı bayağı alevi türkmeni var

maltepe escortalanya escortkartal escort manavgat escort
antalya escort
malatya escortelazığ escortizmir escorterzurum escortescort erzurummersin escortporno izlepornoporno izlekonulu pornoanal pornoescort hatayescort sivasmalatya escortescort sivasescort çorumbursa escortdeutsche porno