PAYLAŞ

Musul operasyonu devam ederken savaş mağdurları yönünü Rojava’ya çevirdi. Mültecilerin sayısının giderek artması beraberinde barınma ve ilaç sorunlarını da getirdi. Bunca sorunun yanına mevsim soğuklarının da eklenmesi sorunları kat be kat artırırken mülteciler, UNHC’nin harekete geçmesini istedi

DAİŞ çetelerinin vahşi uygulamaları ve Musul’u kurtarma operasyonunun başlaması nedeniyle Musul’dan binlerce mülteci Rojava’ya sığındı. Üstelik göç her geçen gün biraz daha artıyor. Rojava’ya gelen mülteciler çeşitli kamplara yerleştiriliyor. Hol Mülteci Kampı da bunlardan biri. DAİŞ çetelerinden kurtarıldıktan sonra temizlenen Hesekê kentine bağlı Hol nahiyesinde bulunan mülteci kampında şu an 10 bin 500 mülteci barınıyor.

Tüm imkanlar seferber fakat…

Hesekê kentine bağlı Hol nahiyesinin 5 kilometre güneyinde bulunan Hol Kampı uzun yıllardır mültecilere ev sahipliği yapıyor. İlk kez 1991 yılında Iraklılar için açılan kamp, bugün de DAİŞ’ten kaçan Musulluları ağırlıyor. Musul’u kurtarma operasyonunun başladığı 17 Ekim tarihinden bu yana kamptaki mülteci sayısının her geçen gün artmasıyla birlikte mültecilerin ihtiyaçları da arttı. Heyva Sor a Kurd tüm imkanlarını buradaki mülteciler için seferber etmesine rağmen Rojava’ya yönelik uygulanan ambargodan dolayı mültecilerin ihtiyaçlarını yeterince karşılayamıyor. En fazla sorunun ilaç temininde yaşandığı kampta şeker hastalarının olduğu, ama ellerinde insülin iğnesi olmayan Heyva Sor a Kurd’un, bazı kronik hastalıkların tedavisi için gereken ilaçlara acilen ihtiyaç duyduğu öğrenildi. Heyva Sor a Kurd görevlileri, bölgeye yoğun bir göç yaşanmasına rağmen Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) kamplara yeterli yardım yapmadığı ve bu durumun bir an önce giderilmesi gerektiğini belirtti.

Eğitim sorunu çözüm bekliyor

Giderek artan mülteci akını kamp görevlilerini de yoğun bir faaliyet içine soktu. Görevliler kapasitesinin 3 katı kadar daha yerleşim alanı açma hazırlığı yapıyor. Hol Mülteci Kampı Halkla İlişkiler Sorumlusu Berivan Hisen, kampta 9 bin 550 (bin 856 aile) Iraklı mültecinin yanı sıra bin civarında da Suriye iç savaşında evsiz kalmış ya da çetelerin zulmünden kaçanların olduğu bilgisini paylaştı. Berivan Hisen, kışın gelmesiyle başlayan soğukların mültecileri oldukça zorladığına ve gelen yardımların çok sınırlı olduğuna dikkat çekerken, giderek büyüyen kampta eğitim sorununun da henüz çözülmediğini söyledi.

Yurtlarını zorunlu bir şekilde arkalarında bırakan mülteciler için yaşam, zulme uğramaktan, kalmaktan veya geri dönmekten oluşan bir korkudur. Öyle ki yaşadıkları onca işkence ve baskıya rağmen DAİŞ’in elinde esir bulunan yakınlarının can güvenliği için yaşadıkları kaygıları ve acıları sınırlı ve tedbirli bir şekilde anlatıyor ve gözlerinde biriken gözyaşı ve hüzünle acılarının anlaşılmasını, yardım elinin uzatılmasını istiyor mülteciler.

‘DAİŞ canlı kalkan olarak kullandı’

2hab1Musul operasyonun başlamasıyla giderek sıkışan DAİŞ çetelerinin kaldıkları köylere geldiklerini ve kendilerini canlı kalkan olarak kullanmak istediklerini söyleyen mülteciler, yurtlarına geri dönmek istediklerini ama DAİŞ çeteleri bölgeden tamamen temizlenmedikçe dönmeyeceklerini ve YPG’ye güvendikleri için Rojava’ya sığındıklarını belirtti. DAİŞ’in zulmünden kaçmak için Irak’ın Selahaddin eyaletine bağlı köyünden Rojava sınırına kadar gelen Nura Xelif, köylerini işgal eden çetelerin rehin aldıkları sivilleri canlı kalkan olarak kullandıklarını ve koalisyon uçaklarının bombardımanları esnasında onlarca komşusundan sadece bir kişinin sağ kurtulduğunu söyledi. Xelif, yaşadıkları maddi sıkıntıdan dolayı hasta çocuğu için ilaç alamadığını, bunun dışında ihtiyaçlarının sınırlı da olsa giderildiğini dile getirdi. Çöl soğuklarının etkili olduğu bölgede özellikle geceleri havanın aşırı soğuması kamp sakinlerinin ısınma sorunlarının bir an önce giderilmesini gerektiriyor. Mültecilerin en büyük endişesi ise kampın çoğunluğunu oluşturan çocuk ve yaşlıların hastalanmaları.

Sia Ali/Hesekê

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız