PAYLAŞ

İzmir’de ekonomik rant elde etmek amacıyla başlanan iki proje ile insan yaşamı adeta hiçe sayıldı. ‘Afet Toplanma Alanı’ olarak geçen Üçkuyular Pazaryeri’ne alışveriş merkezi ve otel yapılırken, zemini ‘jöle’ kıvamında olan Bayraklı Salhane bölgesine ise gökdelenler dikiliyor

Ekonomik rant elde etmek için imza atılan iki ayrı proje ile İzmir’de yaşayan insanların yaşamı hiçe sayılmış durumda. Bu projelerden biri, belediye kayıtlarında önemli bir afet ve deprem durumunda “Afet Toplanma Alanı” olarak geçen Üçkuyular Pazaryeri’ne yapılmak istenen alışveriş merkezi (AVM) ve otel. Yaklaşık 30 bin kişinin alışveriş yaptığı, 870 esnafın tezgah açtığı Üçkuyular Pazaryeri, bir süre önce Doğuş Holding’e satıldı. İzmir Valiliği’nin onayladığı proje ile Üçkuyular’a 40 bin metrekare kayıtlı alan üzerinde 301 bin metrekare büyüklüğünde AVM, 211 odalı otel yapılacak.

12izmirim2Pazar yeri ne olacak?

Taşınmanın ardından konuya ilişkin açıklamada bulunan İzmir Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Hamdin Erişen, pazarın taşındığı yeri zorluklarla bulabildiklerini belirterek, taşındıkları yerde pazarcıların büyük bölümünün otopark sorununu çözemediğini ifade etti. Üçkuyular Pazaryeri’nin bin 20 kişilik olduğunu, yeni yerde ise 708 kişinin tezgah açtığını söyleyen Erişen, “5 yıldır Üçkuyular Pazarı’nı taşıyacak yer arıyordum ve bulamıyordum. Eğer burası olmasaydı esnaf, tezgah açacak yer bulamayacaktı. Kimse bu süreçte bu esnafa sahip çıkmadı. Evet, eleştirilerde haklılar ama ellerini vicdanlarına koysunlar” diye konuştu.

Zemin jöle kıvamında ama…

İnsan yaşamının büyük riske atıldığı bir diğer proje ise, Bayraklı Salhane bölgesinde yapımı süren kat sayıları 26 ile 62 arasında, yükseklikleri ise 110 metre ile 200 metre arasında değişen 14 gökdelen inşaatı. Başta Folkart olmak üzere Megapol, Kavuklar ve benzeri inşaat şirketlerine ait gökdelenlerin yükseldiği bölgenin zeminine ilişkin uzmanların yaptığı uyarılara ise kulak asan yok. 2014 yılından bu yana bölgede zemin etütleri ve çeşitli çalışmalar yapan TMMOB’a bağlı jeofizik mühendislerinin araştırmaları sonucunda, zeminin yer yer 300 metrelere ulaşan boyutta “jöle kıvamında” olduğu ortaya çıktı.

Suç işleniyor

Deprem Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan’a göre ise, kıyılardaki yapılar bir, en fazla iki katlı olmalı. Deprem gerçeği göz ardı edilerek inşa edilen yüksek yapıların büyük felakete yol açacağı uyarısında bulunan Bayraklı, Karşıyaka gibi yerlerde zeminin çok yumuşak olduğunu ve ne kadar yüksek teknoloji ürünü sağlam yapılar dikilirse dikilsin, deprem durumunda bu yapıların yıkılma tehlikesinin oldukça yüksek olduğunu kaydetti. Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer de, bölgenin zemininin kentin en kötü zemini olmasına rağmen imara açıldığını ve yüksek katlı binaların yapılmasına izin verildiğini söyledi.

Cihan Başakçıoğlu / İzmir

Yorumunuzu yazınız