PAYLAŞ
Dr. Abuzer Meral, ortaokula giden oğluna zorunlu din dersi kapsamında uygulamalı namaz eğitimi dayatmasına itiraz ettiği için yandaş medya tarafından hedef haline getirilerek işinden edilmişti. Meral “Alevi yurttaş olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim” dedi.

Yalova’da özel bir hastanede çalışan Dr. Abuzer Meral, ortaokula devam eden oğluna, zorunlu din dersi kapsamında sınıfta uygulamalı namaz eğitimi dayatmasına itiraz etmişti. Zorunlu din dersine itiraz etti diye yandaş ve tetikçiliği ile bilinen Akit gazetesi tarafından hedef gösterilen Dr. Abuzer Meral işinden oldu. Sosyal medya üzerinden de linç kampanyasına tabi tutulan Meral Facebook hesabında yaptığı açıklamada “Bir Alevi yurttaş olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim diye bunlar başımıza geldi, Çocuğum üç gündür okula gitmek istemiyor. Korkuyorum diyor. Yaşadığımız bu yıpratıcı süreç beni ve ailemi çok etkiledi.”

TETİKÇİ AKİT HEDEF GÖSTERDİ!

Akit adlı “gazete”de geçtiğimiz gün “Bu nasıl doktor” başlığıyla hedef gösterildikten sonra işinden olan Dr. Abuzer Meral’in paylaşımı şöyle:

“Sevgili arkadaşlar, bu ülkenin yürekli, onurlu, vicdanlı, çağdaş yurttaşların yaşadığım bu sosyal linç ve hak gaspı karşısında göstermiş oldukları yoğun desteklerinden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.
Bu süreçte beni tanıyan tanımayan inancın ve imanın Allah ile kul arasında olması gerektiğine inanan inançlı Müslümanlardan da azımsanmayacak düzeyde destek aldım. Sağ olsunlar. Bu ülkede hala ahlaklı vicdanlı insanlar Müslümanlar sanıldığı kadar az değil.”

“HUKUKÇULARA GÖRE AKİT’E HUKUK İŞLEMİYOR”
“Hukukçular, Tetikçi Akit gazetesinin bu tür linç girişimlerine açık haberleri hakkında açılmış tüm davalar adli olarak “düşünce ve ifade özgürlüğü” kapsamında ele alınmış” diyorlar değerlendirmesinde bulunan Meral “Bir çok hukukçu, ve kurumdan yoğun destek aldım. Her türlü hukuki desteği vermeye hazır olduklarını söylediler. İki hukukçuya vekalet verdim.
Hukukçuların araştırmalarına göre bu güne kadar tetikçi Akit gazetesinin geriye dönük bu tür linç girişimlerine açık haberleri hakkında açılmış tüm davalar adli olarak “düşünce ve ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirilmiş.” dedi.

GAZETE DEĞİL, ÜLKEYİ YÖNETİYOR

“Bu kadar cesur ve cüretkar davranmalarını nedenine anlaşılıyor böylelikle. 30 bin tirajlı İslamofaşit gazete değil, ülkeyi yönetiyor adeta. En baba yazarlarının tıklanma sayısı on bini geçmiyor.
Ve emin olun ki Müslümanların büyük bir çoğunluğu bu gazeteden nefret ediyor.
Bu durum üzücü olsada benim ve benim durumumda olan mağdurlar için bir avantaja dönüşmüş durumda. Açılan ve açılacak davalarda bu konuyu emsal olarak sunacağım.
İlk gün yogun, sonra azalan cahil psikopat islamofasitlerden gelen seviyesiz, ana varat küfreden, ölümle tehdit edenlerden fake olmayan bazı hesaplar ile hukuki olarak hesaplaşacağım.
Çocuğum üç gündür okula gitmek istemiyor. Korkuyorum diyor. Her şeyin farkında.
İnanç özgürlüğü, laik bir eğitim, zorunlu din derslerine karşı mücadelemiz devam edecek.
Ya bu ülkede eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamayı öğreneceğiz yada bu ülke cehenneme dönecek.
Yasasin özgür laik demokratik Türkiye!

Merhaba arkadaşlar,
Yaşadığımız bu yıpratıcı süreç beni ve ailemi çok etkiledi. İnsanın başına gelmeden anlayamıyormuş. Yeme içme uyku ve sağlık sorunları yaşıyoruz.
Ben sorumlu bir yurttaş olarak üzerime düşeni yaptığıma inanıyorum. Özgürlükçü, çogulcu, Şiddet içermeyen her türden insani düşünce ve inançlara saygılı bir yurttaş olarak demokratik laik bir hukuk devletinde yaşamak istiyorum. Çocuklarımın da yaşamasını istiyorum. Bu anlamda bu olayın ana nedeni olan bir Alevi yurttaş olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim.

Kişisel sayfamda anayasanın bana verdiği düşünce ve ifade hakkımı kullandım ve başıma bunlar geldi. Yaşadığım bu süreçte bu konuda toplumsal bir duyarlılık yarattığına inanıyorum. Bundan sonra bu işin takipçileri siyasi partiler ve kurumlar olacaktır. Bu mücadele devam edecektir.
Bir baba ve hekim olarak sorumluluklarım, idame etmem gereken bir yaşantım var. Bu akşamki basın toplantısından itibaren bir süreliğine kendi yaşamımı düzenlemek, iş ve gündelik yaşantıma dönmek için bu konu hakkında yazmayacağım görüşme tekliflerini kabul etmeyeceğim. Hukuki süreçleri sürdüreceğim.
Bundan bir korku yılgınlık çıkaranlar olabilir. Asla korkmuyorum. Korksaydım yıllardır bunun mücadelesini vermezdim. Yaşadığım durum bir insanlık hali.
Saygılar sevgiler…

Arayan milletvekilleri mecliste gündeme getireceklerini söylediler.

Yorumunuzu yazınız