PAYLAŞ

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, partilerine yönelik yapılan operasyonda bir gecede 15 kişinin gözaltına alındığını hatırlatarak “Nasıl bir tarafsızlıktır bu? Nasıl bir bağımsızlıktır? Buyurun anlatın bakalım, yargı kimin emrinde?” dedi. Sancar, HDP’lilere yönelik fezlekeleri hazırlayanların 15 Temmuz darbe girişimi sonrası “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklandığını da ifade ederek “Yargı çökmüş durumda. Yargı çökertildi. Kim, hangi işi yapıyor; hangi savcı hangi davaya bakıyor, belli değil. Ama bize gelince, ‘Hukuk işliyor.’ Yok. Ortada hukuk falan yok. Ortada olan şey keyfi bir düzendir. Siyasi bir operasyondur. Net söylüyorum, bir intikam ve sindirme operasyonudur” dedi.

“Bunun adı tam diktatörlüktür”

Bütçe görüşmelerinde konuşan Sancar’ın ifadeleri şöyle:

Hükümet sözcüsü ağzından mı kaçırdı, yoksa içindekini diline mi yansıttı bilemiyorum. Sayın Kurtulmuş dedi ki: “Yargı Cumhurbaşkanlığına bağlıdır.” Oysa Anayasa ortada. Yürütme, yargı, yasama birbirinden ayrıdır. Yargı yürütmeye bağlıysa eğer ortada ne hukuk devleti ne demokrasi kalır. Bunun tam adı diktatörlüktür. Cumhurbaşkanı devletin birliğini temsil eder ama tarafsız davranmak zorundadır. 

“Hukuksuzluklarınızın hesabını vereceksiniz”

Tarafsız mı davrandı şimdiye kadar Cumhurbaşkanı? Hayır. Anayasa’yı defalarca ihlal eden sayısız uygulaması, sayısız açıklaması var. Anayasa’yı tepeden aşağıya kadar ihlal eden bir yürütme ve onun başı var. Sonra da bize “Hukuku ihlal ettiniz, ifadeye gitmediniz de onun için tutuklandınız” diyeceksiniz ve bunu da halka yutturacaksınız. Kusura bakmayın, ama önce kendi hukuksuzluklarınızın hesabını verirseniz. 

“Nasıl bir tarafsızlık bu?”

Apaçık bir siyasi operasyon var dedim. Bunun da en önemli kanıtı, sanki merkezden koordine edilmiş bir şekilde, bir gecede, aynı saatte, 15 milletvekiline operasyon düzenlenmesiydi. Nasıl bir tarafsızlıktır bu? Nasıl bir bağımsızlıktır? Buyurun anlatın bakalım, yargı kimin emrinde?

“Fezlekeleri hazırlayanlar tutuklandı”

Cezaevinde tutulan milletvekillerimiz hakkındaki fezlekelerin pek çoğunu hazırlayanlar şu anda terör örgütü üyesi olmaktan içerideler. Yargı çökmüş durumda. Yargı çökertildi. Kim, hangi işi yapıyor; hangi savcı hangi davaya bakıyor, belli değil. Ama bize gelince, “Hukuk işliyor.” Yok. Ortada hukuk falan yok. Ortada olan şey keyfi bir düzendir. Siyasi bir operasyondur. Net söylüyorum, bir intikam ve sindirme operasyonudur.

“Niye bu kadar çok korkuyorsunuz?”

Cezaevindeki arkadaşlarımızın hepsi milletvekilidir, hepsinin yasama faaliyetlerine katılma hakları var. Neden tek kişilik hücrelerde tutuyorsunuz? Neden bir araya gelmelerine izin vermiyorsunuz? Nedir bu korku arkadaşlar, niye bu kadar çok korkuyorsunuz? Gerçi ben sizi anlıyorum, korkmakta haklısınız. Şimdiye kadar bütün planlarınız, başkanlık yönünde, keyfi yönetim doğrultusunda, antidemokratik uygulamalar doğrultusundaki bütün politikalarınızı en etkili şekilde boşa çıkaran biz olduk. 

“Ekonomik krizi demokrasi bitirir”

1 Kasım seçimlerine giderken “Ya tek başına iktidar, ya kaos” dediniz ama gördük ki tek başına iktidar kaos getiriyor. Asıl yapmanız gereken bu ihtirastan vazgeçmektir. Eğer çoğulcu demokratik bir sisteme dönüş sinyali verirseniz emin olun dolar hızla düşer, ekonomik krizin derinleşmesinin önü kesilir. Sadece bir hafta demokrasiden, çoğulculuktan, hukuk devletinden konuşalım, o doğrultuda uygulamalar için işaret verilsin ekonomik krizin önü alınır. Bu ekonomik kriz siyasi bir krizdir, sebepleri siyasidir ve diktatörlük heveslerinin yarattığı büyük gerilimin ekonomiye yansımasıdır.

Yorumunuzu yazınız