PAYLAŞ

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin düzenlediği  Kadın ve Siyaset konulu açık oturumda, Aladağ’da kız öğrencilerin yurtta çıkan yangında yaşamını yitirmesi gündem oldu.

Açık oturumda çocukların ölüm nedeninin “takdir-i ilahi” olmadığı belirtilerek, “Çocukların yanma nedeni iktidarın gücünü siyasal İslam anlayışını benimseyenlerle paylaşmasıdır. Bu ülkede saraylar yapacak küresel müteahhitlik teknolojisi var.  Kız çocuklarına yurt yapmak bu kadar mı zor?” denildi.

Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 82. yıl dönümü dolayısıyla Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde düzenlenen açık oturuma MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar, Cumhuriyet Gazetesi Köşe Yazarı Çiğdem Toker konuşmacı olarak katıldı.

Açılış konuşmasını yapan  Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmediğini, gasbedilen bir hakkın geri iade edildiğini söyleyerek,  “Kadının doğuştan olan hakkının gasbının iadesidir.  82. yıl önce bu hak iade edildi ancak bugüne baktığınızda halen TBMM’de kadının temsil oranı yüzde 14.7” dedi. Kadına yönelik şiddet ve cinsel istismarın halen devam ettiğini hatırlatan Canduran, AKP hükümetinden isimlerin geçmişte kadınlarla ilgili söylediği sözlere örnekler vererek, “Cinsel istismar suçlularını affetmeye çalışanları gördük artık yeter. Kadınlara destek olmuyorsanız köstek olmayın” dedi.

MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu, kadınların Türkiye tarihindeki yerinden bahsederek, bugünkü durumu açıkladı. Meclis’te yaşananları aktaran Depboylu, “Okula devam edemeyen çocuklar hakkında bilgi almak istediğimizde bilgi verilmiyor. Bu çocukların büyük bir bölümü evlendiriliyor. Bir gece yarısı baskınıyla bir önerge geliyor. Biz kadınları siyasete kazandıralım diye düşünürken, çocuklarımızı kurtarmanın derdine düşüyoruz” diye konuştu.  CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Güney Cankurtaran, kadınların ve erkeklerin tarihten bu yana beraber mücadele ettiğini ancak  kadın hakları söz konusu olduğunda kadınların erkeklere karşı mücadele vermeye başladığını anlattı.

‘DİĞER HAKLARLA BAĞLANTILI’

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Çiğdem Toker, kadınların seçme ve seçilme hakkının iade edilmesinin üzerinden 82 yıl geçmesine rağmen Türkiye’nin durumunun iç açıcı olmadığını ifade ederek, “Bu hak tabii ki kazanımdır ancak diğer haklarla bağlantılıdır. Türkiye’nin durumu düşünce ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere diğer haklar bakımından karanlık bir tablo içindedir” dedi. Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin tutuklu olmasından örnek veren Toker,  medyanın yüzde 90’nın iktidarın elinde olduğunu, kalanının ise çeşitliği yollarla susturulmaya çalışıldığını anlattı. Çocuklara karşı cinsel istismar suçu işleyenlere yönelik düzenlemenin Meclis’ten geri çekilmesi konusunda kaygılarını aktaran Toker, “Bu konu önümüzdeki günlerde tekrar gündeme gelebilir. Bunu bana iktidar partisinin kodları söyletiyor” vurgusu yaptı.

‘ALADAĞ TAKDİR-İ İLAHİ DEĞİL’

Aladağ’daki kız yurdunda çıkan yangında ölen çocuklara da değinen Toker, “Bu mesele ne takdir-i ilahi ne taksir ne de kaza. Bu çocukların yanma nedeni iktidarın gücünü siyasal İslam anlayışını benimseyenlerle paylaşmasıdır. Bu ülkede saraylar yapacak küresel müteahhitlik teknolojisi var.  Kız çocuklarına yurt yapmak bu kadar mı zor?” diye sordu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar ise Osmanlı tarihindeki kadın mücadelesinden bahsetti. (Ankara/EVRENSEL)

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız