PAYLAŞ

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) çağrısıyla Cizre’den Sur’a Dayanışma Koordinasyonu, 29-30 Kasım günlerinde Şirnex’te (Şırnak) incelemelerde bulundu. Heyette yer alan Benazir Coşkun, izlenimlerini anlattı. İlk dikkatini çeken şeyin kentin girişinde yer alan “Şırnak bir Türk ilidir” yazısının olduğunu söyleyen Coşkun, “Şırnak’a girdiğimizde o duvar yazılaması ile bize neyi anlatmaya çalıştıklarını gördük” diye konuştu. Coşkun, kentte 14 Mart’ta başlayan özyönetim direnişinin 83 gün sürdüğünü ancak kentte abluka ve yıkımın 9 ay boyunca devam ettiğini kaydetti. Kentteki yıkımın “Acarlar” adında bir şirkete ihale edildiğini hatırlatan Coşkun, “Aslında yıkılmaması gereken birçok ev yıkılmış. Örneğin bir evde çatışma yaşandığı süsü vermek için çekiç gibi bir aletle duvarlarda kurşun izi yaratmaya çalışmışlar. Sahibi son anda evine gelmese, o evi de yıkacaklardı” dedi.

Desteğe ihtiyaç var

8-sirnex-benazir-coskun-hdk“Şırnak halkının hepimize çok haklı olarak bir sitemi var” diyen Coşkun, “Şırnaklılar yeterli bir sahiplenme göremediklerini bize ilettiler. Halk, çok büyük acılar yaşamasına rağmen hala güçlü bir sahiplik duygusu ile bizi karşıladı. Çok büyük bir yıkım var, iğneden ipliğe her şeye ihtiyaç var. Maddi desteğe de ihtiyaç var. Ancak halkın öncelikli ihtiyacı manevi destek. Şırnak, Şırnak’ın yalnız olmadığını her alanda duymak istiyor” dedi. Maddi dayanışmanın da büyütülmesi gerektiğini anlatan Coşkun, Şirnex halkına destek için herkese “Kardeş Aile” kampanyasına katılma çağrısı yaptı.

‘Devlet kurumunda tek kurşun yok’

Enkazların altında hala cenazelerin bulunduğuna dair iddiaların olduğunu hatırlatan Coşkun, “Hiç kimse ile konuşmadan bile kentte bir süre dolaşın, devletin nasıl bir yalanla kenti yıktığını anlarsınız. ‘PKK, YPS ile yaşanan çatışmalar sonucunda bu yıkım gercekleşti’ iddiası var. Fakat Şırnak’ta hiçbir devlet kurumunda tek kurşun yoktu” diye konuştu.

Arzu Demir / İstanbul-Etha

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız