PAYLAŞ

Berlin’de yayımlanan ‘Der Tagesspiegel’ gazetesinin İtalya’daki anayasa referandumunu konu alan yorumunda Başbakan Matteo Renzi’nin reform girişiminin başarısızlığa uğramasının İtalya’nın sonu olmayacağı belirtiliyor:

“İtalya Başbakanı Renzi referandumu kurtarmak için ülkesindeki rekor düzeye çıkan işsiz sayısından ve dağ gibi biriken borçlarından Berlin ve Brüksel’i sorumlu tutuyor. Aynı zamanda kendine aşırı güvendiğinden anayasa reformuyla ilgili halkoylamasını güven oylaması da ilan etti. Bu riskli oyunu kazanacağına ve kamuoyu araştırmalarının aldatıcı olduğuna güveniyor. Brexit ve Trump örneklerinde olduğu gibi. Renzi kaybedip başbakanlıktan çekilse bile ne İtalya, ne de Avrupa batar. Ancak aynı zamanda da çoğunun daha iyi ama en iyisi hiç yönetilmemek istediği İtalyanların ülkesinde önemli bir fırsat da boşa harcanmış olur.”

Regensburg’un ‘Mittelbayerische Zeitung’ gazetesi anayasa reformunun kabul edilmesinin İtalya için kazanım olacağı görüşünü savunuyor:

“İki kamaralı parlamentonun acil reformları zorlaştırdığını bütün siyasetçiler söylüyor. Ama çıkar ayrılıkları büyük reform hamlesine mani oluyor. İtalyanlar Başbakan Matteo Renzi liderliğindeki orta sol hükümetin reform önerisini kabul ederlerse İtalyan siyaseti istikrar, devamlılık ve verimlilik kazanır. Değişiklik taslağında senatonun Almanya’daki eyalet temsilcileri meclisine benzetilmesi öngörülüyor. Almanya uyguladığı parlamenter sistemden kazançlı çıktı. İtalya neden kazançlı çıkmasın?”

‘Die Welt’ gazetesi Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’nin 2017 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimine katılmayacağını açıklamasını şöyle değerlendiriyor:

“Böylece cumhurbaşkanlığı seçimine altı ay kala Avrupa’nın büyük ve önemli ülkelerinden birinin siyasi geleceği belirsizliğe mahkûm edilmiş oluyor. Fransa önemli bir değişiklik olana kadar siyaseten ‘ölüler diyarına’ benzeyecek. Hafta sonunda İtalya ve Avusturya’da yapılan oylamaların Avrupa Birliği’ni daha zor duruma düşürme ihtimali yüksektir. ABD’de Trump şoku sürerken Avrupa’nın içinde bulunduğu nazik dönemde Fransa altı ay boyunca bir ‘topal ördek’ tarafından yönetilecek. Daha da endişe verici olanı ise, altı ay sonra karşımıza bundan da kötü bir manzaranın çıkması ihtimalidir.”

‘Süddeutsche Zeitung’un aynı konudaki yorumu ise özetle şöyle:

“François Hollande Fransa tarihine 5. Cumhuriyet’in en kötü cumhurbaşkanı olarak geçecek. Ondan önceki cumhurbaşkanlarından hiçbiri kendiliğinden adaylıktan çekilmemişti. Attığı bu adımın Hollande’nin şimdiye kadar aldığı en cesur karar olduğu da ortaya çıkabilir. Fransızların önünde şimdi çeşitli opsiyonlar bulunuyor. Bu opsiyonların modernleşme ve yeniden güç kazanma olarak tezahür etmesi temennimizdir. Çünkü Fransa komşusu Almanya ve bütün Avrupa için zayıf bir cumhurbaşkanını kaldıramayacak kadar önemli bir ülkedir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız