PAYLAŞ

Kayıp yakınları bu hafta İstanbul’da 610’uncu, İzmir ve Amed’de ise 408’inci haftada bir araya geldi. İHD Amed Şube Başkanı Raci Bilici, ‘İnsan yaşamını hiçe sayarak, bütün farklılıkları inkar ederek, Kürt Siyasetinin tamamını ortadan kaldırılarak, sivil toplum kuruluşlarının tamamını etkisiz hale getirip kurumların bütün iradelerine el koyarak, bu darbe zihniyetini uygulayarak bu krizin içerisinden çıkmak mümkün değildir’ dedi

Cumartesi İnsanları ve Cumartesi Anneleri kayıp yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması için İstanbul, Amed ve İzmir’de bir araya geldi. İstanbul Galatasaray Meydan’nda 610’uncu kez bir araya gelen kayıp yakınları üzerinde kımızı karanfillerin bırakıldığı “Failler belli kayıplar nerede” yazılı pankartın açıldığı eylemde, kayıpların fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşındı. Bu haftaki eylemde 6 Aralık 1993’te gözaltına alınarak kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın akıbeti soruldu.

‘İnsanlığa karşı yapılan suçlarda zaman aşımı olmaz’

Eylemde ilk olarak Gever (Yüksekova) kayıp yakınlarından Tayip Canan konuştu. Yıllardır meydanlarda kayıplarının akıbetini sorduklarını dile getiren Canan, bu ülkede suç işleyenlerin yargılanmasını istedi. 1995’te gözaltında katledilen Hasan Ocak dosyasındaki zaman aşımına dikkat çeken Canan, “İnsanlığa karşı yapılan suçlarda zaman aşımı olmaz. İsimler belli, failler belli peki adalet nerede?” diye sorarak, bir ülkede adalet yoksa, o ülkenin hiç bir şeyinin doğru olmadığını belirtti. Türkiye’nin barışa ihtiyacını olduğunu dile getiren Canan, “Barış bu meydandan geçer. Annelerin gözyaşları ile yüzleşmekle barış olur” diye konuştu.

Cumartesi_Anneleri_1

’23 yıldır adalet arıyoruz’

Babasının devlet tarafından gözaltına alındığını ve o günden beri babasından haber alınmadığını ifade eden kayıp Hüseyin Taşkaya’nın oğlu Şerif Taşkaya da, “Babam işkence ve silah dipçiği ile vurularak gözaltına alındı” diyerek 23 yıldır adalet aradıklarını söyledi. Hüseyin Taşkaya’nın kızı Serpil Taşkaya da, “Dün doğum günümdü. Eşim bir demet buket getirdi. Babamın ölüm yıldönümü. Bu bir sinema filmi olsaydı belki hepimiz duygulanır ve ağlardık. Ama film değil gerçek” dedi. Taşkaya, meydanı çocuklarına devredeceğini söyledi. Hüseyin Taşkaya’nın eşi Sultan Taşkaya da, “Biz bu devletten çok şey istemiyoruz. Sadece kemiklerimizi istiyoruz. Benim çocuklarım babasız kaldı, başka çocuklar babasız kalmasın” dedi.

Bu haftanın basın metnini Cumartesi İnsanlarından Şehriban Taşkaya okudu. Taşkaya, sorumluların yargılanmasına isteyerek, “Taşkaya’nın gözaltında kaybedilmesinde suçun unsurlarını, faillerini ve devletin sorumluluğunu açığa çıkartacak bir yargılama faaliyeti yapılana kadar bu dosya bizim için kapanmayacak” diye konuştu.

‘Darbe zihniyeti ile krizden çıkmak mümkün değil’

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi üyeleri ve kayıp yakınlarının “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganıyla her hafta düzenlediği eylem 408’inci haftasında da gerçekleştirildi. Daha önce her hafta Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirilen eylem, bu hafta da Olağanüstü Hal (OHAL) yasağından dolayı İHD binasında yapıldı. Barış anneleri, kayıp yakınları ve İHD yöneticilerinin katıldığı eylemde kayıpların fotoğrafları taşındı. Eylemde ilk olarak konuşan İHD Amed Şube Başkanı Raci Bilici, kayıpların kaybedildiği tarihte olduğu gibi yine OHAL uygulamalarında kayıpların akıbetini sorduklarını söyledi. Bilici, “İnsan yaşamını hiçe sayarak, bütün farklılıkları inkar ederek, Kürt siyasetini tamamını ortadan kaldırılarak, sivil toplum kuruluşlarının tamamını etkisiz hale getirip kurumların bütün iradelerine el koyarak, bu darbe zihniyetini uygulayarak bu krizin içerisinden çıkmak mümkün değildir” dedi.

Bilici’nin ardından İHD yönetici Hasan Yalçın, 24 Aralık 1994 tarihinde Aksaray’da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Marmara Üniversitesi Öğrencisi ve Türkiye Öğrenci Dernekleri Federasyonu Başkanı olan İsmail Bahçeci’nin hikayesini okudu.

İHD_İzmir

‘Cinayeti itiraf etti’

İHD İzmir Şubesi de, gözaltında yaşanan kayıplara dikkat çekmek ve faillerinden hesap sormak için Konak Eski Sümerbank önünde basın açıklaması düzenledi. Çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de katıldığı açıklamada, “Kayıplar vicdanındır sahip çık” ve “Kayıplar belli failler nerede” yazılı pankartlar taşındı. Dernek adına açıklama yapan Şube Yöneticisi Ahmet Çiçek, 2 Aralık 1994 tarihinde gözaltına alınan ve kendisinden uzun bir süre haber alınamayan Faik Candan’ın, daha sonra Ankara Bala İlçesinin Çavuşlu Köyü kırsalında başından ve göğsünden vurulmuş bir şekilde cenazesinin bulunduğunu söyledi. Avukat olan ve Demokrasi Partisi (DEP) il başkanlığını yapan Faik Candan şahsında Kürt aydınlarının katledildiğini dile getiren Çiçek, özel harekat polisinin Ayhan Çarkın’ın yıllar sonra cinayeti işlediğini mahkemede itiraf ettiğini belirtti. Gözaltında kayıpların peşini bırakmayacaklarını söyleyen Çiçek, “Demokratik bir hukuk herkese lazım. Bizler her ne olursa olsun kayıpları aramaya devam edeceğiz” diye konuştu.

İSTANBUL

Yorumunuzu yazınız