PAYLAŞ

ZEYNEP KURAY

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla Taksim Tünel’den Galatasaray Meydanı’na yürüyen binlerce kadın, erkek- devlet şiddetine isyan etti. İstiklal Caddesi’ni adeta mora boyayan kadınlar, “OHAL ‘de de herhalde de direnişteyiz” mesajını verdiler.

İstanbul’da 25 Kasım Platformu öncülüğünde sokaklara akın eden binlerce kadın, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nü Tünel’den Galatasaray Meydanı’na gerçekleştirdikleri yürüyüşle karşıladı. HDP Milletvekili Filiz Kerstecioğlu, HDK Sözcüsü Gülistan Koçyiğit‘in de katıldığı yürüyüşe CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da destek verdi.

“Hayatlarımız için erkek-devletine karşı herhalde direnişteyiz” yazılı pankartı ile “ Jin jiyan azadî”, “Kadınların direnişi sarayını mühürleyecek”, “ Masa değil, bina değil , direnişin kendisiyiz” dövizlerini taşıyan kadınlar İstiklal Caddesini adeta mor rengine boyadı. Kadınlar, hep bir ağızdan, “Jin jiyan azadî”, “ AKP elini bedenimden çek”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Erkeklere direnen kadınlara bin selam”, “Kürdistan ‘da direnen kadınlara bin selam”, “Erkek, devlet şiddetine son”, “Yaşasın kadın dayanışması”, sloganlarını attı. Cezaevindeki kadın tutuklara da sokaklardan selam gönderen kadınlar, faşizme ve baskılara boyun eğmeyeceklerini vurguladılar.

2016’NIN İLK 10 AYINDA 220 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ, 352 KIZ ÇOCUĞU CİNSEL İSTİSMARA UĞRADI

Galatasaray Meydanı’na gelen kadınlar adına açıklama Kürtçe ve Türkçe okundu. “Biz kadınlar erkek-devlet şiddetine karşı; hayatımıza, bedenimize, kimliğimize sahip çıkmak için herhalde direniş diyoruz” sözleriyle başlayan açıklamada, “Özgür ve eşit haklar ile var olmamıza tahammül edemeyen erkek egemen sitemi bizzat devlet tarafından biz kadınlara dayatıldığı; onlarca yıl verilen mücadeleler sonucu elde ettiğimiz bütün kazanımlarımızı ortaya kaldırmaya çalışıldığı bugünlerde; 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde dünyanın dört bir yanında ayağa kalkan kadınlarla beraber isyanımızı büyütüyoruz” denildi. İktidar ve güç uğruna yürütülen savaş ve şiddetinin hayatlarının her alanında hissettiklerini vurguladığı açıklamada, “Biz kadınlar ve translar bırakın politika yapmayı, kendimizi sadece gündelik hayatımızı sürdürmeye çalışırken buluyor ve bunun için ayrı bir mücadele veriyoruz” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, Türkiye’de 2016’nın ilk 10 ayında erkeklerin en az 220 kadını öldürdüğünü, 352 kız çocuğunun cinsel olarak istismar ettiğini; ve yalnızca bir ayda işsiz bırakılan kadın sayısının 13 bini aştığına dikkat çekildi.

KADIN MÜCADELESİ BİNALARA SIĞMAZ!

Ensar Vakfı gibi toplumu derinden sarsan bir olaydan bile mevcut iktidarının çocuklardan yana olmadığını gördüklerini hatırlatıldığı açıklamada, otobüs gibi kurumsal bir araçta dahi kadınlara giydiği kıyafeti bahane ederek şiddet uygulayan erkeklerin bu gücünü dinci ve kadın düşmanı politikalardan aldığını kaydedildi. Bu yetmiyormuş gibi TBMM’den çocuklara yönelik cinsel istismarını meşrulaştırılan bir önerge geçirilmeye çalışıldığını hatırlatıldığı açıklamada, devlet ve kurumlarının kadınları ve çocukları koruması gerekirken, suçluları Ak’ladıklarını belirtildi.

OHAL bahanesiyle bir çok dernek için kadın derneklerinin de mühürlendiğini dile getirildiği açıklamada, kadın mücadelesinin binalardan ve kurumlardan ibaret olmadığını vurgulayarak, “ Arjantin ‘de kadına yönelik şiddete karşı greve çıkanlar, Rojava’da yeni hayatı kuranlar, Polonya ‘da kürtaj yasağına direnen yüzbinler, Çamlıhemşin’de ranta karşı yaşamı savununlar, Amed ‘de devletin şiddetine göğüz gerenler, İzlanda da eşit işe eşit ücret diye haykıran emekçi kadınlar kendi hayal ettikleri dünya için söylüyor, üretiyor, dünyayı ve hayatlarını değiştirmek için mücadele ediyorlar” dendi.

SUSMAYACAĞIZ , İTAAT ETMEYECEĞİZ !

Açıklama şunlar söylendi: “Kökü yüzyıllara dayanan, kadın düşmanlığından beslenen erkek şiddetine; din ve toplumsal ahlak kisvesi altında hayatlarımız hakkında karar verebileceklerini sananlara sessiz kalmayacağız. Tüm tehditler, katilleri savunan hukuka, kadını kül kedisi ev işlerinin kölesi gören zihniyete, dinciliğe; otoriterleşen, hayatlarımıza kendini her alanda dayatan muhafazakarlığa, kentlerin ormanların talanına, savaşlarla, göçlerle toplumun paramparça edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz.”

Fotoğraf: Recep Yılmaz

Birgün

Yorumunuzu yazınız