PAYLAŞ

Derneklerinin kapatılmasının sanatlarını engelleyemeyeceğini belirten sanatçılar, köy köy, mahalle mahalle yasaklara direneceklerini söyledi. Şair Erbaş ise ‘Atacağınız dizeyle, çizeceğiniz resimle, vuracağınız tını ile o aşılmaz denilen bütün karanlıkları aşarsınız’ diye konuştu

İçişleri Bakanlığı, OHAL’i gerekçe göstererek kapattığı 370 dernek arasında bulunan kültür kurumları, çalışmalarına her platformda devam edeceklerini kaydetti.

Dicle Fırat Kültür Merkezi çalışanları, AKP’nin baskılarına karşı baş eğmeyip sonuna kadar direneceklerini ifade ederek halkın bulunduğu her yerde çalışmalarını yürüteceklerini vurguladı. İzmir Mezopotamya Kültür ve Sanat Merkezi (MKM) çalışanları da, kurum önünde yaptıkları açıklamada her alanı MKM şubesine çevireceklerini kaydetti. Seyr-î Mesel Sanat Atölyesi ise tiyatro yapmak için gerekli olan tek şeyin tutku olduğunu belirterek çalışmlarını sürdüreceklerini söyledi.

Baskılara ve kapatılmalara tepki gösteren şair ve yazar Şükrü Erbaş da sanatın devletin baskıcı maskesini daha yaratıcı bir yol bularak tersyüz edebileceğinin altını çizdi.

Direneceğiz!

2003 yılından bu yana Amed’de kültür sanat faaliyeti yürüten Dicle Fırat Kültür Merkezi sanatçıları, içinde bulunulan süreci değerlendirdi. Müzisyen Bülent Turan, hiçbir baskı karşısında geri adım atmayacaklarını vurgulayarak “Biz de AKP faşizmine karşı baş eğmeyeceğiz ve sonuna kadar direneceğiz. Hitler ve Mussolini zamanında ülkelerinde ne yaptıysa bugün ülkemizde onlar yaşanıyor. Buna karşı sonuna kadar direneceğiz” dedi. Sanatın sadece dört duvar arasında icra edilecek bir faaliyet olmadığını kaydeden Turan, “Önemli olan sanatımızı her alanda halkımıza ulaştırmaktır. Biz de ev ev, sokak sokak, cadde cadde gezerek, sanatı halka ulaştıracağız” dedi.

Mirasa sahip çıkacağız

Dicle-Fırat Kültür Merkezi’nde folklor eğitmeni olarak görev yapan Nazlı Duman ise kapatmaların çalışmalarını durduramayacağını söyledi. Duman, “Ülkede tek dil, tek din oluşturmaya çalışılıyor. Fakat biz her alanda eğitimlerimizi sürdüreceğiz. Arkadaşlarımız canlarını feda ederek kültür ve sanat çalışmalarını buraya kadar getirdiler. Biz de bu mirasa sonuna kadar sahip çıkacağız” diye konuştu. Dicle Fırat Kültür Merkezi sanatçısı Mesut Gever de, devletin 90’lı yıllarda da kültür çalışanlarına yoğun bir şekilde yöneldiğini anımsatarak, “Hiçbir
dönem sanatçılarımız ve halkımız baskılar karşısında geri adım atmadı, atmayacak. Bu kapatmalarla bizi susturacaklarını sananlar yanılıyorlar” dedi.

Her yer MKM şubesi

İzmir MKM çalışanları, kapatılmalara mühürlenen binanın önünde düzenlediği basın açıklamasıyla tepki gösterdi.

HDP İl eşbaşkanlarının da destek verdiği açıklamada konuşan Sanatçı Adil Berti, yasakların çözüm olmadığını vurguladı. Berti, artık her alanı MKM şubesine çevireceklerini kaydetti. Başta Kürt kültürü olmak üzere tüm farklı halkların kendi müziğini kültürünü MKM bünyesinde yaşattığına dikkat çeken Berti, müziklerini sokaklarda sürdürmeye devam edeceklerinin altını çizdi.

Tiyatrocular için gerekli şey tutku

Kapatılan Seyr-î Mesel Sanat Atölyesi’nden Nurten Demirbaş ise yasakları ve kapatılmaları değerlendirdi. Seyr-î Mesel Sanat Atölyesi’nin 15 yıldır bağımsız faaliyet gösterdiğini ifade eden Demirbaş, Seyr-î Mesel Tiyatrosu’nun, güvenliğe nasıl bir tehdit oluşturduğunu anlamakta zorlandıklarını kaydetti. Tüm renklerin, seslerin griye boyandığı zamanlardan geçildiğine vurgu yapan Demirbaş, ‘Tek din, tek millet, tek devlet’ söylemine ‘tek dil’i de ekleyebiliriz artık. Yeni Türkiye’nin kırmızı çizgisi bu ve bizler de bundan nasibimizi alıyoruz maalesef” diye konuştu. Yaşam ile tiyatronun iç içe geçtiğini kaydeden Demirbaş, “Seyr-î Mesel ilk kez kapıların dışında kalmıyor. Tiyatrocular için gerekli olan tek şey tutkudur. Tutkunuzu yitirdiğinizde tiyatronuzu da yitirirsiniz. Tutku olduktan sonra her yer sahnedir. Hiç bu kadar tutkulu olmamıştık. Bu kötü günlerde ihtiyacımız olan tek şey birbirimize sarılmak” dedi.

Sarsılmaz tutuklandı

Kapatılan 370 dernek arasında olan Arzela Kültür ve Sanat Merkezi Derneği’nin Başkanı Abdulhakim Sarsılmaz, “çıkarıldığı mahkemece ‘terör örgütü propagandası yapmak” ve “terör örgütüne yardımı dernekte yapmak” iddiasıyla tutuklandı.

Karanlığın karşısına dizeler, resimler, tınılarımızla…

Sanatın bugün karanlık bir dönemle karşı karşıya olduğunu ifade eden Şükrü Erbaş, yaşananları değerlendirdi. Sanatın ve sanatçıların yasaklamalar, sansür ve otosansürle karşılaştıklarını kaydeden Erbaş, sanatın devletin o baskıcı maskesini daha yaratıcı bir yol bularak tersyüz edebileceğini söyledi. Erbaş, insanın kendine oto sansür uygulaması kadar onur kırıcı bir etkinin olamayacağını belirterek “Kültür sanat etkinliklerinin devlet tarafından yasaklanması düşüncenin yasaklanması anlamına gelir” diye konuştu. “Atacağınız bir dizeyle, çizeceğiniz bir resimle vuracağınız bir tını ile o aşılmaz denilen bütün karanlıkları aşarsınız” diyen Erbaş, sanatın yaratıcı bir dille devletin gücünü alaşağı edip ve komikleştirebileceğini ancak yaratıcının etik ve ideolojik değerlere ve cesarete sahip olması gerektiğinin altını çizdi.

KÜLTÜR SERVİSİ

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız