PAYLAŞ

CHP İzmir İl Başkanlığı ve Sosyal Demokrasi Derneği, Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde “15 Temmuz Sonrası Türkiye” konulu panel düzenledi. Panele Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Lami Özgen konuşmacı olarak katıldı.

Panelde ilk olarak konuşan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK’in darbenin ne anlama geldiğini bilen bir konfederasyon olduğunu ifade etti. Beko, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşananlara işaret ederek, “FETÖ araç oldu. Amaç eşitlik, özgürlük, demokrasi, barış, sendikal hak ve özgürlüklerin mücadelesini veren demokratik kitle örgütleri, meslek odaları ve siyasi partilere yönelik uygulamalar oldu” dedi.

‘Cumhuriyet tarihinde ilk’

KESK Genel Başkanı Lami Özgen ise 15 Temmuz’un demokrasi güçleri açısından net olduğunu söyledi. Sürecin AKP ve Cemaat’in 14 yıllık ittifakının sonucu olduğunu belirten Özgen, “Tesadüfi, kendiliğinden kurgulanan bir durum değildir. 14 yıllık hükümet programları, tekçi otoriter sistemde ısrar etme, demokrasiden uzaklaşma, temel hak ve özgürlükleri yok sayma, katı bir darbe süreci zemini dinamiklerini hazırlamıştır” dedi. KHK’ler ile “darbe ile mücadele” adı altında önce kamu çalışanları ile mücadelenin başladığını söyleyen Özgen, “Hukuktan, savunmadan, adalet sürecinden yoksun bu uygulama Cumhuriyet tarihinde bir ilktir. Geçmiş darbe dönemlerinde bile görülmemiştir. Kamu çalışanlarının iş güvencisi KHK ile fiili şekilde ortadan kaldırılıyor” diye konuştu.

‘Sesleri çıkmıyor’

Muhaliflere yönelik baskılar karşısında “sessiz kalan muhaliflere” seslenen Özgen, “Bunun kendilerine hayır getirmeyeceğini bilmeleri gerek. Emek ve meslek örgütleri olarak, Türkiye’nin bu gidişine karşı birlikte mücadele için çabalarımız oldu. Kısmi geri çekilmelere karşın sorumluluğumuz gereği mücedelemiz sürecek” dedi. Özgen, darbe girişimi sonrası ihraç edilen 80 bin kamu çalışanı arasında 11 iş kolunda bin 400 üyelerinin de bulunduğunu söyledi. Bu ihraçlarda 2012’den bu yana sendikal eylem ve etkinlikler gerekçe gösterilerek, son 3-4 yılda işyerindeki sohbet, tartışmalarda siyasal sürece yönelik değerlendirmeleri için geriye yönelik olarak kuruluş müdürlerinin konumlarını sağlamlaştırmak için yaptığı ihbarların etkili olduğunu kaydeden Özgen, şunları belirtti: “Geriye kalan 78 bin kamu emekçisi kimin üyesidir? Kamu-Sen, Memur-Sen üç maymunu, sağır sultanları oynuyor! KHK ile onlarca, yüzlerce özel sektördeki işletme kapatıldı. Bunlar birilerinin işletmesi olabilir ama çalışanların hakları ne olacak? On binlerce özel sektör işçisi atıldı. Sayısı bilinmeyen bu işçiler Hak-İş ve Türk-iş üyesidir. Ancak tek kelime sesleri çıkmıyor. Üyemiz olsun olmasın, tüm kamu emekçilerine hukuki destek vermeye çalışıyoruz.”

İZMİR

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız